Fahrettin YOKUŞ - Türk Büro-Sen Genel Başkanı
Ülkemizin 2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi hükümet tarafından, TBMM’ye sunuldu. Genel olarak bütçe hedeflerine bakıldığı zaman, geçmiş yıllardan farklı bir bütçe olmadığı görülmektedir. Her ne kadar, Maliye Bakanı bütçenin sosyal bir bütçe olduğunu savunsa da, gerçekte sosyal tarafından çok bir faiz bütçesidir. Yine yatırımlara ayrılan pay yetersizdir. İşsizliğe çare olmayacaktır. Emekli, işçi, memur ve çiftçi gibi sosyal kesimlerin göz ardı edildiği görülmektedir.
Bütçe gelirlerinin geçmiş yıllarda olduğu gibi dolaylı vergilerden oluşacağı görülmektedir. Halktan alınacak vergilerin %70’i dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Bunun anlamı, vergisini ödeyen vatandaşların cezalandırılmasıdır. Vergi kaçıranların ise ödüllendirilmesidir. Fakir fukaranın cebinden aşırmaktır. Tabir-i caizse kaşıkla verip, kepçeyle almaktadır.
Ülkemizdeki keyfi uygulamalar nedeniyle aynı süre içinde emek harcayan bir işçi ile bir memurun fazla çalışma ücreti arasında uçurum oluşmuştur. İşçilerle ilgili fazla çalışma ücretlerinde İLO ve uluslar arası standartlar uygulanırken memurlar bu standartların dışında tutulmuştur.
Kamu kurumlarında işçi ve memur arasındaki fazla mesai ücret farklılığı, fazla çalıştırılıp karşılığını alamayan on binlerce memurun olması ve kurumdan kuruma farklılık arz eden ücretler nedeniyle, emek sömürüsü dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
Fazla çalışma ücretlerinde yapılan 10 kuruşluk zam gerçekten hükümet için takdiri şayan (!) bir durumdur. Öyle ya; 1 saatlik fazla çalışma 1.15 liradan 1.25 liraya yükseltiliyor. Ne mutlu memurlara (!). Artık çalıştıkları her fazla saat mesai için 10 kuruş daha fazla gelirleri olacak.
Bilindiği gibi ortalama 1250 lira maaş alan bir memur aylık bu bedel karşılığı (22 gün x 8 saat) 176 saat çalışmaktadır. Bunun anlamı saat başı 7 TL gelirdir. Fazladan çalışılırsa bir memurun saat ücreti 1,25 liradır. Yani normal ücretinin altıda birini alabiliyor. Böyle bir emek sömürüsü acaba hangi ülkede vardır?
Kamuda çalışan işçiler, fazla mesailerin saat ücretinin %50 fazlasını alırlar. Hafta sonu çalışırlarsa bu oran ikiye katlanır. Yukarıdaki memur örneğinden hareketle, kamuda aynı ücreti alan yani 1250 lira aylık geliri olan bir işçinin 1 saatlik fazla çalışmasının karşılığı 6,3 TL +%50 fazlası olan 9,5 TL’dir. Aynı işçi bayramda mesai yaparsa, saat ücreti 12,5 TL’dir.
Başka bir ifade ile kamuda aynı ücrete çalışan memurun 1 saatlik fazla çalışma ücreti 1.25 lira iken aynı maaşı alan işçinin ise 9,5 liradır. Yıllardır Türkiye Kamu-Sen, bu tabloyu değiştirmek için, emek sömürüsüne son vermek için ve siyasi iktidarın adalet anlayışını harekete geçirebilmek için, mücadele veriyor. Toplu Görüşme masasında, ne Bakanlara ne de bürokratlara anlatamıyor. Bu emek sömürüsüne çare olmuyorlar. Adaletten ve hakkaniyetten o kadar uzaklaşmışlar ki; karşı çıkıyorlar ve direniyorlar. Kölelilik ücretinde ısrar ediyorlar. Ne emeğe saygıları kalmış ne de vicdanları sızlıyor.