Bildiğiniz gibi çağımız Sivil Toplum Çağı olarak ifade ediliyor. Özellikle gelişmiş batı toplumlarında sivil toplum örgütlerinin rolü ve etkinlikleri oldukça fazladır. Çağdaş toplumlarda yürütme görevini üstlenen siyasi iktidarlar, her yeni yasal düzenlemeyi ilgili sivil toplum kuruluşlarına yaptırırlar yada onların olurunu alarak, yasal düzenlemeyi hayata geçirirler.
Henüz bizim ülkemizde böyle bir gelenek ve anlayış olmasa da, bunun diğer çağdaş toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de hayata geçirilmesi için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Elbette bu çabayı Sivil Toplum Örgütleri gösterecektir. Güçlü ve etkin Sivil Toplum Örgütleri oluşturabilirsek bu hususta hedefe varabiliriz.
Kamuda yoğun olarak sendikalaşma çabaları uzun yıllardır sürdürülmektedir. Henüz sendikal örgütlenme haklarımız tam müteşekkil hale gelmemiş olsa da, bunun gerçekleşmesi için azami gayret göstermek durumundayız.
90'lı yılların başında "Memurun sendikası mı olurmuş?" , "Devlette sendikalaşmaya izin verilmez" söylemleri noktasından bu günlere gelinmiştir. Bu gelişmeler de büyük mücadeleler ve özverilerle oluşturulmuştur. Elbette gelinen nokta yeterli değildir. Ancak hak mücadelesini daha ileriye götürmek için daha çok gayrete ve özverili çalışmalar yapmaya ihtiyaç vardır.
Türkiye Kamu-Sen ve ona bağlı sendikalar olarak elimizden geldiği kadarıyla bu çabaları göstermeye çalışıyoruz. Elbette bu çalışmalarımız da yeterli değildir.
Hedefe ulaşabilmek, her memurun gönlünü alabilmek ve sendikal mücadeleye inandırmak, çok da kolay değildir. Bizlerin Genel Merkez olarak tüm memur arkadaşlarımıza tek tek ulaşarak onları ikna etme imkanımız da yoktur. Şube başkanı ve şube yöneticilerimizin de böyle bir imkanı yoktur.
Biz, iyi niyetli gayretlerle sonuç almaya çalışıyoruz. Kaldı ki şubelerimizde hiçbir yöneticimiz profesyonel sendikacı değildir. Yani haftada sadece 1 mesai günü izin kullanıp, tüm üyelerimize ulaşma gayreti içerisindedirler. Diğer günler işlerinin başında çalışmaktadırlar.
Biz inanıyoruz ki; Sendikamıza gönül vererek üye olan her kardeşimizin sendikamıza sağlayacağı katkılar vardır. Yine inanıyoruz ki, sizler bu katkılarınızı bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonra da yapacaksınız. Öncelikle mesai arkadaşlarınızı, hangi kurumda hatta hangi ilde olursa olsun tanıdığınız, ulaşabildiğiniz tüm kamu çalışanlarını Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikalara kazandırmak için elinizden geleni yapacaksınız. Siz bu kutlu mücadelenin içinde olduğunuz sürece dostlarınızı da aynı kutlu yürüyüşün içine katabilirsiniz.
"Bir elin nesi var? İki elin sesi var" atasözünün gereği, sendikal mücadelemize ses olmaya, güç katmaya ve yeni dostlar kazandırmaya sizleri davet ediyoruz. Gönülden inanıyoruz ki bu davetimizin gereğini de yapacaksınız. O zaman inanın sendikamız daha güçlü olacak, sorunlarımızın çözümü hız kazanacak, insanca yaşama hedefimize daha çabuk ulaşacağız.
Takdir edersiniz ki, etkinliğimiz üye sayımızla orantılıdır.
Web sitemize üye 3942 gönül dostumuza bu mesajı gönderiyoruz. Biliyoruz ki büyük bir bölümü memur ve sendika üyemiz. Memur olmayanlarımız da, memur dostlarını bu kutlu yürüyüşümüze yönlendirirlerse çok mutlu oluruz. Her birinizin sendikamıza kazandıracağı yeni üyelerle Türk Büro-Sen daha güçlü olacak, emin adamlarla hedefine yürüyecektir.
Bu vesileyle güzel ve mutlu günlerin sizlerin olmasını temenni eder, çalışmalarınızda başarılar diler, saygı ve sevgilerimizi sunarız.
TÜRK BÜRO-SEN GENEL MERKEZİ