devletmemuru

Mevzuat RESMİ GAZETE

RESMİ GAZETE

YÜKSEK SEÇİM KURULUNUN 12/3/2011 TARİHLİ VE 187 SAYILI KARARI

resmi-gazete

14 Mart 2011 PAZARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 27874

YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARI

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından:

Karar No : 187

- K A R A R -

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Seçimlerinin yenilenmesine, seçimin 12 Haziran 2011 Pazar günü yapılmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 03/03/2011 günü, 73 üncü Birleşiminde karar verilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 987 sayılı Kararı 04/03/2011 tarihli ve 27864 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79 uncu maddesi; “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma” görevi genel olarak Yüksek Seçim Kuruluna verilmiş, radyo ve televizyon yayınlarının ve yazılı, sözlü ve görsel basının toplum üzerinde önemli bir rolü olduğu kabul edilerek, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 55/A ve 55/B maddelerinde gerekli hükümlere yer verilmiş, ayrıca 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun bazı maddeleri ile Kurulumuzu ilgilendiren yayın ilkeleri başlıklı 8., 30 ve 45. maddeleri uyarınca;

Her dönemde olduğu gibi seçimlerin özgür ve adil bir ortamda yapılmasında, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin kendilerini halka anlatmalarında önemli bir payı olan basın ve yayın kuruluşlarının yayın ilkeleri ile bu kuruluşların bilgi toplamada ve halkı bilgilendirmede önemli rolleri, katkıları dikkate alınarak kamu kurum ve kuruluşlarınca kanuni imkanlardan yararlandırılması hususu ile;

Seçim kanunları ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 30. maddesinde “Seçim dönemlerindeki yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenir” hükmü de esas alınarak;

12/6/2011 Pazar günü yapılacak olan XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçiminin 14/3/2011 olan başlangıç tarihinden bitimine kadar olan dönemde basın ve yayın kuruluşlarının yayın ilkelerinin karara bağlanması için oluşturulan komisyon çalışmalarını tamamlamış olmakla, komisyon raporu incelenerek:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Ulusal iradenin sağlıklı ve serbest biçimde oluşabilmesi amacıyla Anayasanın 79 uncu maddesi; seçimlerin yargı yönetim ve denetimi altında yapılmasını kurala bağlamış; seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama görevi Yüksek Seçim Kuruluna verilmiştir.

Demokratik toplum düzeni gereklerine uygun bir seçimin yapılabilmesi, oy verme gününden önce siyasi partilerin ve bağımsız adayların özgür, eşit, serbest biçimde kendilerini topluma tanıtmalarına, program ve projeleriyle yarışmalarına olanak sağlayan bir ortamın oluşturulması koşuluna bağlıdır. Nitekim demokratik seçim için gerekli ortamın oluşturulabilmesi amacıyla seçimin başlangıcı olarak belirlenen tarihten oy verme gününe kadar geçen süreyi kapsayan seçim döneminde uygulanacak usul ve esaslar ilgili yasalarda düzenlenmiştir.

Kamuoyunu etkileyip, yönlendirebilmeleri nedeniyle radyo ve televizyon yayınları, seçim döneminde daha ayrıntılı ve özenle uygulanması gereken usul ve esaslara tabi tutulmuştur. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun radyo ve televizyon, basın, iletişim araçları ve internet yayınları ile ilgili düzenlemeleri içermektedir.

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun Seçim Dönemlerinde Yayınlar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında;” Seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu

tarafından düzenlenir.”; ikinci fıkrasında “Üst Kurul, medya hizmet sağlayıcılarının seçim dönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulunun kararları doğrultusunda izler, denetler ve değerlendirir.” hükümlerine yer verilmiştir. Anılan Yasa hükmünün son fıkrası da “26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 149/A maddesinde düzenlenen hükümler, Yüksek Seçim Kurulu kararlarını müteakip Üst Kurulca yerine getirilir.”, aynı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrasında; 8 inci maddede belirtilen yayın ilkeleri ile bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticarî iletişimi düzenleyen hükümleri, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu yayınları hakkında da uygulanır.”, İkinci fıkrasında; “Söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ihlâlin niteliği açıkça belirtilerek Üst Kurulca uyarılır ve yükümlülüğün gereğinin yerine getirilmesi ilgili Bakanlığa bildirilir.” hükümlerini taşımaktadır.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun Değişik 55/A maddesinin;

Birinci fıkrasında; “Seçimlerin başlangıç tarihinden oy verme gününün bitimine kadar özel radyo ve televizyon kuruluşları, yapacakları yayınlarda 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun yayın ilkelerini düzenleyen 5, 20, 22 ve 23 üncü maddeleri ile yayınların denetimine ilişkin 31 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine uygun hareket etmek zorundadır.”

İkinci fıkrasında; “Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki yirmidört saate kadar olan sürede, siyasi partiler veya adaylar radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilirler. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yer toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilir.”

hükümleri yer almakta olup,

Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) ile özel radyo ve televizyonlar yukarıdaki fıkra hükümlerine göre seçime katılan siyasi partiler ve adayları birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklama imkanı sağlarken, seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, dürüstlük, serbestlik ilkelerine uymak zorundadır.

“Basın, iletişim araçları ve internette propaganda” başlıklı değişik 55/B maddesinin;

Birinci fıkrasında; “Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar, yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilirler.”

İkinci fıkrasında; “Vatandaşların, elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlarla, taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamaz. Ancak, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar her zaman serbesttir.”

Üçüncü fıkrasında; “Oy verme gününden önceki on günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasaktır. Bu sürenin dışında yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun olması şarttır. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerin yayınlanması sırasında, araştırmanın hangi kuruluş tarafından yapıldığının, denek sayısının, araştırmanın kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması zorunludur.”

Dördüncü fıkrasında; “Bu madde hükümlerine göre yapılacak propagandaların ve yayınların ilkeleri Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir.”

kuralları yer almıştır.

Görüldüğü gibi, anılan Yasa hükümleriyle radyo ve televizyon yayınları ile basın ve iletişim araçlarının tabi tutulduğu usul ve esaslar, seçim döneminde son yirmidört saat, oy verme gününden önceki on günlük süre ile diğer bölümü için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 5 nci maddesi ve 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesi, radyo ve televizyon kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları yayın hizmet ilkelerini ayrıntılı biçimde saptamıştır. Söz konusu yayın ilkeleri, seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerini de kapsamakta; titizlikle uygulanmaları halinde, radyo ve televizyon yayınlarının seçimlerin demokratik bir ortamda gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır.

15/02/2011 tarihli, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun;

30. maddesi; “Seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenir.

Üst Kurul, medya hizmet sağlayıcılarının seçim dönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulunun kararları doğrultusunda izler, denetler ve değerlendirir.

26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 149/A maddesinde düzenlenen hükümler, Yüksek Seçim Kurulu kararlarını müteakip Üst Kurulca yerine getirilir.”

şeklinde düzenlenmiştir.

Radyo ve televizyon kuruluşları, oy verme gününden önceki yirmidört saat dışındaki seçim döneminde 2954 ve 6112 sayılı Yasalarda belirtilen ilkelere titizlikle uymak suretiyle yayınlarını sürdürebileceklerdir.

Basın, iletişim araçları ve internet üzerinden yapılan yayınlarla ilgili 298 sayılı Yasanın 55/B maddesindeki ve 2954 ve 6112 sayılı Yasalarda öngörülen düzenlemeler karşısında, söz konusu yazılı basın, iletişim araçları ve internet üzerinden yapılan yayınların, seçim hukukunun temel ilkeleri olan eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerine uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir.

Kurulumuzca, seçim döneminin belirtilen bölümüyle ilgili olarak bu dönemin özellikleri göz önüne alınmak suretiyle aşağıda yazılı yasal düzenlemelerde yer alan bazı kural ve ilkelerin radyo ve televizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basına duyurulması gerekli görülmektedir.

A- Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) ile Özel Radyo ve Televizyon Kuruluşları Yayınlarında;

1- Radyo ve Televizyon Kuruluşları, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamazlar. Bu kuruluşlar yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde, kamunun siyasal beklentilerine cevap verecek şekilde siyasi partiler arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorundadırlar.

2- Yayınlarında adalet ve tarafsızlığa, yasalara uygun davranmakla yükümlü olan kuruluşlar, ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları esas alarak yayın yapamazlar.

3- Sözü edilen kuruluşlar, 298 sayılı Yasanın 52 nci maddesi hükmü çerçevesinde oy verme gününden önceki 7. günden itibaren siyasi parti propaganda konuşmaları dışında, propagandaya ilişkin yayın yapamazlar.

4- Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki yirmidört saate kadar olan sürede, siyasi partiler veya adaylar radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilirler. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yer toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilir. Son yirmidört saatte bu tür yayın ve toplantılar yayınlanamaz.

B-Basın iletişim araçları ve internet yayınlarında;

1- Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar, yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilirler.

2- Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, vatandaşların, elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlarla, taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapamazlar. Ancak, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar her zaman serbesttir.

3- Oy verme gününden önceki on günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasaktır.

4- Seçimin başlangıç tarihinden oy verme gününden önceki on günlük süreye kadar yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun olması şarttır. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerin yayınlanması sırasında, araştırmanın hangi kuruluş tarafından yapıldığının, denek sayısının, araştırmanın kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması zorunludur.

S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle;

14/3/2011 tarihinden itibaren başlayan seçim döneminde;

1- Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile özel radyo ve televizyon kuruluşları seçimin başlangıç tarihi olan 14/3/2011 tarihinden oy verme gününün bitimine kadar yapacakları yayınlarda;

2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 5. maddesinde öngörülen genel yayın esasları ile 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinde saptanan yayın hizmet ilkelerine titizlikle uymaları gerektiğine,

2- Tarafsızlık, gerçeklik, doğruluk ilkelerine uygun davranmakla yükümlü radyo ve televizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basının, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamayacaklarına, bu kuruluşların yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde, kamuoyunun siyasal beklentilerine cevap verecek şekilde siyasi partiler arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorunda olduklarına,

3- Yayınlarında adalet ve tarafsızlığa, kanunlara uygun davranmak zorunluluğu bulunan anılan kuruluşların, ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları da esas alarak yayın yapamayacaklarına,

4- Siyasi parti ve adayların radyo ve televizyon kanalları ile yazılı, sözlü ve görsel basında yapacakları propagandalarda, Türkçe kullanmalarının esas olacağına,

5- Herhangi bir yayının bantdan internet ortamında web yayını olarak halka izlettirilmesi durumunda ise, mevcut yayının internet ortamında Türkiye’nin hatta dünyanın her tarafından bu siteye internet aracılığı ile girilerek izlenmesi mümkün olabileceğinden, verici aracılığı ile yayın propaganda yasaklarına aykırı hareket edilerek halka izlettirilmesi halinde erişim engelleme kararı verilerek gereği için erişim sağlayıcılarına bildirilme görevinin itirazın yapıldığı yer ilçe seçim kurulu başkanlığına ait olduğuna,

6- Siyasi partiler veya adaylar oy verme gününden önceki yirmidört saate kadar olan sürede radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabileceğine, siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yer toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabileceğine, son yirmidört saat içinde benzeri yayın ve toplantıların yayınlanamayacağına,

7- Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adayların, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar, yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabileceklerine,

8- Vatandaşların, elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlarla, taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj gönderemeyeceğine, ancak, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya yazılı mesajların her zaman serbest olduğuna,

9- Oy verme gününden önceki on günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın ve herhangi bir surette dağıtımının yapılamayacağına, bu sürenin dışında yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun olmasına, kamuoyu araştırmaları ve anketlerin yayınlanması sırasında, araştırmanın hangi kuruluş tarafından yapıldığının, denek sayısının, araştırmanın kim tarafından finanse edildiğinin açıklanmasının zorunlu olduğuna,

10- Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal düzeyde yayın yapan bütün özel radyo ve televizyon kanalları ayrım gözetilmeden izlenerek yayın ilkelerine aykırılığının tespiti halinde düzenlenecek raporların, seçim dönemi içerisinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca değerlendirilip, her haftanın perşembe günleri saat: 17.00’ye kadar, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına sunulması gerektiğine,

11- 298 sayılı Kanun’un 149/A maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilecek kararların tebliğini müteakip derhal Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca uygulanmasına,

12- Yerel düzeyde yayın yapan radyo ve televizyon kanallarının yayın ilkelerine aykırılığının tespiti halinde ise, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından düzenlenecek olan raporların, 298 sayılı Kanun’un 149/A maddesi çerçevesinde yayın kuruluşunun merkezinin bulunduğu yer ilçe seçim kurulu başkanlığına bekletilmeden gönderilmesine,

13- Karar örneğinin Resmi Gazete’de yayımlanmasına, Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne, Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmek üzere Adalet Bakanlığına, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına, Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile siyasi parti genel başkanlıklarına gönderilmesine, karar özetinin Başkanlık duyurusu olarak Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunda (TRT) yayımlanmasına,

12/3/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Başkan

Başkanvekili

Üye

Üye

Ali EM

Kırdar ÖZSOYLU

Bahadır DOĞUSOY

Hüseyin EKEN

 

 

Üye

Üye

Üye

M. Zeki ÇELEBİOĞLU

Muharrem COŞKUN

Turan KARAKAYA

 

Üye

Üye

Üye

Mehmet KÜRTÜL

Nilgün İPEK

Halim AŞANER

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ PERSONEL YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

resmi-gazeteYÖNETMELİK

Karar Sayısı: 2011/1368

Ekli “Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Personel Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulması; Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığının 10/12/2010 tarihli ve 7452 sayılı yazısı üzerine, 14/10/1999 tarihli ve 4456 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 17/1/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.

MADDE 1 – 25/2/2000 tarihli ve 2000/465 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Personel Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4 – Bu Yönetmeliğin uygulamasında;

a) Banka: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.’yi,

b) Yönetim Kurulu: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Yönetim Kurulunu,

c) Genel Müdür: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdürünü,

d) Personel: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personeli,

e) Birim: Belirli hizmet veya fonksiyonları bünyesinde toplayıp yürüten veya uygulayan, bu çerçeve içinde çalışan merkez ve taşra ünitelerini,

f) Denetim Komitesi: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Denetim Komitesini,

g) Denetim personeli: Müfettiş yardımcısı, müfettiş ve başmüfettişi,

h) Disiplin kurulları: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Disiplin Kurulu ile Yüksek Disiplin Kurulunu,

ı) Genel Müdür Yardımcısı: Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısını,

j) İç sistem birimleri: Teftiş Kurulu Başkanlığı ile iç kontrol ve risk izlemeden sorumlu birimleri,

k) İhtisas personeli: Uzman yardımcısı, uzman ve kıdemli uzmanı,

l) KPDS: Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavını,

m) KPSS: Kamu Personeli Seçme Sınavını,

n) Pozisyon: Personelin atanması, görevin yürütülmesi ve ücret ödemesi ile tüm personel işlemlerinin uygulanmasına esas olan unvanı,

o) Yönetici: Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Daire Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, Müdür, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Müdür Yardımcısını,

ifade eder.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 7 – Personel Komisyonu, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığının bağlı bulunduğu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, I. Hukuk Müşaviri, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı ile Genel Müdür tarafından belirlenecek üç üye olmak üzere toplam altı üyeden oluşur.

Personel Komisyonu, Banka personel politikasının oluşturulması ve yıllık iş gücü planlamasına esas kriterlerin belirlenmesi için birimlerin görüşlerini de dikkate alarak Genel Müdüre önerilerde bulunur ve Genel Müdür tarafından verilecek diğer görevleri yapar.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 10 – Bankaya atanacaklarda aranılacak genel koşullar şunlardır:

a) Türk vatandaşı olmak.

b) 18 yaşını tamamlamış olmak.

c) Kamu haklarından yasaklı bulunmamak.

d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süre ile hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

e) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna aykırı fiillerden dolayı hükümlü bulunmamak.

f) Askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş olmak veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış veya erteletmiş olmak.

g) Özürlü personel çalıştırılmasına ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla; akıl hastalığı veya görevlerini yapmalarına engel olabilecek vücut sakatlığı ile özürlü olmamak.

h) Başka kuruluşlara karşı, karşılıksız devir hariç, zorunlu hizmet yükümlülüğü bulunmamak.

ı) Atanacağı pozisyon için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim şartını karşılıyor olmak.

j) İlk defa kamu hizmetine Bankada başlayacak olanlarda KPSS’den Bankaca belirlenen asgari puanı almış olmak.

k) 15 inci maddenin üçüncü fıkrasına göre yapılacak atamalarda Bankaca yapılacak sınavlarda başarılı olmak.

l) Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla 35 yaşını tamamlamamış olmak.

m) Daha önce çalıştıkları iş yerlerinden disiplin cezası nedeniyle işten çıkarılmamış olmak.

n) Mevzuatla mali sektörde çalışması yasaklanmamış olmak.

o) Herhangi bir sosyal güvenlik kurum veya kuruluşundan emekli olmamak.

p) Yönetici ve müşavir pozisyonlarına yapılacak atamalarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrası kapsamında en az 8 yıllık hizmeti olmak.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11 – Bankaya atanacak personelin bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde sayılan genel koşullar dışında;

a) Bulaşıkçı, aşçı, aşçıbaşı, garson, şef garson, dağıtıcı, şoför, başşoför, teknisyen, şef teknisyen ve çocuk eğitimcisi pozisyonlarında en az lise veya dengi okul,

b) Sekreter, memur, tekniker, şef tekniker pozisyonlarında en az 2 yıllık yüksekokul,

c) Yukarıda sayılan pozisyonlar dışındaki tüm pozisyonlarda ise en az 4 yıllık yüksekokul,

mezunu olma şartı yanı sıra, varsa atanacağı pozisyonun gerektirdiği yabancı dil bilgisi, deneyim ve yaş sınırı gibi özel şartları da taşıması gereklidir.”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 14 – Açıktan atama yoluyla alınan personelden istenecek belgeler şunlardır:

a) Nüfus cüzdanının aslı ya da Bankaca onaylı örneği.

b) Adli sicil kaydı olmadığına dair yazılı beyanı.

c) Öğrenim belgesinin aslı ya da Bankaca onaylı örneği.

d) Avukat pozisyonu için avukatlık ruhsatnamesinin aslı ya da Bankaca onaylı örneği.

e) Görevini yapmasına engel herhangi bir sağlık sorunu olmadığına dair yazılı beyanı.

f) Askerlikle ilgisi bulunmadığına dair yazılı beyanı.

g) Başka kurum veya kuruluşlarda çalışmış olanlardan hizmet belgesi.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15 – Pozisyonsuz personel çalıştırılamaz. Müşavir, Teftiş Kurulu Başkanı, Daire Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, Müdür, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Avukat pozisyonlarına atanacak personel Genel Müdürün önerisi üzerine Yönetim Kurulu, diğer personel Genel Müdür tarafından atanır. Ancak, iç sistem birimlerine yapılacak atamalarda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Yönetim Kurulu yetkisini kısmen veya tamamen Genel Müdüre devredebilir. Devredilen yetki ile yapılan işlem ilk Yönetim Kurulu toplantısında Genel Müdür tarafından Yönetim Kurulunun bilgisine sunulur.

İlk defa kamu hizmetine Bankada başlayacak olanlar açıktan atama suretiyle alınırlar. Bu personelin alımı, bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde yer alan şartları taşıyan ve KPSS’den Bankaca belirlenen asgari puanı almış olanlar arasından sınav kurulunca yapılacak yazılı ve sözlü veya sadece sözlü sınav sonucuna göre gerçekleştirilir. Sınavı kazanan adaylara sonuçlar yazılı olarak duyurulur.

Daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmış olanlardan 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (j) ve (l) bentleri hariç diğer bentlerinde yer alan şartları taşıyanlar açıktan atama suretiyle alınır.

Sınav kurulu, Genel Müdür veya İnsan Kaynakları Dairesi Başkanının bağlı bulunduğu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı ile Genel Müdürün uygun göreceği üç yönetici olmak üzere toplam beş üyeden oluşur.”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlgili birim yöneticisi, adayın hizmete devamında yarar görüp görmediğini, adaylık süresi sona ermeden en geç 15 gün önce doldurulacak performans değerlendirme raporu ile birlikte yazılı olarak İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına bildirir. Adaylık süresi sonunda performans değerlendirmesi (D) düzeyinde olanların göreve devamlarında yarar görülmediği kendilerine bildirilerek Bankayla ilişikleri kesilir.

Adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde kamu görevlisi sıfatıyla bağdaşmayacak durumlar ve bu Yönetmeliğe göre göreve devamsızlıkları tespit edilen personelin, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili makamın onayıyla Banka ile ilişiği kesilir.”

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 19 – Bankaya Teftiş Kurulu Başkanlığında çalıştırılmak üzere yazılı ve sözlü aşamalardan oluşan giriş ve yarışma sınavları sonucunda müfettiş yardımcısı alınır.

Türkiye Kalkınma Bankası müfettiş yardımcılığı giriş sınavlarına katılabilmek için sınavın açıldığı yılın Ocak ayının ilk günü itibarıyla 30 yaşını (erkek adaylar için askerlik yapmış olanlarda 32 yaşını) doldurmamış olmak ve hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile ihtiyaç duyulması halinde üniversitelerin mühendislik fakültelerinden ya da en az 4 yıllık lisans eğitimi verip bu okullara denkliği Yükseköğretim Kurulunca onaylanan yabancı fakülte ve yükseköğretim kurumlarından birini bitirmiş olmak koşulu aranır.

Müfettiş yardımcısı olarak atananlar, ilgili yönetmelikte öngörülen en az 3 yıllık yetiştirilme programları sonunda yapılacak yeterlik sınavı sonucuna göre müfettişliğe atanırlar.

Müfettiş yardımcılığı döneminde, müfettişlik mesleği ile bağdaşmayacak tutum ve davranışları tespit edilenler ile yeterlik sınavında başarılı olamayanlar Teftiş Kurulu Başkanlığı dışında durumlarına uygun bir birime memur olarak atanır.

Müfettiş yardımcısı alımında aranılabilecek yabancı dil bilgisi ve benzeri özel koşullar ile sınav kurullarının oluşumu, sınav konuları, kıdem sırası, sınıflandırma ve diğer hususlar Banka Yönetim Kurulunca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 20 – Bankanın ihtisas hizmetlerini yerine getirmek üzere yazılı ve sözlü sınav aşamalarından oluşan giriş ve yarışma sınavları sonucunda uzman yardımcısı alınır.

Uzman yardımcılığı giriş sınavına katılabilmek için sınavın açıldığı yılın Ocak ayının ilk günü itibarıyla 30 yaşını doldurmamış olmak ve hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile ihtiyaç duyulması halinde üniversitelerin mühendislik fakültelerinden ya da en az 4 yıllık lisans eğitimi verip bu okullara denkliği Yükseköğretim Kurulunca onaylanan yabancı fakülte ve yükseköğretim kurumlarından birini bitirmiş olmak koşulu aranır.

Uzman yardımcıları, 3 yıllık yetiştirilme programı sonunda, Genel Müdürlükçe uygun görülecek bir konuda tez hazırlamak ve bu tezi sınav kurulu önünde sözlü olarak savunmak suretiyle uzmanlığa atanırlar. Tezi veya sözlü savunması ikinci kez kabul görmeyen uzman yardımcıları Banka içinde uygun bir birime memur olarak atanırlar.

Uzman yardımcılarında yabancı dil bilgisi ve benzeri özel koşullar ile sınav kurullarının oluşumu, sınav konuları, uzmanlığa atama ve diğer hususlar Banka Yönetim Kurulunca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Uygulama esasları Yönetim Kurulunca belirlenmek kaydıyla yetiştirilmek amacıyla yurt dışına personel de gönderilebilir.”

MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin Altıncı Bölüm başlığı ve 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ALTINCI BÖLÜM

Personelin Performansının Değerlendirilmesi”

“MADDE 22 – Personelin genel durumu ve çalışmaları yıllık olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme performans değerlendirme raporları kullanılarak yapılır.”

MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Performans değerlendirme dönemi

MADDE 23 – Performans değerlendirme raporları her yılın Aralık ayının ilk yarısı içinde doldurularak en geç 15 Aralık gününe kadar İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına gönderilir.

İlk defa açıktan işe alınan personelin performans değerlendirme raporları, sözleşme sürelerinin bitiminden 15 gün önce doldurulur. Bu personelin adaylık süresinden sonraki ilk sözleşme dönemlerine ait performans değerlendirme raporları sözleşme sürelerine bakılmaksızın Aralık ayının ikinci yarısında doldurulur.

Yıl içinde görev yeri veya unvanı değişen personelin o yıla ait performans değerlendirme raporu 6 aydan fazla çalıştığı yerdeki değerlendirme amiri tarafından doldurulur.”

MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Performans değerlendirme raporu doldurmak için gerekli süre

MADDE 24 – Haklarında performans değerlendirme raporu düzenlenecek personelin, değerlendirilmelerini yapacak amirlerinin yanında en az 6 ay çalışmış olmaları şarttır.

Personel hakkında değerlendirme yapacak amirlerden birinin bulunmaması halinde mevcut amirin raporuna itibar edilir. Bir değerlendirme amiri bulunanlar hakkında o amirin değerlendirmesine göre işlem yapılır. Değerlendirme amirlerinin hiç birinin bulunmaması veya değerlendirme yapacak süre görevde kalmamaları halinde performans değerlendirme raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından 3 aylık sürenin sonunda doldurulur.

Bu şekilde de performans değerlendirme raporu verme imkanı bulunmazsa, performans değerlendirme raporu, düzenleme döneminde 3 aydan az olmamak üzere personel ile en fazla çalışan amir tarafından doldurulur.

Değerlendirme amirlerinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmet içi eğitimde geçen süreler, performans değerlendirme raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir. Şu kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmet içi eğitimin veya hastalığın performans değerlendirme raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla personel hakkında performans değerlendirme raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın performans değerlendirme notlarının ortalaması esas alınır.”

MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Performans değerlendirme raporlarının şekli ve doldurulması

MADDE 25 – Personel için genel olarak düzenlenecek performans değerlendirme raporu ek-2’de, bunlardan yönetici durumunda olanlar için düzenlenecek olanlar ek-3’te gösterilmiştir. Formlarda yer alan sorulara Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Yönetim Kurulunca yeni sorular eklenmesi mümkündür.

Formlarda yer alan bölümlerden personelin “Genel durum ve davranışlarının değerlendirilmesi” bölümü, değerlendirme amirinin kanaatine göre “olumsuz”, “olumlu” veya “çok iyi” şeklinde doldurulur. Sorular ise 100 tam not üzerinden değerlendirilir. Değerlendirme amirlerinin her bir soruya verdikleri notların aritmetik ortalaması, değerlendirmeye alınan konuda verilen nihai değerlendirme notunu gösterir. Bu nihai değerlendirme notlarının ortalaması performans değerlendirme düzeyinin tespitine esas alınacak notu gösterir.

Bu şekilde tespit edilecek performans değerlendirme notu;

a) 59 ve daha aşağı puan alanlar (D),

b) 60-75 puan alanlar (C),

c) 76-89 puan alanlar (B),

d) 90 ve daha yukarı puan alanlar (A),

düzeyinde olmak üzere personel dört performans düzeyine ayrılır. Değerlendirme amirlerinin (D) düzeyinde performans değerlendirme notu vermeleri halinde kanaatinin oluşmasına etki eden hususlara ait bilgi ve belge örneklerini eklemeleri şarttır. Bu şekilde bilgi ve belge eklenmeyen raporlar geçersiz sayılır.

Performans değerlendirme notlarının ortalaması hesaplanırken kesirler tam sayıya tamamlanır.”

MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Görevden ayrılma halinde performans değerlendirme raporlarının doldurulması

MADDE 26 – Bir görevde 6 ay veya daha fazla bir süre bulunup görevi veya görev yeri değiştirilenlerin performans değerlendirme raporları, önceki değerlendirme amirlerince görevden ayrıldıkları tarihi takip eden 15 gün içinde doldurulur ve yeni görev yerlerine gönderilmek üzere ilgili makamlara teslim edilir.

Performans değerlendirme raporlarını doldurma zamanı gelmeden ve yeni değerlendirme amirine performans değerlendirme raporu doldurmak için yeterli süre kalmadan görevlerinden ayrılan değerlendirme amirleri en az 6 ay beraber çalıştıkları personelin performans değerlendirme raporlarının kendilerine ait bölümünü, görevlerinden ayrılmadan önce doldurarak değerlendirme raporlarını saklamakla görevli makamlara teslim ederler.”

MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 27 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Performans değerlendirmesi sonucunda yapılacak işlem

MADDE 27 – Performans değerlendirme düzeyleri (C), (B) ve (A) olanların sözleşmeleri yenilenir.

Performans değerlendirmeleri (D) düzeyinde olanlarla; başka bir değerlendirme amirinin yanında, bulundukları görevin brüt sözleşme ücreti tutarında bir ücretle 6 ay daha denenmek üzere yeni bir sözleşme yapılır. Bunlardan değerlendirme amirlerince 3 aylık çalışması da olumsuz görülenler, bu duruma neden olan kusur ve noksanlıklarını gidermeleri için gizli bir yazı ile uyarılır. Bu süre sonunda da performans değerlendirmeleri (D) düzeyinde olanların sözleşmeleri feshedilerek Banka ile ilişikleri kesilir.

Bu maddenin ikinci fıkrası gereğince uyarılan personel, bildirim tarihini izleyen 5 gün içinde itirazda bulunabilir.

İtirazlar, sadece uyarı yazısında belirtilen kusur ve noksanlara karşı yazılı olarak yapılır. Bu itirazlar Genel Müdür veya Genel Müdürün görevlendirileceği personel tarafından incelenir. İtirazı incelemekle görevlendirilecek personelin itiraz edilen performans değerlendirme raporunu dolduran değerlendirme amirleriyle aynı veya daha üst düzeyde bulunması zorunlu olup, itirazlar incelemenin gereğine göre personelin sicil ve özlük dosyası ve konuyla ilgili diğer belgeler tetkik edilerek tamamlanır.

Genel Müdür ya da Genel Müdürün görevlendireceği personel, bu konuda verilen kararı, itirazın inceleme için kendisine verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgiliye bildirir.”

MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Performans değerlendirme raporunun kullanıldığı yerler ve saklanması

MADDE 28 – Performans değerlendirme raporu aşağıdaki işlemlerde kullanılır:

a) Adaylığın sona erdirilmesi.

b) Kademe ilerlemeleri.

c) Yükselme ve yer değiştirme.

d) Ödüllendirme.

e) Disiplin cezaları.

Performans değerlendirme raporları İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı tarafından saklanır.

Başka bir kuruluşa atananların performans değerlendirme raporları yeni kuruluşuna gönderilir. Emekliye ayrılan, işine son verilen veya ölen personelin performans değerlendirme raporları kapalı ve imzalı bir zarf içinde özlük dosyasına kaldırılır.”

MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Değerlendirme amirleri ve sorumlulukları

MADDE 29 – Performans değerlendirme amirleri ek-4’teki tabloda belirtilmiştir.

Buna göre;

a) Birinci değerlendirme amiri; personelin çalışmasından sorumlu olan en yakın yöneticidir.

b) İkinci değerlendirme amiri; birinci değerlendirme amirinin görev ve yetki bakımından bağlı bulunduğu yöneticidir.

c) Üçüncü değerlendirme amiri; birinci ve ikinci değerlendirme amirlerinin yaptıkları değerlendirmeler sonucunda bulunan ortalama performans değerlendirme puanları arasında “bir değerlendirme grubu” fark bulunması halinde görüşüne başvurulan ikinci değerlendirme amirinin bir üstü olan yöneticidir.

Üçüncü değerlendirme amiri bulunmadığı takdirde ikinci değerlendirme amirinin değerlendirmesi ile iktifa edilir.

Değerlendirme amirleri performans değerlendirme raporlarını itinalı, doğru ve tarafsız bir şekilde düzenlerken; Devlete sadakat ve bağımlılığı, kamu görevlisi olma sıfatının gerektirdiği şeref ve itibar ile hizmetlerin süratli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini, güvenilir ve yetenekli personelin yükselmelerini, diğerlerinin ise kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmaları gerektiğini esas alır.

Değerlendirme amirlerinin maiyetlerinde çalışan personeli değerlendirmedeki başarıları, üst değerlendirme amirleri tarafından kendisinin değerlendirilmesinde de dikkate alınır.

Garez veya özel amaçla değerlendirme raporlarını gerçeğe aykırı doldurdukları anlaşılan değerlendirme amirlerinin cezai sorumlulukları saklıdır.

Değerlendirme amirleri, yanlarında çalışıyor olsalar bile eşleri ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımları için performans değerlendirme raporu düzenleyemezler. Bunlar için değerlendirme amirleri bir üst yöneticidir.”

MADDE 19 – Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 31 – Personelin yükselebilmesi için ek-5’teki tabloda yer alan hususların yanı sıra aşağıda belirtilen koşulların da sağlanması gerekir.

a) Boş bir pozisyon bulunması.

b) Üst görevin gerektirdiği yetenek ve yeterliliğe sahip olması.

c) (A) ya da (B) düzeyinde performans değerlendirme puanını almış olması.

d) Siciline işlenmiş bulunan aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezası bulunmaması.

e) Yükselmenin sınava dayalı olması halinde yapılacak sınavlarda başarılı olması.

Yönetici ve müşavir pozisyonlarına yapılacak atamalarda birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki şartlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrası kapsamında en az 8 yıllık hizmet şartı aranır.

Yönetim Kurulu kararı ile belirlenecek birimlere daire başkanı ve müdür olarak yapılacak atamalarda, KPDS’den İngilizce dilinden en az 70 puan almış veya buna denk kabul edilen uluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmak tercih nedenidir.

Yönetici pozisyonlarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere ve ilgili yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bulunduğu pozisyonda en az çalışma süresinin hesabında, Banka birimlerinde mevcut pozisyonunda fiilen hizmet verilen süreler dikkate alınır. Ücretsiz izinde geçen süreler ile yükselme döneminde kullanılan rapor sürelerinin 3 aydan fazlası dikkate alınmaz.”

MADDE 20 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 39 – Personel, sosyal güvenlik bakımından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılır.”

MADDE 21 – Aynı Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“f) Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti gören kuruluşların talepleri halinde Genel Müdürün onayıyla proje ve benzeri çalışmalarda görev alınması.”

MADDE 22 – Aynı Yönetmeliğin 45 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Personel, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 50 nci maddesi hükmü hariç, Bankadan doğrudan veya dolaylı kredi alamaz.”

MADDE 23 – Aynı Yönetmeliğin 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 55 – Personele, yıllık, sosyal, mazeret, hastalık ve refakat, doğum ve süt ile ücretsiz izinler verilir.”

MADDE 24 – Aynı Yönetmeliğin 57 nci maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Yıllık izinler yurt dışında da geçirilebilir. İzin, formunda belirtilen adres dışında bir yerde geçirildiğinde durum İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına bildirilir.”

“Yıllık iznini kullanmakta iken hastalık izni alan personelin yıllık izni rapor tarihinden itibaren kesilir. Bu tarihten sonra raporda yazılı tedavi ve istirahat süresi ile ilgili hastalık izni işlemeye başlar.

Yıllık iznini kullanmakta iken hastalık izni alan personel;

a) Hastalık izninin bitim tarihi, yıllık izin süresinin bitim tarihinden önce ise yıllık izin bitim tarihinden sonra,

b) Hastalık izninin bitim tarihi, yıllık izin süresinin bitim tarihinden sonra ise hastalık izni bitim tarihinden sonra,

göreve başlar.

Personelin hastalanması sebebiyle kullanamadığı yıllık izin süresi yukarıdaki esaslar dahilinde kullandırılır.”

MADDE 25 – Aynı Yönetmeliğin 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 59 – Personele isteği üzerine, belgelenmesi koşuluyla aşağıdaki hallerde ve sürelerde ücretli sosyal izin verilir.

a) Kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halinde 7 gün.

b) Eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin anne, baba ve kardeşinin ölümü halinde 7 gün.

c) Eşinin doğum yapması halinde 10 gün.”

MADDE 26 – Aynı Yönetmeliğin 60 ıncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Personele, mazeret beyanının birim yöneticisince uygun görülmesi halinde günde 4 saati aşmamak üzere saatlik mazeret izni verilebilir. Mazeret izinlerinin ayda 8 saati aşan her 8 saati için personelin yıllık izin hakkından 1 gün mahsup edilir.”

MADDE 27 – Aynı Yönetmeliğin 61 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hastalık ve refakat izni

MADDE 61 – Personele, ücret ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı halinde 18 aya kadar, diğer hastalık hallerinde ise 12 aya kadar izin verilir.

Personelin, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.

Bu maddede yazılı azami süreler kadar izin verilen personelin, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilen personelin izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen personel hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.

Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden Bankaya dönmek istemeleri halinde, niteliklerine uygun pozisyonlara öncelikle atanırlar.

Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan personel, iyileşinceye kadar izinli sayılır.

Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara uygulanan ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Personelin bakmakla yükümlü olduğu veya personel refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, ücret ve özlük hakları korunarak, 3 aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.”

MADDE 28 – Aynı Yönetmeliğin 62 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Doğum ve süt izinleri

MADDE 62 – Kadın personele; doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süreyle ücretli doğum izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi 8 haftalık süreye 2 hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın personel, isteği halinde doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası ücretli doğum izin süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası izin süresine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında ücretli doğum izni kullanılırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine Banka personeli olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.

Kadın personele, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası ücretli doğum izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci 6 ayda günde 1,5 saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın personelin tercihi esastır.”

MADDE 29 – Aynı Yönetmeliğin 63 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 63 – Personele aşağıdaki hallerde ücretsiz izin verilebilir.

a) Personele, 61 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, isteği üzerine 18 aya kadar ücretsiz izin verilebilir.

b) Personele, 62 nci madde uyarınca verilen doğum sonrası ücretli doğum izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan personele ise doğum tarihinden itibaren isteği üzerine 24 aya kadar ücretsiz izin verilir.

c) Banka hizmeti süresince bir defaya mahsus olmak üzere yurt dışında kendi imkanları ile mesleki öğrenim yapacak personele 4 yıla kadar ücretsiz izin verilebilir.

d) Özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine aylıksız izin verilenler de dahil olmak üzere burslu olarak ya da bütçe imkanlarıyla yetiştirilmek üzere yurt dışına gönderilen veya sürekli görevle yurt içine ya da yurt dışına atanan veya en az 6 ay süreyle yurt dışında geçici olarak görevlendirilen memurlar veya diğer personel kanunlarına tabi olanlar ile yurt dışına kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin Banka personeli olan eşleri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 77 nci maddesine göre izin verilenlerin Banka personeli olan eşlerine görev veya öğrenim süresi içinde ücretsiz izin verilebilir.

e) Personele, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla 5 hizmet yılını tamamlamış olması halinde isteği üzerine Bankada çalıştığı süre boyunca ve en fazla 2 defada kullanılmak üzere, toplam 1 yıla kadar ücretsiz izin verilebilir.

f) Muvazzaf askerliğe ayrılan personel askerlik süresince görev yeri saklı kalarak ücretsiz izinli sayılır.

g) 3 yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen personel ile Banka personeli olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde Banka personeli olan eşlerine, çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar ücretsiz izin verilir. Evlat edinen her iki eşin Banka personeli olması durumunda bu süre, eşlerin talebi üzerine 24 aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm halinde eşlere kullandırılabilir.

(a), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hallerde ücretsiz izinler Yönetim Kurulu Kararı, diğer hallerde ise Genel Müdür onayı ile verilir.

Ücretsiz izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde, 10 gün içinde göreve dönülmesi zorunludur. Ücretsiz izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen 10 gün içinde görevine dönmeyenlerin, Banka ile ilişiği kesilir.”

MADDE 30 – Aynı Yönetmeliğin 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı bende aşağıdaki alt bentler eklenmiştir.

“f) Yöneticilerine, maiyetindekilere, iş arkadaşlarına veya müşterilere fiili tecavüzde bulunmak,”

“l) Bankaya ait olan veya saklanmak ve korunmak üzere Bankaya bırakılmış veya rehnedilmiş para, mal veya kıymetleri zimmetine geçirmek, rüşvet almak,

m) Hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik yapmak,

n) Mali kıymetlerle ilgili defter, belge veya kayıtları tahrif etmek veya kötü niyetle yok etmek veya ettirmek,

o) Sorumlu olduğu bilişim ve bilgi sistemini yetkisi içinde kendisi ya da bir başkasına çıkar sağlamak amacıyla kullanmak,

p) Bilgileri otomatik işleme tabi tutan bir sistemden programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru hukuka aykırı olarak ele geçirerek bunları başkasına zarar vermek, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kullanmak, nakletmek veya çoğaltmak,

r) Bilgileri otomatik işleme tabi tutan bir sistemi, verileri veya diğer herhangi bir unsuru kısmen veya tamamen tahrif etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak veya yanlış biçimde işlemesini sağlamak suretiyle başkasına zarar vermek, kendisine veya başkasına yarar sağlamak,

s) Bilerek karapara aklanmasına yardımcı olmak veya aracılık etmek.”

MADDE 31 – Aynı Yönetmeliğin 72 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu ve (A) ya da (B) düzeyinde performans değerlendirme puanı olan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”

MADDE 32 – Aynı Yönetmeliğin 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 73 – Uyarma ve kınama cezaları disiplin amiri tarafından; aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezaları Disiplin Kurulu kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili makam tarafından verilir.

Yönetici, müşavir, kıdemli avukat ve avukatlar ile denetim ve ihtisas personelinin uyarma ve kınama cezaları dışındaki cezaları ile tüm personelin işten çıkarma cezası Yüksek Disiplin Kurulu kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili makam tarafından verilir.

Kurullar dosyalara ilişkin olarak önerilen cezayı kabul ya da reddeder. Kurulların ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur. Önerilen cezanın reddi halinde atamaya yetkili makam 30 gün içinde başka bir disiplin cezası verebilir.”

MADDE 33 – Aynı Yönetmeliğin 74 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 74 – Disiplin amirleri ek-6’daki tabloda belirtilmiştir. Genel Müdür tüm personelin en üst disiplin amiridir ve bu sıfatla haiz olduğu yetkileri her derecedeki Banka personeli için doğrudan kullanabilir.

Disiplin kurulları bir başkan ve dört üye olmak üzere toplam beş üyeden oluşur. Disiplin kurullarının başkan ve üyeleri aşağıda gösterilmiştir.

a) Disiplin Kurulu; İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığının bağlı olduğu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Genel Müdür tarafından belirlenen Hukuk Müşaviri, İnsan Kaynakları Müdürü ile diğer birimlerden bir Müdürden oluşur.

b) Yüksek Disiplin Kurulu; Genel Müdür başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı ve Genel Müdür tarafından belirlenen bir Daire Başkanından oluşur.”

MADDE 34 – Aynı Yönetmeliğin 79 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 79 – Aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezaları ile ilgili işlerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere Disiplin Kuruluna en geç 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin Kurulu, dosyanın kendisine intikal ettiği tarihten itibaren 30 gün içinde kararını bildirir.

Disiplin Kurulu, kendisine intikal eden dosyaların tetkiki sırasında gerekli gördüğü takdirde ilgilinin sicil dosyasını ve her türlü evrakı incelemeye, kurumlardan bilgi almaya yetkilidir.”

MADDE 35 – Aynı Yönetmeliğin 80 inci maddesine aşağıdaki fıkra birinci fıkra olarak eklenmiştir.

“Aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezaları ile ilgili işlerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere Yüksek Disiplin Kuruluna en geç 30 gün içinde tevdi edilir. Yüksek Disiplin Kurulu, dosyanın kendisine intikal ettiği tarihten itibaren 6 ay içinde kararını bildirir.”

MADDE 36 – Aynı Yönetmeliğin 82 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 82 – Uyarma ve kınama cezaları ilgili disiplin amiri, aylıktan kesme, yıllık ücret artışından yararlandırılmama ve işten çıkarma cezası ilgili kurul başkanı tarafından en geç karar tarihini izleyen 15 gün içinde ilgililere tebliğ olunur.”

MADDE 37 – Aynı Yönetmeliğin 85 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Yönetmeliğin 71 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma ve kınama cezalarında 1 ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezalarında 3 ay içinde disiplin soruşturmasına,

c) İşten çıkarma cezasında 6 ay içinde disiplin kovuşturmasına,

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

MADDE 38 – Aynı Yönetmeliğin 88 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Disiplin cezaları sıralı değerlendirme amirine bildirilir.”

MADDE 39 – Aynı Yönetmeliğin 91 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Aylıktan kesme ve yıllık ücret artışından yararlandırılmama cezasının sicilden silinmesinde ilgili disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”

MADDE 40 – Aynı Yönetmeliğin 93 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 93 – Görevden uzaklaştırma tedbirini almaya ve uygulamaya Genel Müdür ve müfettişler yetkilidir. Ancak, Yönetim Kurulu kararı ile iç sistem birimlerine atanan personel için Denetim Komitesi ve müfettişler yetkilidir.”

MADDE 41 – Aynı Yönetmeliğin 98 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Soruşturma sonunda disiplin hükümleri uyarınca işten çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına gerek kalmayan personel hakkında alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri Yönetim Kurulu kararı ile iç sistem birimlerine atanan personel için Denetim Komitesi Başkanı, diğer personel için Genel Müdür tarafından derhal kaldırılır.”

MADDE 42 – Aynı Yönetmeliğin 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 107 – Bu Yönetmeliğin 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerinde sayılan haller hariç olmak üzere, anılan madde gereğince Banka ile ilişiği kesilenler yeniden işe alınmazlar. 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri hükümleri çerçevesinde Bankadaki görevinden ayrılmış olanlar, boş pozisyon bulunması ve ihtiyaç halinde durumlarına uygun pozisyonlara atanabilirler.”

MADDE 43 – Aynı Yönetmeliğin 109 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 109 – Personel için bir gizli sicil dosyası tutulur. Bu dosyada performans değerlendirme raporları, disiplin cezasına ilişkin kararlar, müfettiş raporları ve mahkeme kararları ile gizli kalması gereken diğer yazışmalar saklanır.”

MADDE 44 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “İnsan Kaynakları Müdürlüğü” ibaresi “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı” olarak, 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ve 115 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İnsan Kaynakları Müdürlüğü’ne” ibareleri “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına” olarak ve 113 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nce” ibaresi “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 45 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“Mevcut gizli sicil raporlarının kullanılması

GEÇİCİ MADDE 3 – Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, verilen puanların her iki rapordaki karşılıklarına bakılarak, 5 yıl süreyle gizli sicil raporları ile performans değerlendirme raporları birlikte kullanılır.

Pozisyon dönüşümü

GEÇİCİ MADDE 4 – Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren müdür yardımcısı, kıdemli amir, amir ve şef yardımcısı ve kıdemli tercüman pozisyonlarının boşalması halinde boşalan pozisyonlar Yönetim Kurulu kararı ile yönetici ve müşavir dışındaki pozisyonlara dönüşür.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte Genel Müdürlük Müşaviri ve Genel Müdür Müşaviri olarak görev yapmakta olanlar Müşavir; Hukuk Müşaviri ve Hukuk Müşavir Yardımcısı olarak görev yapmakta olanlar sırasıyla I. Hukuk Müşaviri ve Hukuk Müşaviri olarak atanmış sayılır.

Atama

GEÇİCİ MADDE 5 – Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte Müdür Yardımcısı ve Müdür olarak görev yapanların Müdür ve Daire Başkanı olarak atanmasında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen en az 8 yıllık hizmet şartı aranır. Ayrıca bu personel hakkında 31 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

Disiplin Kurulu üyeliği

GEÇİCİ MADDE 6 – Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı unvanına atama yapılana kadar, Disiplin Kuruluna Genel Müdür tarafından belirlenen müfettiş veya başmüfettiş katılır.”

MADDE 46 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci, 13 üncü ve 67 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 47 – Aynı Yönetmeliğin eki ek-1, ek-2, ek-3 ve ek-4’te yer alan cetvel ve tablolar ekteki şekilde değiştirilmiş ve aynı Yönetmeliğe ekteki ek-5 ve ek-6’da yer alan tablolar eklenmiştir.

MADDE 48 – Bu Yönetmelik 15/3/2011 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 49 – Bu Yönetmelik hükümlerini Genel Müdür yürütür.

Ekleri için tıklayınız.

KAMU İHALE KURUMU'NCA HAZIRLANAN 2011/1 SAYILI “KAMU İHALE KURUMU TEBLİĞİ” RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

kik-kamu-ihale-kurumu

23 Ocak 2011 Pazar          Resmî Gazete              Sayı : 27824

TEBLİĞ

Kamu İhale Kurumundan:

KAMU İHALE TEBLİĞİ

(TEBLİĞ NO: 2011/1)

MADDE 1 – 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Eşik değerler ve parasal limitlerin güncellenmesi” başlıklı 67 nci maddesine göre, 1 Şubat 2011 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacak eşik değerler ve parasal limitler anılan Kanunun ilgili maddeleri bazında aşağıda belirtilmiştir:

Buna göre;

1- “İstisnalar” başlıklı 3 üncü maddenin;

(g) bendinde belirtilen 5.372.854,- TL (Beşmilyon üçyüzyetmişikibin sekizyüzellidört Türk Lirası), 5.849.426,- TL (Beşmilyon sekizyüzkırkdokuzbin dörtyüzyirmialtı Türk Lirası),

2- “Eşik Değerler” başlıklı 8. maddenin;

(a) bendinde belirtilen 642.299,- TL (Altıyüzkırkikibin ikiyüzdoksandokuz Türk Lirası), 699.270,- TL (Altıyüzdoksandokuzbin ikiyüzyetmiş Türk Lirası),

(b) bendinde belirtilen 1.070.498,- TL (Birmilyon yetmişbin dörtyüzdoksansekiz Türk Lirası), 1.165.451,- TL (Birmilyon yüzaltmışbeşbin dörtyüzellibir Türk Lirası),

(c) bendinde belirtilen 23.551.044,- TL (Yirmiüçmilyon beşyüzellibirbin kırkdört Türk Lirası), 25.640.021,- TL (Yirmibeşmilyon altıyüzkırkbin yirmibir Türk Lirası),

3- “İhale İlan Süreleri ve Kuralları” başlıklı 13 üncü maddenin (b) bendinin;

(1) nolu alt bendinde belirtilen 70.076,- TL (yetmişbin yetmişaltı Türk Lirası), 76.291,- TL (yetmişaltıbin ikiyüzdoksanbir Türk Lirası), 140.157,- TL (Yüzkırkbin yüzelliyedi Türk Lirası), 152.588,- TL (Yüzelliikibin beşyüzseksensekiz Türk Lirası),

(2) nolu alt bendinde belirtilen 70.076,- TL (yetmişbin yetmişaltı Türk Lirası), 76.291,- TL (yetmişaltıbin ikiyüzdoksanbir Türk Lirası), 140.157,- TL (Yüzkırkbin yüzelliyedi Türk Lirası), 152.588,- TL (Yüzelliikibin beşyüzseksensekiz Türk Lirası), 1.168.007,- TL (Birmilyon yüzaltmışsekizbin yedi Türk Lirası), 1.271.609,- TL (Birmilyon ikiyüzyetmişbirbin altıyüzdokuz Türk Lirası),

(3) nolu alt bendinde belirtilen 140.157,- TL (Yüzkırkbin yüzelliyedi Türk Lirası), 152.588,- TL (Yüzelliikibin beşyüzseksensekiz Türk Lirası), 1.168.007,- TL (Birmilyon yüzaltmışsekizbin yedi Türk Lirası), 1.271.609,- TL (Birmilyon ikiyüzyetmişbirbin altıyüzdokuz Türk Lirası),

4- “Pazarlık Usulü” başlıklı 21 inci maddenin;

(f) bendinde belirtilen 116.795,- TL (Yüzonaltıbin yediyüzdoksanbeş Türk Lirası), 127.154,- TL (Yüzyirmiyedibin yüzellidört Türk Lirası),

5- “Doğrudan Temin” başlıklı 22 nci maddenin;

(d) bendinde belirtilen 35.037,- TL (Otuzbeşbin otuzyedi Türk Lirası), 38.144,- TL (Otuzsekizbin yüzkırkdört Türk Lirası), 11.674,- TL (Onbirbin altıyüzyetmişdört Türk Lirası), 12.709,- TL (Onikibin yediyüzdokuz Türk Lirası),

6- “Kamu İhale Kurumu” başlıklı 53 üncü maddenin (j) fıkrasının;

(1) nolu bendinde belirtilen 233.596,- TL (İkiyüzotuzüçbin beşyüzdoksanaltı Türk Lirası), 254.315,- TL (İkiyüzellidörtbin üçyüzonbeş Türk Lirası),

(2) nolu bendinde belirtilen 529.650,- TL (Beşyüzyirmidokuzbin altıyüzelli Türk Lirası), 576.629,- TL (Beşyüzyetmişaltıbin altıyüzyirmidokuz Türk Lirası),1.059,- TL (Bin ellidokuz Türk Lirası), 1.152,- TL (Bin yüzelliiki Türk Lirası), 1.059.300,- TL (Birmilyon ellidokuzbin üçyüz Türk Lirası), 1.153.259,- TL (Birmilyon yüzelliüçbin ikiyüzellidokuz Türk Lirası), 2.118,- TL (İkibin yüzonsekiz Türk Lirası), 2.305,- TL (İkibin üçyüzbeş Türk Lirası), 3.177,- TL (Üçbin yüzyetmişyedi Türk Lirası), 3.458,- TL (Üçbin dörtyüzellisekiz Türk Lirası), 10.593.000,- TL (Onmilyon beşyüzdoksanüçbin Türk Lirası), 11.532.599,- TL (Onbirmilyon beşyüzotuzikibin beşyüzdoksandokuz Türk Lirası), 21.186.000,- TL (Yirmibirmilyon yüzseksenaltıbin Türk Lirası), 23.065.198,- TL (Yirmiüçmilyon altmışbeşbin yüzdoksansekiz Türk Lirası), 4.237,- TL (Dörtbin ikiyüzotuzyedi Türk Lirası), 4.612,- TL (Dörtbin altıyüzoniki Türk Lirası),

7- “İdarelerce uyulması gereken diğer kurallar” başlıklı 62 nci maddenin;

(h) bendinde belirtilen 129.644,- TL (Yüzyirmidokuzbin altıyüzkırkdört Türk Lirası), 141.143,- TL (Yüzkırkbirbin yüzkırküç Türk Lirası),

olarak güncellenmiştir.

1 Şubat 2011 tarihinden itibaren geçerli olacak yukarıda belirtilen eşik değerler ve parasal limitlere ilişkin, bir önceki dönem ile karşılaştırmalı değerler, ayrıca tablo halinde ekte yer almaktadır.

MADDE 2 – İdarelerin tabi oldukları eşik değer ve parasal limitlerin belirlenmesinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun yürürlüğe girmesinden önceki bütçe statülerinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kurulmuş olan idareler ise bütçe sınıflandırması bakımından aynı statüye sahip diğer idarelerin tabi oldukları eşik değerleri uygulayacaklardır.

MADDE 3 – Bu Tebliğ 1/2/2011 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.

TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM (TEİAŞ)‚ GÖREVDE YÜKSELME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

teias

14 Aralık 2010 Salı          Resmî Gazete              Sayı : 27785
 
YÖNETMELİK 
             

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ

YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR YÖNETMELİK

             MADDE 1 – 15/9/2005 tarihli ve 25937 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hizmet Süresi”, “Hizmet Grubu” ve “Unvan Değişikliği Sınavı” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki tanımlar eklenmiştir.

             “Hizmet Süresi: Ücretsiz izinli geçen süreler hariç, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesi çerçevesinde Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışılan süreler, genel bütçeli idareler ile mahalli idarelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında fiilen çalışılan süreler ve muvazzaf askerlikte geçen süreleri,”

             “Hizmet Grubu: Aynı düzeydeki unvanların gruplandırılmasını,”

             “Unvan Değişikliği Sınavı: En az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanabilmek için, eğitime tabi tutulmaksızın yapılan yazılı sınavı,”

             “Aynı Düzey Görev: Hiyerarşi, görev, yetki ve sorumluluk açısından aynı grupta ya da grup içinde alt gruplar olması halinde aynı alt grupta gösterilen görevleri,

             Alt Görev: 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi içindeki görevleri,

             Üst Görev: 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha üst hiyerarşi içindeki görevleri,

             İş Günü: Ulusal bayram ile genel ve hafta sonu tatil günleri hariç diğer günleri,”

             MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri, (e) bendi ve (g) bendinin (1) numaralı alt bendi yürürlükten kaldırılmış; (d) bendine aşağıdaki (3) numaralı alt bent eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Mimar” ibaresinden sonra gelmek üzere “Şehir Plancısı,” ve “Kimyager” ibaresinden sonra gelmek üzere “Teknik Öğretmen,” ibareleri eklenmiştir.

             “3) Uzman,”

             MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

             MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (g), (h) ve (m) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

             MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki alt bent eklenmiş ve diğer alt bent buna göre teselsül ettirilmiştir.

             “(4) Sağlık biriminde Şube Müdürü kadrosuna atanabilmek için, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinde Uzman Tabip unvanında iki yıl veya Tabip olarak on yıl hizmeti bulunmak.”

             MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Mimar” ibaresinden sonra gelmek üzere “Şehir Plancısı,” ibaresi ve aynı bendin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Mimarlık” ibaresinden sonra gelmek üzere “Şehir ve Bölge Planlama,” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

             “ı) Teknik Öğretmen pozisyonuna atanabilmek için;

             1) Teknik Eğitim Fakültesi mezunu olmak,

             2) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak.”

             MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Görevde yükselme eğitimine alınanlar bu Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki ders konularından en az otuz (30), (g) bendindeki ders konularından en az kırkbeş (45) saat olmak üzere toplam en az yetmişbeş (75) saat olarak düzenlenecek görevde yükselme eğitimi programına katılmaları gerekir. Ancak ilgili mevzuat uyarınca verilmesi zorunlu olan izinler süresince eğitime katılma şartı aranmaz. Aylıksız izinde bulunanlar, eğitim programı ile öngörülen toplam sürenin en az yarısı kadar eğitime katılmaları kaydıyla bu eğitim sonunda düzenlenecek görevde yükselme sınavına girebilirler. Yukarıdaki izinler dışında, zorunlu olduğu belgelendirilen hallerde, eğitim süresince izin kullanmamış olan personele on saate kadar izin verilebilir.”

             MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Görevde yükselme eğitimine katılacakların sayısı, duyurulan boş kadro veya pozisyon sayısının üç katını geçemez. Üç katından az istekli bulunması halinde, başvuru şartlarını taşıyan başvuru sahibi tüm personelin eğitime alınması sağlanır. Duyurulan kadro veya pozisyon sayısının üç katından fazla personelin başvurması halinde Genel Müdürlükçe uygun görülecek bir komisyon tarafından 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ekinde yer alan EK-1 sayılı Personel Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere, kadro veya pozisyon sayısının üç katı kadar personel belirlenerek eğitime alınır. Ancak yapılan puanlama sonunda eşitlik olması halinde, sırasıyla;

             a) Hizmet süresi fazla olanlara,

             b) Daha üst öğrenimi bitirmiş olanlara,

             c) Üst öğrenim mezuniyet notu yüksek olanlara,

             öncelik verilir. Görevde yükselme eğitimini tamamlayanlar, görevde yükselme sınavına katılmaya hak kazanırlar.”

             MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Madde 12 – Görevde yükselme eğitimi aşağıdaki konuları kapsar:

             a) T.C. Anayasası;

             1) Genel esaslar,

             2) Temel hak ve ödevler,

             3) Devletin temel organları,

             b) Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi, ulusal güvenlik,

             c) Devlet teşkilatı ile ilgili mevzuat,

             ç) İlan edilen kadro ve pozisyonların tabi olduğu personel mevzuatına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat ya da 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili mevzuat,

             d) Türkçe dil bilgisi ve yazışmayla ilgili kurallar,

             e) Halkla ilişkiler,

             f) Etik davranış ilkeleri,

             g) Atama yapılacak kadronun görev alanı ve niteliği ile ilgili konular.”

             MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atama yapılacak kadro/pozisyonların sınıfı, unvanı, derecesi ve adedi ile sınava girecek personelde aranacak şartlar sınavlardan en az kırkbeş gün önce personele duyurulur.”

             MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavlarına ilişkin duyuru üzerine başvuru süresi en az beş işgünü olup başvuruda bulunanların dilekçeleri birimleri aracılığı ile İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına iletilir. İlan edilen kadro ve pozisyonlar için belirlenen başvuru tarihinin son günü itibarıyla aranan nitelikleri taşıyan personel, duyuruda belirtilen şekilde başvuruda bulunabilir. Aylıksız izinde bulunanlar da dahil olmak üzere, ilgili mevzuatı uyarınca verilmesi zorunlu olan izinleri kullanmakta olan personelin, görevde yükselme eğitimi ve sınavına katılmaları mümkündür. Ancak başvuru tarihinin son günü ile sınav tarihi arasıdaki sürede yıllık izin kullanılamaz. Duyurudan önce yıllık izinde bulunanlar, en geç eğitimin başlangıç tarihine kadar izinleri sona erdirmek kaydıyla başvuruda bulunabilirler.”

             MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “MADDE 16 – Görevde yükselme sınavı yazılı olarak yapılır. Görevde yükselme eğitiminin tamamlanmasını müteakip bir ay içinde yazılı sınavın yapılmasına yönelik gerekli protokolün tesis edilmesi amacıyla Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel Müdürlüğüne veya yükseköğretim kurumlarından birine başvuruda bulunulur.

             Sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır.”

             MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Unvan değişikliği sınavı kapsamındaki görevlere, sadece kurumun kendi personeli başvurabilir.”

             “Unvan değişikliği sınavında yüz puan üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır.

             Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar, unvan değişikliği sınavına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler.”

             MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Madde 19 – Sınav kurulu, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavlarına katılacaklar için 12 nci maddeyle öngörülen, belirlenecek görev alanları ve atama yapılacak görevin niteliği ile ilgili konuları ihtiva eden notların hazırlanması veya hazırlattırılması ve ilgili personele verilmesinin sağlanması, sınav sonuçlarının ilanı, yapılacak itirazların sonuçlandırılması ve sınavlara ilişkin diğer işleri yürütür. Gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için eğitim tarihinden en az iki ay önce sınav kurulu bilgilendirilir. Sınav kurulu bu fıkrada öngörülen sınav konularına ilişkin notların, görevde yükselme suretiyle atanacaklar için eğitimin başlayacağı tarihe kadar, unvan değişikliğine tabi görevlere atanacaklar için ise sınav tarihinden en az bir ay önce, ilgili personele verilmesini sağlar. 12 nci maddedeki ortak ders konularına ilişkin ders notları ilgili personel tarafından temin edilir.”

             MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “MADDE 20 – Sınav kurulu kendisine intikal ettiği tarihten itibaren beş iş günü içerisinde sınav sonuçlarını ilan eder ve ilgililere yazılı olarak bildirir.”

             MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “MADDE 21 – Sınava katılanlar kendilerine yazılı olarak bildirilmesinden itibaren beş iş günü içerisinde sınav sonuçlarına itiraz edebilirler.

             Yapılan sınavlarda hatalı sorulara tekabül eden puanlar eşit şekilde diğer sorulara dağıtılır. Ancak soruların yüzde beşinden fazlasının hatalı olduğunun birinci fıkrada belirtilen süre içinde yapılan itirazlar üzerine veya herhangi bir şekilde tespit edilmesi halinde, sınav iptal edilir ve en kısa sürede yeni sınav yapılır. İtirazlar Sınav Kurulunca on gün içinde incelenerek karara bağlanır ve ilgiliye yazılı olarak bildirilir. Sınav Kurulunca verilen karar kesindir.”

             MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

             MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “MADDE 24 – Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı sonucunda başarılı olanlar arasından, üç ay içinde başarı sıralamasına göre duyurulan boş kadro veya pozisyon sayısı kadar atama yapılır. Puanların eşit olması halinde, 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ekinde yer alan EK-1 sayılı Personel Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en yüksek olandan başlamak üzere atama yapılır. Ancak yapılan puanlama sonunda eşitlik olması durumunda, sırasıyla;

             a) 12 nci maddenin (g) bendine ilişkin puanı yüksek olanlara,

             b) Hizmet süresi fazla olanlara,

             c) Daha üst öğrenimi bitirmiş olanlara,

             d) Üst öğrenim mezuniyet notu yüksek olanlara,

             öncelik verilir. Aylıksız izinde olanlar dahil, atanmaya hak kazandıkları kadro veya pozisyona ilişkin görevlerine mevzuatla öngörülen süre içinde başlamayanların söz konusu atanma hakları sona erer.

             Duyurulan kadro veya pozisyonlardan;

             a) Atanma şartlarını taşımadıkları için sınavların geçersiz sayılması veya bu sebeple atamaların iptal edilmesi, atanılan göreve geçerli bir mazeret olmaksızın süresi içinde başlanılmaması ya da atanma hakkından vazgeçilmesi,

             b) Emeklilik, ölüm, memurluktan çekilme veya çıkarılma, başka unvanlı kadro veya pozisyonlara ya da başka bir kuruma naklen atanma, sebepleriyle boş kalan veya boşalanlara, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı tarihinden itibaren iki yıllık süreyi aşmamak üzere aynı unvanlı kadro veya pozisyonlar için yapılacak müteakip sınava kadar, sınavı kazandıkları halde kadro yetersizliği nedeniyle ataması yapılamayan personelin başarı sırasına göre atamaları yapılabilir.”

             MADDE 19 – Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki (e) bendi eklenmiştir.

             “a) Hizmet gruplarındaki alt görev gruplarında yer alan unvanlı kadro veya pozisyonlarda görev yapanların, aynı alt görev grupları içerisinde veya daha alt düzeyde yer alan görevlere atanmalarında, hizmet süresi dışında atanılacak kadro veya pozisyon için aranan şartları taşımak kaydıyla görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranmaz. Ayrıca kendi istekleri halinde Başmühendis, Teknik Şef ve Grup Başmühendisi pozisyonlarının aralarındaki geçişlerinde de sınav şartı aranmaz.”

             “c) Hizmet grupları arasındaki görevde yükselme niteliğindeki unvanlı kadro ve pozisyonlara geçişlerde ve aynı hizmet grubu içerisinde üst unvanlı kadro veya pozisyonlara geçişlerde görevde yükselme eğitimi ve sınavı şartı aranır. Ancak Genel Müdürlükte ve kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.”

             “e) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan ve doktora öğrenimini bitiren personelden, atanılacak görev için aranan hizmet süresine sahip olmaları ve mevzuatla aranan öğrenim şartını taşımaları kaydıyla uzman veya aynı düzeydeki görevler ile daha alt görevlere yapılacak atamalarda bu Yönetmelik uygulanmaz.”

             MADDE 20 – Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “Geçici Madde 1 – 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yayımlandığı 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki ve üç yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinin uygulanması bakımından 4 yıllık yükseköğrenim görmüş kabul edilirler.”

             MADDE 21 – Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 sayılı Değerlendirme Formu yürürlükten kaldırılmıştır.

             MADDE 22 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

             MADDE 23 – Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürü yürütür.

CHP'NİN AÇTIĞI İPTAL DAVALARI İLE İLGİLİ ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

1 Aralık 2010 Çarşamba             Resmî Gazete              Sayı : 27772
 
ATAMA KARARI
 
             

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2008/17   

Karar Sayısı  : 2010/44

Karar Günü  : 25.2.2010

İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet  (Cumhuriyet Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY, K. Kemal ANADOL ve Kemal KILIÇDAROĞLU

İPTAL DAVASININ KONUSU : 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

1) 25. maddesi ile değiştirilen 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 28. maddesinin birinci fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,...” bölümünün,

2) 29. maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Kanun’un  45. maddesinin birinci fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,...” bölümünün,

3) 167. maddesi ile değiştirilen 18.12.1953 günlü, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 4.  maddesinin (A) fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,...” bölümünün,

4) 181. maddesi ile değiştirilen 9.3.1954 günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’un 6. maddesinin (a) fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,...” bölümünün,

5) 273. maddesi ile değiştirilen 4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 87. maddesinin (3) numaralı fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

6) 317. maddesi ile değiştirilen 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

7) 326. maddesi ile değiştirilen 19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

8) 338. maddesi ile değiştirilen 24.4.1969 günlü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

9) 369. maddesi ile değiştirilen 28.7.1981 günlü, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 33. maddesinin (f) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

10) 370. maddesi ile değiştirilen 2499 sayılı Kanun’un  36. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

11) 384. maddesi ile değiştirilen 5.5.1983 günlü, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

12) 387. maddesi ile değiştirilen  5.5.1983 günlü, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 56. maddesinin (4) numaralı bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

13) 430. maddesi ile değiştirilen 14.10.1983 günlü,  2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından,...” bölümünün,

14) 440. maddesi ile değiştirilen 7.6.1985 günlü, 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun 33. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

15) 485. maddesi ile değiştirilen 28.3.2001 günlü, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 8.  maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

16) 538. maddesi ile değiştirilen 18.5.2004 günlü, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 74.  maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,...” bölümünün,

17) 545. maddesi ile değiştirilen 10.6.2004 günlü, 5188 sayılı  Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10.  maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “...kamunun sağlığına karşı suçlar,...” bölümünün,

Anayasa’nın 2., 5., 10., 13., 49., 70. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.

I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ

Dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:

“III. GEREKÇE

1) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci Maddesi ile Değiştirilen 1219 Sayılı Kanunun 28 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyle getirilen kurala göre; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar hekimlik mesleğini icra edemeyeceklerdir.

Bu kural ile doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak hak yoksunluğu (hekimlik mesleğini icra edememe) getirilmektedir. Yasa koyucunun, asli ceza getirme yanında, bu cezaya bağlı olarak kimi kısıtlılıklar öngörüp öngörmeme konularında da anayasal ilkeler çerçevesinde takdir hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Hekimlik mesleği için getirilen söz konusu hak yoksunluğu anayasal ilkelerle bağdaşmamaktadır. Şöyle ki;

A- İptali İstenen Tümcedeki “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı

Milli Savunmaya Karşı Suçlar “5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Altıncı Bölümünde 317 nci ila 325 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Söz konusu maddelerin belirlediği bütün suçlardan hapis cezasına mahkûm olmak, hekimlik mesleğinin icrası için bir hak yoksunluğu nedeni teşkil etmektedir. Bu cümleden olmak üzere, TCK’nun 324 üncü maddesinde düzenlenen ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektiren sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal etme veya geciktirme suçundan diğer bir anlatımla taksirli suçtan mahkûm olan bir hekim, artık bir daha mesleğini icra edemeyecektir. Çünkü iptali istenen tümceyi içeren fıkrada, ”Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” denilerek taksirli suçtan mahkûmiyet halinde meslek ve sanatın icrası belli bir süre ile (üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere) sınırlayan anılan madde hükmünün uygulanması olanağı da ortadan kaldırılmıştır.

Suçlar kural olarak ancak kasten işlenebilir. Kast suçu, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir Taksir, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22 nci maddesinde, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun yasal tanımında belirtilen sonuç öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmıştır.

Genel kural olarak, bütün meslek grupları gibi doktorların da meslek uygulamaları sırasında meydana getirdikleri hukuka aykırı sonuç ve zararlardan kaynaklanan hukuki ve cezai sorumlulukları ve cezai sorumluluklarına bağlı hak yoksunlukları vardır. Nitekim 1219 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 28 inci maddesinde; ağır hapis veya beş seneden fazla hapis veya kamu hizmetlerinden sürekli yasaklama veya meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenmiş bir fiilden dolayı iki defa mahkemece meslek ve sanatın tatili cezasıyla mahkûm olmak, diğer bir anlatımla ciddi ve kasıtlı suçlardan mahkûm olan veya hekimlik mesleğinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmiş suçlardan hakkında sınırlı kısıtlama cezası getirilen hekimler için sürekli hak yoksunluğu öngörülmüştü.

Ancak, taksirli ve de mesleğiyle hiç ilgisi bulunmayan bir suçtan mahkûm olan bir kişinin (hekimin) mesleğini icra etmekten süresiz yoksun bırakılması sonucunu öngören iptali istenen tümcedeki “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” ibaresinin;

Anayasanın 2 nci maddesinde ifadesini bulan ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal devlet niteliği ile devletin temel amaç ve görevlerini belirleyen 5 inci maddesindeki “…..kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırma. .“ kuralı ile “Çalışma hakkı ve ödevi” başlığı altındaki 49 uncu maddenin ikinci fıkrasında vurgulanan “Devlet ‘….. çalışanları korumak ... için gerekli tedbirleri alır.”, 70 inci maddesindeki “…kamu hizmetine alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilemeyeceği” biçimindeki uyulması zorunlu hükümlerle ve 13 üncü maddesindeki “ölçülülük ilkesi” ile bağdaştırması olası görülmemektedir.

Anayasanın 2 nci ve 5 inci maddelerinde belirtilen “hukuk devleti” ilkesine göre işlem ve eylemlerin hukuka uygun olması, hukukun üstünlüğü ilkesinin içtenlikle benimsenmesi, yasakoyucunun çalışmalarında kendisini her zaman Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla bağlı tutması, insan haklarına saygı göstermesi ve bu hakları korumaya, adil ve hukuk düzeni kurarak bunu geliştirmeyi zorunlu sayması gerekir. Yasaların üstünde yasakoyucunun da uymak zorunda bulunduğu Anayasa ve temel hukuk ilkeleri vardır. Anayasada öngörülen devletin amacı ve varlığıyla bağdaşmayan, hukukun ana ilkelerine dayanmayan yasalar kamu vicdanını olumsuz etkiler. İnsanın doğuştan sahip olduğu onurlu bir hayat sürdürme, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını; refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak sosyal hukuk devletinin temel amacı ve görevidir.

İptali istenen tümcedeki “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” ibaresi, Hukuk Devletinin bir gereği olan cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesine uygun düşmemekte ve bu yönüyle de Anayasaya aykırı bir nitelik taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 17.02.2004 tarih ve E.2001/119, K.2004/37 sayılı kararında,

“Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlarından kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yasakoyucu, yalnız yasaların Anayasaya değil, Anayasanın da evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari para cezalarına ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.”

denilmiş ve yine Yüksek Mahkemenin 17.02.2004 tarih ve E.2001/406, K.2004/20 sayılı kararında da,

“Kimseye hak ettiğinden fazla ceza verilemez. Cezaların ağırlık derecesi, kanunkoyucunun takdirinde ise de, takdir korunan hukuksal değeri ihlal derecesine göre olmalıdır. Aynı konuda ki düzenleme, ihlal derecelerine göre yaptırım ve ceza yönünden adaletli, mantıklı, hakkaniyete uygun olmalıdır.”

görüşüne yer verilmiştir.

Anayasanın 49 uncu maddesinde öngörülen “çalışma hakkı”, bir temel hak ve özgürlük olarak anayasal güvenceye bağlıdır. Devlet, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemekle yükümlüdür. Sözü edilen maddenin gerekçesinde “Çalışmanın hak ve ödev olması, sadece ulusal planda Devletin çalışmak isteyenlere iş temin etmek için gereken tedbirleri alacağını ve çalışanların da ancak çalışmak suretiyle gelir temin edeceklerini ifade etmekle kalmaz; ferdi planda da çalışmanın bir hak ve ödev olarak telakki edilmesini gerektirir.” denilmiştir.

Diğer taraftan Anayasanın 13 üncü maddesinde öngörülen ölçülülük ve demokratik toplumun gereklerine uygunluk ilkeleri iptali istenen kural bakımından da geçerlidir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 15.10.2002 tarih ve E.2001/309, K.2002/91 sayılı kararında “…sınırlamaların da temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmaması, demokratik toplum düzeninin gerekli kıldığından fazla olmaması ve ulaşılmak istenilen amacı aşmaması, başka bir anlatımla ölçülülük ilkesiyle uyum içinde bulunması zorunludur” denilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne koşut olarak çoğu zaman ölçülülük ve demokratik toplumun gereklerine uygunluk ilkelerini bir arada kullanmakta ve meşru bir nedene dayansa bile yasal sınırlamanın “demokratik bir toplumda zorunlu bir tedbir niteliği taşımasını” aramaktadır. Bu ilkeler bizim Anayasamızda temel hak ve özgürlüklere ilişkin genel bir koruma maddesi olan 13 üncü madde içinde yer aldığına göre, AİHM’nin bu yaklaşımının, temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı tüm yasal düzenlemelerde gözönünde tutulması, insan hakları kavramının evrensel niteliğine de uygun düşer.

Anayasasının 70 inci maddesinde, her Türk’ün, kamu hizmetlerine girme haklarına sahip olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Bu bağlamda hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayırımın gözetilmeyeceğini kurala bağlayan Anayasanın 70 inci maddesi uyarınca kamu görevlileri hakkında yasalarda öngörülen kısıtlamaların hizmetin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesi amacına uygun olması gerekmektedir. Yani kısıtlama ile yürütülen hizmet arasında günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması gerekmektedir.

Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal etme veya geciktirme suçundan mahkûm olan bir hekimin bu mahkûmiyetinin, yürüteceği hekimlik hizmetini ne şekilde etkileyeceği konusunda günün koşullarına uygun bir neden – sonuç bağı kurulamayacağı çok açıktır. Bu nedenle böyle bir yasaklamanın temel hakkın özüne dokunulamayacağını öngören Anayasanın 13 üncü maddesine de uyarlık göstermeyeceği de açıktır.

Öte yandan, 3581 sayılı Yasa’yla katılmış olduğumuz Avrupa Sosyal Şartı’nın başlangıç kısmında: “Sosyal haklardan yararlanmanın ırk, renk, cinsiyet ... ayrımı yapılmaksızın güvence altına alınması” gereği belirtilmekte; I. Bölümün 14 üncü maddesi “Herkes sosyal refah hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir” hükmünü içermekte ve II. Bölüm, 1 inci madde de çalışma hakkının etkin kullanımını sağlamak üzere taraf devletlerin, işçinin serbestçe girdiği bir meslekte hayatını kazanma, ücretsiz iş bulma hizmetlerini sağlamayı ve uygun mesleğe yöneltmeyi taahhüt ettiklerini açıklamaktadır.

“Anayasanın 90 ıncı maddesinde, “... usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir” denildikten sonra, bunların Anayasaya aykırılığının iddia edilemeyeceği bildirilmiştir.

Anayasadaki bu düzenleme, kurallar hiyerarşisinde andlaşmaların ulusal yasalardan daha üstün olduğu görüşüne dayanak oluşturmuştur.

Anayasaya aykırılığı ileri sürülemediği için, uluslararası andlaşmalar ulusal yasaların üstünde ve Anayasal normlara yakın konumda görülmüştür. Bu düşünce, uluslararası andlaşmalardan doğan yükümlülüklere de Anayasal bir üstünlük tanındığının öne sürülmesine yol açmış ve bu üstünlük, “ahde vefa” ilkesinin bir gereği olarak tanımlanmıştır. Diğer yandan Anayasanın 90 ıncı maddesinde yapılan son değişiklikte, temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunların aynı konuda yaptığı düzenlemelerde çatışma olması halinde andlaşma hükümlerinin uygulanacağı yolundadır.

İptali istenen tümcedeki söz konusu ibare, çalışma hakkının etkin kullanımını sağlama görevini veren Avrupa Sosyal Şartı ile bağdaştırılması mümkün bulunmayan bir düzenleme olduğundan Anayasanın 90 ıncı maddesine de aykırı düşmektedir.

Yine, iptali istenen bu kuralın, Anayasanın 10 uncu maddesindeki ‘Kanun önünde eşitlik ilkesi’ ne de ters düştüğünü söylemek gerekir. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında vurgulandığı gibi, Anayasanın 10 uncu maddesinde öngörülen kanun önünde eşitlik, eylemli değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasanın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.

Bu bağlamda hekimlerin mesleklerini icra etme yönünden hemşireler ile aynı hukuki durumda oldukları yadsınamaz. 5728 sayılı Kanunun 175 inci maddesi ile temel ceza kanunlarına uyum amacıyla 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 11 inci maddesinde yapılan değişikliğe göre; bu Yasa’nın 3 üncü madde hükümlerine riayet etmeyen, 4 üncü maddede yazılı vazife ve salahiyet hudutlarını tecavüz eden ve 5 inci maddenin ikinci fıkra hükmünü yerine getirmeksizin serbest çalışan hemşirelere sadece yüz Türk Lirası idarî para cezası verilmesi öngörülmüş, hemşirelere mahkûm olacakları her hangi bir suçtan dolayı hak yoksunluğu getirilmemiştir. Bu durunda taksirli bir suçtan mahkûm olan bir hemşire TCK’nun 53 üncü maddesine göre üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleğini icra edemeyecektir. İptali istenen tümceye göre seferberlikle ilgili görevlerini ihmal etme veya geciktirme suçundan diğer bir anlatımla taksirli suçtan mahkûm olan bir hekim, artık bir daha mesleğini süresiz icra edemeyecektir.

Açıklanan bu durum, temel ceza kanunlarına uyum amacıyla 5728 sayılı Yasa’nın 174 üncü maddesiyle 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde; 265 inci maddesiyle 7472 sayılı Ziraat Yüksek Mühendisliği Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklikler dolayısıyla kimyagerler ve kimya mühendisleri ile ziraat mühendisleri için de aynen söz konusudur. Yani belirtilen meslekler için, iptali istenen kuralın öngördüğü şekilde bir mahkûmiyet nedeniyle bu mesleklerin icrasını yasaklayan hak yoksunluğu getirilmemiştir. Böyle bir durum ise, temel ceza kanunlarına uyum amacıyla yapılan bir düzenlemede, söz konusu mesleklerin yürüttüğü hizmet ile iptali istenen kuralın öngördüğü bir mahkûmiyetten dolayı hak yoksunluğu getirilmesi arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden – sonuç bağının kurulamadığının açık bir göstergesi olduğu gibi hekimler için aynı nedenle getirilen hak yoksunluğunun, “kanun önünde eşitlik” ilkesine aykırılığının da bir kanıtıdır.

Açıklanan nedenlerle, iptali istenen tümcedeki “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” ibaresi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırıdır.

B- İptali İstenen Tümcedeki “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı

“Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Yedinci Bölümünde 326 ncı ila 339 uncu maddelerinde düzenlenmiştir

Söz konusu maddelerin belirlediği bütün suçlardan hapis cezasına mahkûm olmak, hekimlik mesleğinin icrası için bir hak yoksunluğu nedeni teşkil etmektedir. Bu cümleden olmak üzere;

- TCK’nun “Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik” başlığını taşıyan 333 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasında “Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.”,

- TCK’nun “Yasaklanan bilgileri açıklama” başlıklı 336 ncı maddesinin (3) numaralı fıkrasında” Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan hâlde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hâlde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.”,

- TCK’nun “Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi” başlıklı 338 inci maddesinde “Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.“,

hükümlerine yer verilmiştir.

Bu hükümlerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere Türk Ceza Kanunu’nun “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” suçları başlıklı Yedinci Bölümünün yukarıda değinilen maddelerinde belirtilen suçları; taksirle işleyen, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak suçun işlenmesini mümkün kılan veya kolaylaştıran bir hekim, bu fiilinden dolayı altı ay hapse mahkûm olduğu takdirde bir daha hekimlik mesleğini icra edemeyecektir.

İptali istenen tümcedeki “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” ibaresi de yukarıda ve (A) başlığı altında belirttiğimiz nedenlerle Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırıdır.

C- İptali İstenen Tümcedeki “Kamunun sağlığına karşı suçlar” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı

“Kamunun sağlığına karşı suçlar” 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Üçüncü Bölümünde 185 inci ila 196 ıncı maddelerinde düzenlenmiştir

Söz konusu maddelerin belirlediği bütün suçlardan hapis cezasına mahkûm olmak, hekimlik mesleğinin icrası için süresiz hak yoksunluğu nedeni teşkil etmektedir. Bu cümleden olmak üzere;

- TCK’nun “Zehirli madde katma” başlıklı 185 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasında, (1) numaralı “…fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi hâlinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.“

- TCK’nun 193 üncü maddesinde ”İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

- TCK’nun 194 üncü maddesinde “Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.“

- TCK’nun 195 inci maddesinde “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

- TCK’nun 196 ncı maddesinde “Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Bu hükümlerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere Türk Ceza Kanunu’nun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Üçüncü Bölümünün yukarıda değinilen maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların azami haddi bir yıl hapis cezasıdır.

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak gerek TCK’nun 185 inci maddesindeki, gerek değinilen diğer maddelerdeki suçu işleyen ve bu fiilinden dolayı azami bir yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan bir hekim, bir daha hekimlik mesleğini icra edemeyecektir. Böyle bir düzenlemenin, ihlal derecelerine göre yaptırım ve ceza yönünden adaletli, mantıklı, hakkaniyete uygun olmadığı kuşkusuzdur.

İptali istenen tümcedeki “kamunun sağlığına karşı suçlar” ibaresi de yukarıda ve (A) başlığı altında belirttiğimiz nedenlerle Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

2) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29 uncu Maddesi ile Değiştirilen 1219 Sayılı Kanunun 45 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan hapis cezasına mahkûm olanların, azami bir yıl ve daha az hapis cezasına mahkûm olanların diş hekimliği mesleğini süresiz icra edemeyecekleri hükme bağlanmaktadır. Bu kural ile doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak ve cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesine aykırı bir şekilde hak yoksunluğu (diş hekimliği mesleğini icra edememe) getirilmektedir.

Yukarıda (1) numaralı başlık altında açıklanan nedenlerle, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29 uncu maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

3) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 167 nci Maddesi ile Değiştirilen 18.12.1953 Tarihli ve 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4 üncü Maddesinin (A) Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” Tümcelerinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla 6197 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasında değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan hapis cezasına mahkûm olanların, azami bir yıl ve daha az hapis cezasına mahkûm olanların eczacılık mesleğini süresiz icra edemeyecekleri hükme bağlanmaktadır. Bu kural ile doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak ve cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesine aykırı bir şekilde hak yoksunluğu (eczacılık mesleğini icra edememe) getirilmektedir.

Böyle bir düzenleme öncelikle, Anayasanın 10 uncu maddesindeki ‘Kanun önünde eşitlik ilkesi’ ne aykırıdır. Şöyle ki;

5728 sayılı Yasa’nın 43 üncü maddesiyle 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununun 19 uncu maddesinde yapılan değişiklikte de; Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, idarî para cezası verileceği ve. bu müstahzarların kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde de 18 inci maddede yazılı ceza tatbik olunacağı yani ruhsatnamenin geri alınacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükmün incelenmesinden de anlaşılacağı üzere ilaç firmaları için, suç teşkil eden fiilin bilerek (kasten) işlenmesi halinde hak yoksunluğuna yani ruhsatnamenin geri alınmasına hükmedilmesi öngörülmektedir. Hâlbuki iptali istenen tümce ile eczacılar için taksirli fiillerinden dolayı da süresiz hak yok yoksunluğu öngörülmüştür.

Eczacılar ile ilaç firmalarının, yürüttükleri hizmet yani ilaç satmaları konusunda aynı hukuki durumda oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında farklı kurallar öngörülmesi Anayasanın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.

Bu nedenle ve yukarıda (1) başlık altında açıklanan nedenlerle, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 167 nci Maddesi ile değiştirilen 18.12.1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu,13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

4) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 181 inci Maddesi ile Değiştirilen 09.03.1954 Tarihli ve 6343 Sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği işlere Dair Kanunun 6 ncı Maddesinin (a) Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 6343 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (a) fıkrasında değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan hapis cezasına mahkûm olanların, azami bir yıl ve daha az hapis cezasına mahkûm olanların veteriner hekimlik mesleğini süresiz icra edemeyecekleri. Bu kural ile doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak ve cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesine aykırı bir şekilde hak yoksunluğu (veteriner hekimlik mesleğini icra edememe) getirilmektedir.

Yukarıda (1) başlık altında açıklanan nedenlerle, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 181 inci maddesi ile değiştirilen 09.03.1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği işlere Dair Kanunun 6 ncı maddesinin (a) fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

5) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 273 üncü Maddesi ile Değiştirilen 213 Sayılı Kanunun 87 nci Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 87 nci maddesinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olan memur dışındaki kişiler için takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara seçilme yasağı getirilmektedir.

Hak yoksunluğu getirilen takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlar 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre kamu hizmeti yaptıkları kuşkusuzdur.

213 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 87 nci maddesinde söz konusu hak yoksunluğu; ancak ağır hapis veya şeref ve haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasıyla hükümlü olma (yani kasıtlı ciddi suçlardan mahkûmiyet) ve vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olma (yani anılan komisyonların yürüttükleri hizmetle doğrudan ilgili suçtan mahkûmiyet) halleri için öngörülmüştü.

İptali istenen tümcenin getirdiği kural ile taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu, yani kısıtlama ile anılan maddede belirtilen komisyonların yürüttükleri hizmet arasında günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmadığı açıktır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 273 üncü maddesi ile değiştirilen 213 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (3) numaralı fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

6) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 317 nci Maddesi ile Değiştirilen 14.07.1965 Tarihli ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 48 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının (A) Bendinin (5) Numaralı Alt Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, Devlet memurluğuna alınmada aranacak genel şartlarda değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların memur olamayacakları hükme bağlanmakta, diğer bir anlatımla memur olmak için süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

657 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 48 inci maddesinde, taksirli suçlar ve bu maddede sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç tutulmuş iken iptali istenen tümceyle getirilen kural ile böyle bir ayrım yapılmaksızın “5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; Altıncı Bölümünde 317 nci ila 325 inci maddelerinde düzenlenen “milli savunmaya karşı suçlar” ile Yedinci Bölümünde 326 ncı ila 339 uncu maddelerinde düzenlenen “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” suçlarının tamamı memuriyete alınmadaki hak yoksunluğunun kapsamı içine alınmıştır.

Bu durumda yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 317 nci maddesi ile değiştirilen 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

7) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 326 ncı Maddesi ile Değiştirilen 19.03.1969 Tarihli ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 5 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlığa kabulde engeller” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların avukatlık mesleğine kabul istemlerinin reddolunacağı hükme bağlanmaktadır Bu kural ile doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak süresiz hak yoksunluğu (avukatlık mesleğini icra edememe) getirilmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun değişiklikten önceki 5 inci maddesinde “taksirli suçlar hariç” denilmek suretiyle söz konusu suçlar getirilen sınırlamanın dışında bırakılmıştı. İptali istenen tümceyle getirilen kural ile böyle bir ayrım yapılmaksızın “5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; Altıncı Bölümünde 317 nci ila 325 inci maddelerinde düzenlenen “milli savunmaya karşı suçlar” ile Yedinci Bölümünde 326 ncı ila 339 uncu maddelerinde düzenlenen “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” suçlarının tamamı ve bu arada yürütülecek hizmetle günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün olmayan taksirli suçlar memuriyete alınmadaki hak yoksunluğunun kapsamı içine alınmıştır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 326 ncı Maddesi ile değiştirilen 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu,13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

8) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 338 inci Maddesi ile Değiştirilen 1163 Sayılı Kanunun 56 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasının (3) Numaralı Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun yönetim kurulu üyelik şartlarını belirleyen 56 ncı maddesinde değişiklik yapılmakta ve “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların kooperatiflerin yönetim kurulunda görev yapamayacakları hükme bağlanmaktadır.

1163 sayılı Kanunun bu değişiklikten önceki 56 ncı maddesinde kooperetiflerin yönetim kurullarında görev yapmak için Türk Ceza Kanunu’nun zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suistimal, sahtekarlık, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, emniyeti suistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin suçlardan (yani kasıtlı ve ciddi suçlardan) veya bu Kanuna göre (yani kooperatiflerin yürüttükleri hizmetle ilgili suçlardan) mahkûm olmamak.” şartı aramaktaydı.

İptali istenen tümcenin getirdiği kuralla hiç bir ayrım gözetilmeksizin ve suçun ağırlığı da dikkate alınmaksızın taksirli suçlara bağlı olarak hak yoksunluğu getirilmiştir. Böyle bir kısıtlama ile kooperatiflerin yönetim kurullarında yürütülen hizmet arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmadığından çalışma hakkının ölçülülük ilkesine aykırı olarak özünden zedelendiği açıktır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 338 inci Maddesi ile değiştirilen 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

9) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 369 uncu Maddesi ile Değiştirilen 2499 Sayılı Kanunun 33 üncü Maddesinin (f) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Aracı Kurum’ların kuruluş şartlarını belirleyen 33 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile bu Kurumların kuruluşuna izin verilebilmesi için kurucularının Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olmamaları gerektiği öngörülmekte, dolayısıyla bu suçlardan mahkûm olanlara, Aracı Kurumun kurucusu olamayacakları şeklinde süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

2499 sayılı Kanunun değişikten önceki 33 üncü maddesine göre, Aracı Kurumun kurucularının müflis olmadığının (kurumun yürüttüğü hizmetle bağdaşmadığından) veya yüz kızartıcı bir suçtan (kasıtlı suçtan) dolayı hükümlülüklerinin bulunmadığının tespit edilmiş olması şartı aranmaktaydı.

Aracı Kurum, Sermaye Piyasası Kurulu kaydına alınacak sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık eden kurumlardır (2499 S.K.m.30,).

İptali istenen tümcenin öngördüğü kuralla, taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Aracı Kurumların yürüttüğü hizmet (sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık yapma) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmadığından çalışma hakkının ölçülülük ilkesine aykırı olarak özünden zedelendiği açıktır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 369 uncu maddesi ile değiştirilen 2499 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (f) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

10) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 370 inci Maddesi ile Değiştirilen 2499 Sayılı Kanunun 36 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasının (f) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Yatırım Ortaklıkları’nın kuruluş ve faaliyet şartlarını belirleyen 36 ncı maddesinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların Yatırım Ortaklığının kurucusu olamayacakları şeklinde süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

2499 sayılı Kanunun değişikten önceki 33 üncü maddesine göre, Yatırım Ortaklığı kurucularının müflis olmadığının (kurumun yürüttüğü hizmetle bağdaşmadığından) veya yüz kızartıcı bir suçtan (kasıtlı suçtan) dolayı hükümlülüklerinin bulunmadığının tespit edilmiş olması şartı aranmaktaydı.

Yatırım ortaklıkları sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföylerini işletmek amacıyla kurulan anonim ortaklıklardır (2499 S.K.m.35).

İptali istenen tümceyle taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile yatırım ortaklıklarının yürüttüğü hizmet (sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföylerini işletmek) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmadığından çalışma hakkının ölçülülük ilkesine aykırı olarak özünden zedelendiği açıktır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 370 inci Maddesi ile değiştirilen 2499 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

11) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 384 üncü Maddesi ile Değiştirilen 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun 5 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun “Kurucularda aranacak nitelikler” başlıklı 5 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ve sendika kurucularının Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından tümcesinin” kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olmamaları gerektiği öngörülmekte, dolayısıyla bu suçlardan mahkûm olanlara, sendika kurucusu olamayacakları şeklinde süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

2821 sayılı Sendikalar Kanununun değişikten önceki 5 inci maddesinde, sendika kurucusu olabilmek için “…taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hüküm giymemiş bulunmak” şartı aranmaktaydı.

İptali istenen tümceyle taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile sendikaların yürüttüğü hizmet (İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmadığından çalışma hakkının ölçülülük ilkesine aykırı olarak özünden zedelendiği açıktır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 384 üncü Maddesi ile değiştirilen 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

12) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 387 nci Maddesi ile Değiştirilen 05.05.1983 Tarihli ve 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun 56 ncı Maddesinin (4) Numaralı Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 05.05.1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun Yüksek Hakem Kuruluna işçi ve işverenler adına seçilecek üyelerde aranacak nitelikleri belirleyen 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından” tümcesinin kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların Yüksek Hakem Kuruluna seçilemeyecekleri öngörülmekte, dolayısıyla bu suçlardan mahkûm olanlara, anılan Kurul’a işçi veya işveren temsilcisi olarak katılma konusunda hak yoksunluğu getirilmektedir.

Kararları kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olup, çalışma usul ve tarzı ile çalışmasına ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin esasları tüzükle düzenlenen (2822 s.K.m.55, m.65) Yüksek Hakem Kurulunun kamu hizmeti yürüttüğü kuşkusuzdur. Bu nedenle getirilen hak yoksunluğu kamu hizmetlerine girme hakkını da özünden zedelemektedir.

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun değişiklikten önceki 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde “taksirli suçlar hariç” denilmek suretiyle söz konusu suçlar getirilen sınırlamanın dışında bırakılmıştı.

İptali istenen tümceyle taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Yüksek Hakem Kurullarının yürüttüğü hizmet (toplu iş uyuşmazlıklarının barışçı yollarla çözülmesi) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 387 nci maddesi ile değiştirilen 05.05.1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

13) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 430 uncu Maddesi ile Değiştirilen 2920 Sayılı Kanunun 18 inci Maddesinin İkinci Fıkrasının (b) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun Ticari Hava İşletmelerinin izin şartlarını belirleyen 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından” tümcesinin kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların söz konusu işletmelerde kurucu ortak veya temsile yetkili yönetici olamayacakları şeklinde süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

2920 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 18 inci maddesinde Ticari Hava İşletmecisi gerçek veya tüzelkişilerin kurucu ortakları ile temsile yetkili yöneticilerinin; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma veya Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının Birinci babında yer alan Devletin şahsiyetine karşı cürümler veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçlarından (yani kasıtlı ve ciddi suçlardan) veya Türk Ceza Kanununun 384 üncü maddesinde yer alan nakliye ve muhabere vasıtaları aleyhindeki suçlardan (yani Sivil Hava İşletmelerinin yürüttükleri hizmetle ilgili suçlardan) hüküm giymiş olmamaları öngörülmüştü.

İptali istenen tümceyle taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Sivil Hava İşletmelerinin yürüttükleri hizmet (ticari amaçla, ücret karşılığında hava araçlarıyla yolcu veya yük veya yolcu ve yük taşımaları ile ticari amaçla diğer faaliyetlerde bulunmaları) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 430 uncu maddesi ile değiştirilen 2920 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından” tümcesi, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

14) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 440 ıncı Maddesi ile Değiştirilen 07.06.1985 Tarihli ve 3224 Sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunun 33 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (e) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunun Oda ve Birlik organlarına seçilme yeterliğini belirleyen 33 üncü maddesinin (e) bendinde değişiklik yapılmakta ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, “milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluk suçlarından” tümcesinin kapsamına giren taksirli suçlardan hapis cezasına mahkûm olan meslek mensuplarının oda ve birlik organlarına seçilemeyecekleri hükme bağlanmakta diğer bir anlatımla meslek mensupları için süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

Böyle bir sınırlama, 3224 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 33 üncü maddesinde “Taksirli suçlar hariç, toplam altı aydan fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar” için öngörülmüştü.

İptali istenen tümce ile taksirli suçlara bağlı olarak getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Oda ve Birliklerin yürüttüğü hizmet (diş hekimliği mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve hastaları ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak) arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Türk Diş Hekimleri Birliği tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup (3224 s.K.m.19), yürüttüğü hizmetin kamu hizmeti olduğu açıktır. Bu nedenle getirilen hak yoksunluğu kamu hizmetlerine girme hakkını da özünden zedelemektedir

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 440 ıncı Maddesi ile değiştirilen 07.06.1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

15) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 485 inci Maddesi ile Değiştirilen 28.03.2001 Tarihli ve 4632 Sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Kanunun 8 inci Maddesinin Dördüncü Fıkrasının (g) Bendinin (3) Numaralı Alt Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 28.03.2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Kanunun Emeklilik şirketlerinin kuruluş esasları ve kuruluş iznini öngören 8 inci Maddesinin Dördüncü Fıkrasının (g) Bendinin (3) numaralı alt bendinde değişiklik yapılmakta ve “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesinin kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların emeklilik şirketlerinin kurucusu olamayacakları hükme bağlanmakta yani bu konuda süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

4632 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 8 inci maddesinde taksirli suçlar hak yoksunluğunun dışında bırakılmıştır.

İptali istenen tümce ile getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Oda ve Birliklerin yürüttüğü hizmet arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda, yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 485 inci Maddesi ile değiştirilen 28.03.2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

16) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 538 inci Maddesi ile Değiştirilen 18.05.2004 Tarihli ve 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunun 74 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (d) Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi de içeren kuralla, 5174 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi değiştirilmekte ve “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesinin kapsamına giren taksirli suçlardan mahkûm olanların Odalar ve Borsalar Birliğinde genel sekreter olamayacakları hükme bağlanmakta yani bu konuda süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

5174 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 74 üncü maddesinde taksirli suçlar belirtilen hak yoksunluğunun dışında bırakılmıştı.

İptali istenen tümce ile getirilen hak yoksunluğu yani kısıtlama ile Oda ve Borsalar Birliğinin yürüttüğü hizmet arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Odalar; üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslekî disiplin, ahlâk ve dayanışmayı korumak ve bu Kanunda yazılı hizmetler ile mevzuatla odalara verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır (5174 s.K.m.4). Bu nedenle getirilen hak yoksunluğu kamu hizmetlerine girme hakkını da özünden zedelemektedir.

Açıklanan ve yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 538 inci maddesi ile değiştirilen 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

17) 23.01.2008 Tarihli ve 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 545 inci Maddesi ile Değiştirilen 5188 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (d) Bendinin “kamunun sağlığına karşı suçlar” Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı

İptali istenen tümceyi içeren kuralla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde değiştirilmekte ve kamunun sağlığına karşı suçlar tümcesinin kapsamına giren TCK’nun 185 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki suçu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak işleyenler ile aynı kapsama dahil diğer maddelerdeki suçu işleyen ve bu fiilinden dolayı azami bir yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların özel güvenlik görevlisi olamayacakları hükme bağlanmakta yani bu konuda süresiz hak yoksunluğu getirilmektedir.

5188 sayılı Kanunun değişiklikten önceki 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, taksirli suçlar hariç tutulmuş iken iptali istenen ibare ile getirilen kuralla böyle bir ayrım yapılmadığı gibi işlenen suçun ağırlığı da dikkate alınmaksızın diğer bir anlatımla “cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesi” ne aykırı olarak özel güvenlik görevlisi olma konusunda süresiz hak yoksunluğu öngörülmüştür.

Öte yandan, iptali istenen “kamunun sağlığına karşı suçlar” ibaresinin kapsamına giren suçlar ile özel güvenlik görevlilerinin yürüttüğü hizmet arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden sonuç bağının kurulması da mümkün bulunmamaktadır.

Açıklanan ve yukarıda (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 545 inci maddesi ile değiştirilen 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.

IV. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ

Çağdaş ceza hukuku doktrininde cezanın amacı suçun önlenmesi, suçlunun ıslahı yani rehabilitasyonudur. Ceza, suçun karşılığıdır. Ceza suçla orantılı olmalı ve kişinin şahsına uymalıdır.

“Meslek ve sanatın yasaklanması” doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezaların yanında, bu cezaya ek olarak getirilen bir güvenlik tedbiridir. Böyle bir tedbirin, görülen meslek ve sanatla ilgisi olmayan taksirli suçları da kapsamına alarak ve “cezaların işlenen suçla orantılı olması ilkesi” ne aykırı olarak süresiz hak yok yoksunluğunu öngörecek şekilde uygulanması halinde sonradan giderilmesi güç ya da olanaksız durum ve zararlar doğabileceği açıktır.

Diğer taraftan, Anayasal düzenin en kısa sürede hukuka aykırı kurallardan arındırılması, hukuk devleti sayılmanın gereğidir. Anayasaya aykırılığın sürdürülmesinin, bir hukuk devletinde subjektif yararların üstünde, özenle korunması gereken hukukun üstünlüğü ilkesini de zedeleyeceği kuşkusuzdur. Hukukun üstünlüğü ilkesinin sağlanamadığı bir düzende, kişi hak ve özgürlükleri güvence altında sayılamayacağından, bu ilkenin zedelenmesinin hukuk devleti yönünden giderilmesi olanaksız durum ve zararlara yol açacağında duraksama bulunmamaktadır.

Arz ve izah olunan nedenlerle, iptali istenen hükümlerin iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerin de durdurulması gerekmektedir.

V. SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;

1) 25 inci maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

2) 29 uncu maddesi ile değiştirilen 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

3) 167 nci Maddesi ile değiştirilen 18.12.1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

4) 181 inci maddesi ile değiştirilen 09.03.1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği işlere Dair Kanunun 6 ncı maddesinin (a) fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

5) 273 üncü maddesi ile değiştirilen 213 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (3) numaralı fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

6) 317 nci maddesi ile değiştirilen 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

7) 326 ncı Maddesi ile değiştirilen 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 10 uncu, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

8) 338 inci Maddesi ile değiştirilen 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı Bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

9) 369 uncu maddesi ile değiştirilen 2499 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (f) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

10) 370 inci Maddesi ile değiştirilen 2499 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

11) 384 üncü Maddesi ile değiştirilen 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

12) 387 nci maddesi ile değiştirilen 05.05.1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

13) 430 uncu maddesi ile değiştirilen 2920 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından” tümcesi, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

14) 440 ıncı Maddesi ile değiştirilen 07.06.1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

15) 485 inci Maddesi ile değiştirilen 28.03.2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

16) 538 inci maddesi ile değiştirilen 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu, 70 inci ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

17) 545 inci maddesi ile değiştirilen 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “kamunun sağlığına karşı suçlar” tümcesi Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü, 49 uncu ve 90 ıncı maddelerine aykırı olduğundan,

iptallerine ve uygulanmaları halinde giderilmesi güç ya da olanaksız zarar ve durumlar doğacağı için dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesine ilişkin istemimizi saygı ile arz ederiz.”

II-  YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un iptali istenilen maddeleri şöyledir;

“MADDE 25- 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 28- Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir.

İcrayı sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diplomaları geri alınır.”

“MADDE 29- 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 45- Diş hekimliği mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir.

İcrayı sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diploma veya ruhsatnameleri geri alınır.”

“MADDE 167- 18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4- Aşağıda yazılı haller eczacılık yapmaya manidir:

A) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak.

B) Başka memleketlerde sanatını icradan menedilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu İcra Vekilleri Heyetince kabul edilmiş olmak;

C) Sanatını yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak;

Ç) Sanatını yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak.”

 “MADDE 181- 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 6- Aşağıda yazılı haller, veteriner hekimlik mesleğinin icrasına mani teşkil eder:

a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak.

b) Bu Kanun ile teşekkül eden Haysiyet veya Yüksek Haysiyet Divanı kararları ile meslekini icradan menolunmak.

c) Yüksek Haysiyet Divanınca haklarında diplomalarının istirdadı kararı ittihaz edilmek.”

“MADDE 273- 213 sayılı Kanunun 87 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 87- Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:

1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak.

2. Medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak.

3. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından mahkûm olmamak.

4. Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş olmak.

5. Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.”

“MADDE 317- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

“MADDE 326- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,”

“MADDE 338- 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı  bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak.”

“MADDE 369- 2499 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Kurucularının müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

“MADDE 370- 2499 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Kurucularının müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

“MADDE 384- 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar olmak ve ayrıca; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması şarttır.”

“MADDE 387- 5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması ve siyasi partilerin organlarında görevli olmamak,”

“MADDE 430- 2920 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İzin belirli şartlara ve süreye bağlanabilir. İzin belgesi,

a) Milli güvenliğin veya kamu düzeninin tehlikeye girebileceği durumlarda,

b) Gerçek kişilerin veya tüzel kişilerin kurucu ortakları ile temsile yetkili yöneticilerinin; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, bankacılık, sermaye piyasası ve kaçakçılık mevzuatında tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar ile hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, parada, paraya eşit sayılan değerlerde, kıymetli damgada, mühürde, resmi belgede, özel belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından ya da ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçlarından dolayı mahkûm edilmiş olması hâlinde,

verilmez.”

“MADDE 440- 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“e) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar,”

“MADDE 485- 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun  8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Müflis veya konkordato ilan etmiş olmaması, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

“MADDE 538- 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar.”

“MADDE 545- 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde Anayasa’nın 2., 5., 10., 13., 49., 70. ve 90. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI,  Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla 20.3.2008 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup  incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Dava Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamları

İptal davasına konu olan kurallarla düzenlenen meslek ve görevlilerden; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, veteriner hekimler için “milli savunmaya karşı suçlar”, “devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” ve “kamunun sağlığına karşı suçlar”, takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara memurların dışında seçilecek kimseler, memurlar, avukatlar, kooperatif yönetim kurulu üyeleri, aracı kurumların kurucuları, yatırım ortaklıklarının kurucuları, sendika kurucuları, Yüksek Hakem Kurulu’na işçi ve işverenler adına seçilecek üyeler, ticari hava işletmelerinde gerçek kişilerin veya tüzel kişilerin kurucu ortakları ile temsile yetkili yöneticileri, Türk Diş Hekimleri Birliği’nin organlarına seçilecek meslek mensupları, emeklilik şirketi kurucuları, oda ve borsa genel sekreteri için “milli savunmaya karşı suçlar” ve “devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk”, özel güvenlik görevlileri için “kamunun sağlığına karşı suçlar”dan mahkûmiyet hallerinde bu meslekler ya da görevler Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile icra edilemeyecektir. Türk Ceza Kanunu’nun ikinci bölümünde “Güvenlik Tedbirleri” ana başlığı altında yer alan 53. maddesi “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” kenar başlığı altında düzenlenmiş, kişinin kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olması halinde mahkûmiyetin kesinleşmesiyle başlayıp hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eden hak yoksunluğunu öngörmüştür. İptal davasına konu kurallarda ise Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinden farklı olarak bu suçların kasıtlı veya taksirli işlenmeleri arasında bir fark gözetilmemiş ve mahkûmiyet halinde süresiz olarak belirli mesleklerin ya da görevlerin yapılması konusunda hak yoksunluğu getirilmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 317 ila 325. maddelerinde dokuz madde halinde düzenlenmiş milli savunmaya karşı suçlar ile korunmak istenen hukuki yarar milli savunma, 326 ila 339. maddelerinde ondört madde halinde düzenlenmiş olan Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile korunmak istenen hukuki yarar devletin güvenliği, milli savunma, iç ve dış siyasal yararlar, 185 ila 196. maddelerinde de oniki madde halinde düzenlenen kamunun sağlığına karşı suçlar ile korunmak istenen hukuki yarar ise kamunun sağlığıdır.

Dava konusu bölümlerde yer alan suçlar, kasıtla işlenen, müebbet ve uzun süreli hapis cezası gerektiren suçlardan taksirle işlenen veya altı aya kadar hapis cezasını gerektiren suçlara kadar çeşitlilik göstermektedir.

B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

Dava dilekçesinde, iptali istenen maddelerde, milli savunmaya, kamunun sağlığına ve Devlet sırlarına karşı suçlar ile  casusluk suçlarından hapis cezasına mahkûm olanların, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, belirli meslek ve görevleri icra edemeyecekleri, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezalara ek olarak hak yoksunluğunun getirildiği; söz konusu düzenlemelerin bir bölümünde mesleğiyle hiç ilgisi bulunmayan bir suçtan veya  azami haddi bir yıl yada daha az hapis cezasını gerektiren veya dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak taksirli bir suçtan mahkûm olan bir kişinin mesleğini icra etmekten süresiz yoksun bırakılması sonucunun öngörüldüğü; yasa koyucu, asli cezanın yanında bu cezaya bağlı olarak kimi kısıtlılıklar öngörüp öngörmeme konularında anayasal ilkeler çerçevesinde takdir hakkına sahip olmakla birlikte, söz konusu hak yoksunluklarının Anayasanın 2. ve 5. maddelerinde ifadesini bulan “Hukuk Devleti” ilkesi ile bağdaşmadığı, bu meslek mensuplarının yürüttüğü hizmet ile iptali istenen kuralların öngördüğü mahkûmiyetten dolayı hak yoksunluğu getirilmesi arasında, günün koşullarına ve gerçeklerine uyan ve zorunlu bir neden-sonuç bağının bulunmadığı, yaptırımların işlenen suçla orantısızlığının adaletsiz  ve  hakkaniyete aykırı olduğu, söz konusu meslek veya görev sahiplerinin  mesleklerini veya görevlerini icra etme yönünden diğer meslek mensupları ile aynı hukuki durumda bulunmaları nedeniyle iptal istemine konu bölümlerdeki meslek mensupları ile görevliler yönünden getirilen farklı kuralların kanun önünde eşitlik ilkesi, ölçülülük ve demokratik toplumun gereklerine uygunluk ilkesi, çalışma hakkı, kamu hizmetine alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilemeyeceği ilkesi ve çalışma hakkının etkin kullanımını sağlama görevini veren Avrupa Sosyal Şartını da ihlâl etmesi nedeniyle  Anayasanın 2., 5., 10., 13., 49., 70. ve 90. maddelerine aykırı oldukları ileri sürülmüştür.

İptal konusu kurallarla, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un değişik onyedi maddesinde Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; “milli savunmaya karşı suçlar”, “Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” ve “kamunun sağlığına karşı suçlar”dan mahkûm olanların belirli meslekleri ve görevleri icra edemeyecekleri öngörülmektedir.

5728 sayılı Yasa’nın genel gerekçesi ile madde gerekçelerinden, dava konusu kurallarda yer alan belirli meslek ya da görevler için aranacak mahkûmiyet koşulunun, Türk Ceza Kanunu’nun hükümleri de dikkate alınarak yeniden düzenlendiği ve Türk Ceza Kanunu’nun suç karşılığı uygulanan yaptırım teorisine bağlı, mahkûmiyetin yasal sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma şeklinde değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Yasa koyucu asli cezalara bağlı olarak kimi yoksunluklar öngörüp öngörmeme konularında anayasal ilkeler çerçevesinde takdir hakkına sahiptir. Ceza hukukunda, doğrudan doğruya bir suçun karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezanın yanında, bu cezanın etkisini artırmak, suç işlenmesinde caydırıcılığı sağlamak için, asli cezaya ek olarak kimi hak yoksunlukları da getirilmiştir. İptal davasına konu yasal düzenlemelerde de, bazı meslek  ya da görevlerin saygınlığı, bunlara karşı toplumun güven duygusu ve içeriklerinde yer alan etik değerleri göz önüne alarak, bu meslek ve görevleri icra edecek olanların belli suçlardan mahkûm olmaları hâlinde, aslî cezanın yanı sıra sürekli olarak hak yoksunlukları öngörülmüştür. Ancak, ceza hukuku alanında olduğu gibi hak yoksunluğu getiren iptal davasına konu düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir. Yasa koyucunun hak yoksunluklarını belirlerken takdir hakkı çerçevesindeki tercih serbestisinin de Anayasa’ya uygun olması gerektiği açıktır.  

Dava konusu düzenlemeler, meslek veya görevlerin özellikleri, suçların niteliği, bu suçlara verilen cezalar ve cezaların süresi, kasıtla veya taksirle işlenip işlenmediğine bakılmaması ve bir kademelendirme de yapılmaması ve bu suçlardan mahkûm olanların belirli meslekleri ve görevleri sürekli olarak icra edememeleri, işledikleri suçlara göre adaletli ve eylemle orantılı olmayan ölçüsüz bir hak yoksunluğuna yol açması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti” ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.

Dava konusu kurallar Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden 5., 10., 13., 49., 70. ve 90. maddeler yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Mehmet ERTEN ve Fettah OTO bu görüşlere ek gerekçe ile katılmışlardır.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

1-  25. maddesiyle değiştirilen 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 28. maddesinin birinci fıkrasının  “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, … ” bölümüne,

2- 29. maddesiyle değiştirilen 1219 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin birinci fıkrasının “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümüne,

3- 167. maddesiyle değiştirilen 18.12.1953 günlü, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 4. maddesinin (A) fıkrasının “…  milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümüne,

4- 181. maddesiyle değiştirilen 9.3.1954 günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’un 6. maddesinin (a) fıkrasının “ …  milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümüne,

5-  273. maddesiyle değiştirilen 4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 87. maddesinin (3) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

6- 317. maddesiyle değiştirilen 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

7-  326. maddesiyle değiştirilen 19.3.1969  günlü,  1136  sayılı  Avukatlık  Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

8- 338. maddesiyle değiştirilen 24.4.1969 günlü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

9-  369. maddesiyle değiştirilen 28.7.1981 günlü, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 33. maddesinin (f) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

10-  370. maddesiyle değiştirilen 2499 sayılı Yasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

11-  384. maddesiyle değiştirilen  5.5.1983 günlü,  2821  sayılı  Sendikalar Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

12-  387. maddesiyle değiştirilen 5.5.1983 günlü, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 56. maddesinin (4) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

13- 430. maddesiyle değiştirilen 14.10.1983 günlü, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından …” bölümüne,

14-  440. maddesiyle değiştirilen 7.6.1985 günlü, 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun 33. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, …” bölümüne,

15-  485. maddesiyle değiştirilen 28.3.2001 günlü, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım  Sistemi   Kanunu’nun  8. maddesinin   dördüncü   fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümüne,

16-  538. maddesiyle değiştirilen 18.5.2004 günlü, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar  Birliği  ile  Odalar ve Borsalar  Kanunu’nun  74. maddesinin  birinci  fıkrasının  (d)  bendinin  “ … milli  savunmaya  karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, …” bölümüne,

17- 545. maddesiyle değiştirilen 10.6.2004 günlü, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin  “ … kamunun sağlığına karşı suçlar, …” bölümüne,

ilişkin iptal hükümlerinin yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu bölümlerin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

VI- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmektedir. 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmakta, maddenin beşinci fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal sonucunda meydana gelecek hukuksal boşluğu, kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde, dördüncü fıkradaki hükmü uygulayacağı belirtilmektedir.

23.01.2008 günlü, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un, iptal edilen bölümlerinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlâl edici nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VII- SONUÇ

23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

A- 1-  25. maddesiyle değiştirilen 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 28. maddesinin birinci fıkrasının

 “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, … ” bölümünün,

2- 29. maddesiyle değiştirilen 1219 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin birinci fıkrasının “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümünün,

3- 167. maddesiyle değiştirilen 18.12.1953 günlü, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 4. maddesinin (A) fıkrasının “…  milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümünün,

4- 181. maddesiyle değiştirilen 9.3.1954 günlü, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’un 6. maddesinin (a) fıkrasının “ …  milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,  …” bölümünün,

5- 273. maddesiyle değiştirilen 4.1.1961 günlü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 87. maddesinin (3) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

6- 317. maddesiyle değiştirilen 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

7- 326. maddesiyle değiştirilen 19.3.1969  günlü,  1136  sayılı  Avukatlık  Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

8- 338. maddesiyle değiştirilen 24.4.1969 günlü, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

9-  369. maddesiyle değiştirilen 28.7.1981 günlü, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 33. maddesinin (f) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

10-  370. maddesiyle değiştirilen 2499 sayılı Yasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

11-  384. maddesiyle değiştirilen  5.5.1983 günlü,  2821  sayılı  Sendikalar Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

12- 387. maddesiyle değiştirilen 5.5.1983 günlü, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 56. maddesinin (4) numaralı bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

13- 430. maddesiyle değiştirilen 14.10.1983 günlü, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından …” bölümünün,

14- 440. maddesiyle değiştirilen 7.6.1985 günlü, 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun 33. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, …” bölümünün,

15- 485. maddesiyle değiştirilen 28.3.2001 günlü, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım  Sistemi Kanunu’nun  8. maddesinin   dördüncü   fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,  …” bölümünün,

16-  538. maddesiyle değiştirilen 18.5.2004 günlü, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar  Birliği  ile  Odalar ve Borsalar  Kanunu’nun  74. maddesinin  birinci  fıkrasının  (d) bendinin “ … milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, …” bölümünün,

17- 545. maddesiyle değiştirilen 10.6.2004 günlü, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin “ … kamunun sağlığına karşı suçlar, …” bölümünün,

Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

B- İptal edilen bölümlerin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153.  maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince, bu bölümlere ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.  

 

 

 

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit ADALI

 

 

 

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

 

 

 

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket APALAK

 

 

 

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

       

 

EK GEREKÇE

 

Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 5728 sayılı Kanun, kimi yasalarda yer alan bazı mesleklerin ve görevlerin icra edilebilmesi için, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile kamunun sağlığına karşı suçlardan taksirle işlenenler de dahil olmak üzere mahkum olmama kuralını getirmiştir.

Getirilen kural, sözü edilen meslek ve görevlerin icrası için aranan bir koşul mu, yoksa bir ceza mı olduğunun öncelikle saptanması gerekmektedir. Bu bağlamda, 5728 sayılı Yasa’nın genel gerekçesi ile madde gerekçeleri incelendiğinde, meslek ya da görevlerin icrası için aranan mahkum olmama koşulunu, Türk Ceza Kanunu hükümleri de dikkate alınarak yeniden düzenlendiği ve Türk Ceza Kanunu’nun suç karşılığı uygulanan mahkumiyetin yasal sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma şeklinde değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

Yasa koyucu, bu düzenlemeler ile iptali istenilen kurallarda belirtilen kasıtlı ve taksirli suçlardan mahkumiyet halinde bu suçların cezasına ek ayrı bir ceza (hak yoksunluğu) getirerek asli cezanın etkisini artırmış, ayrıca da güvenlik önlemi oluşturmuştur. Nitekim, gerekçede belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın bir güvenlik tedbiri olduğu ifade edilmiştir.

Buna göre, kural, bazı meslek ve görevlerin icrası için aranan koşul olma yanında, cezanın çekilmesinden sonra uygulanması öngörülen güvenlik tedbiriyle de, suç ve ceza ilkelerine uygun bir yaptırım durumundadır.

Bu nedenle iptali istenen kuralların, hem farklı ceza sürelerini hem de taksirli suçları içermesine rağmen, bunlar arasında ayırım yapmadan salt bu suçlardan mahkum olmayı, belirli meslek ve görevlerin icra edilmesinde sürekli engel olarak kabul etmesi, adaletli ve eylemle orantılı olmayan ölçüsüz bir yaptırım olduğundan çoğunluğun bu doğrultudaki iptal gerekçesine katılıyoruz.

Ayrıca, yasa koyucu Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki düzenlemeyle, güvenlik tedbirlerinin süresini mahkumiyet süresiyle sınırlamış ve cezanın infazının sona ermesiyle birlikte güvenlik tedbirlerinin de sona ereceğini kabul etmiştir. Böylece, daha önce var olan “memnu hakların iadesi” kurumu uygulamadan kaldırılmış, cezanın infazının sona ermesiyle birlikte her hangi bir isteme gerek olmaksızın mahrum kalınan hakların kullanılabilmesi sağlanarak süresiz hak yoksunluğuna son verilmiştir. Buna rağmen Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un iptali istenen bölümleri de içeren maddelerinde yer alan “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” biçimindeki düzenlemeyle iptali istenen (Türk Ceza Kanununda tanımlanan) suçlardan mahkumiyet halinde belirli mesleklerin ve görevlerin icra edilemeyeceği belirtilerek, cezanın infazıyla birlikte güvenlik tedbirlerinin de sona ereceğine ilişkin kuralın aksine belirli meslek ve görevlerin icra edilmesi süresiz olarak engellenmiştir. Cezalandırmanın asıl amacı işlediği suçtan dolayı kişinin pişmanlık duymasını sağlayarak topluma kazandırmaktır. Mahkum olduğu cezanın usulüne uygun olarak yerine getirilmesine imkan veren bir kişinin işlediği suçtan nadim olduğunun ve toplumda güven duyulacak hale geldiğinin kabulü gerekir.

İptali istenen kurallarla suça bağlı hak yoksunlukları, cezasını çekerek ıslah olduğu kabul edilen kişiler yönünden devam ettirilmekte ve kaybettiği hakları tekrar elde etmeleri süresiz olarak engellenmek suretiyle bu kişiler toplumdan tamamen dışlanmaktadır.

Bu durum,, Anayasamızda öngörülen sosyal Devlet anlayışına, ceza hukukunun genel ilkelerine, suç ve ceza politikasıyla hedeflenen  amaca aykırıdır.

Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinin (1) fıkrasında “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir…” denilerek memnu hakların iade edilmesi sonradan kurallaştırılmışsa da iptali istenilen kuralların, bazı meslek ve görevlerin icrası için aranan koşul olması ya da hak yoksunluklarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanan suçlardan kaynaklanması nedeniyle bu Kanun kapsamında olduğu düşünülerek, bu düşüncelerle yasaklanmış hakların (hak yoksunluklarının) geri verilmesi isteminin reddedilebileceği  gözetildiğinde, sonradan yapılan söz konusu bu düzenlemenin de kapsamının net ve anlaşılabilir olmadığı hukuk devletinde yasa kurallarının açık ve anlaşılabilir olması gerektiğine ilişkin kurala uyulmadığı, dolayısıyla  itiraz konusu kurallarla getirilen yaptırımların adil, ölçülü olmalarının sağlanamadığı açıktır.

Diğer yandan, değişik yasalarda yer alan ve anayasaya aykırılığı ileri sürülen bu düzenlemelerin temel yasada yer verilecek olan memnu hakların iadesi müessesesi ile  bağlantı kurulması gereğine uyulmayarak bu konunun özel yasa  da düzenlenip kaybedilen hakkın yeniden kazanılmasının sonradan düzenlenen bu yasanın yürürlükte kalmasına bağlanması da hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır.

Belirtilen nedenlerle söz konusu kurallar, Anayasa’nın 2. maddesindeki sosyal devlet anlayışı ile hukuk devleti ilkesine ve ceza hukukunun genel prensiplerine bu yönüyle de aykırı olduğundan iptalleri gerekir.

 

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞINDAN ATAMA KARARI

30 Kasım 2010 PAZARTESİ             Resmî Gazete              Sayı : 27771
 
ATAMA KARARI
 
             

Bayındırlık ve İskan Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/400

             1 – Bakanlık Müşaviri İrfan ÖNAL'ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması,

             Bu suretle boşalan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Bakanlık Müşavirliğine Ayhan ÇİFTÇİ'nin atanması,

             657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 59 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

29/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

 

BAKANLIKLARA AİT ATAMA KARARLARI

13 Kasım 2010 CUMARTESİ             Resmî Gazete              Sayı : 27758
 
ATAMA KARARI
 
             

  Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/763

             1 – Gümrük Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Gümrük Başmüfettişliklerine Gümrük Müfettişleri Gökhan TERZİ, İbrahim Halil ÖZTÜRK, Mustafa GÜMÜŞ, Muhammet Ali BAYLAN, Önder GÖÇMEN, Muhammet KAYA, Murat KAHRAMAN, Samet ÖZTÜRK, Ahmet METİN, Selim ERİNCİK, Ayhan IŞIK, Nihat ÖZAY ve Erkan ERTÜRK’ün atanmaları, 657 sayılı Kanunun 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 485 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                               Hayati YAZICI

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/741

             1 − Dış Ticaret Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +6400 ek göstergeli Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğüne aynı yer Genel Müdür Yardımcısı Mehmet CÖMERT'in atanması, 657 sayılı Kanun'un değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                            Zafer ÇAĞLAYAN

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/742

             1 − Dış Ticaret Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına aynı yer Daire Başkanı Serpil OĞUZ'un atanması, 657 sayılı Kanun'un değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                            Zafer ÇAĞLAYAN

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/743

             1 − Dış Ticaret Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Emre Orhan ÖZTELLİ’nin atanması, 657 sayılı Kanun'un değişik 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                            Zafer ÇAĞLAYAN

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/744

             1 − Dış Ticaret Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli İhracat Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına aynı yer Daire Başkanı Özgür Volkan AĞAR'ın atanması, 657 sayılı Kanun'un değişik 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                            Zafer ÇAĞLAYAN

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/764

             1 − Karaman İl Müftüsü İlhami KEMALOĞLU'nun başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Faruk ÇELİK

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/765

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3600 ek göstergeli;

             Karaman İl Müftülüğüne, Iğdır İl Müftüsü Nuri DEĞİRMENCİ'nin atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Faruk ÇELİK

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/766

             1 − Çanakkale İl Müftüsü Kamil BARAN'ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Faruk ÇELİK

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/767

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3600 ek göstergeli;

             Çanakkale İl Müftülüğüne, Batman İl Müftüsü İbrahim ÖCÜT'ün atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Faruk ÇELİK

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/768

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3600 ek göstergeli;

             Batman İl Müftülüğüne, Bingöl İl Müftüsü Hasan ÇAĞLAR'ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Faruk ÇELİK

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/745

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 Ek göstergeli Türkiye İstatistik Kurumu Ulusal Hesaplar ve Ekonomik Göstergeler Daire Başkanlığına, TÜİK Uzmanı Meltem   AKYILDIZ'ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 5429 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                           Dr. Cevdet YILMAZ

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/746

             I − Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında açık bulunan;

             1 − 4 üncü derece kadrolu ve +1600 ek göstergeli Planlama Uzmanlığına, Planlama Uzman Yardımcısı Ertan APAYDIN'ın,

             2 − 5 inci derece kadrolu ve +1300 ek göstergeli Planlama Uzmanlıklarına, Planlama Uzman Yardımcıları Fahrettin Kerim KADIOĞLU ve Mehmet Emin ÖZSAN'ın,

             3 − 6 ncı derece kadrolu ve +1150 ek göstergeli Planlama Uzmanlığına, Planlama Uzman Yardımcısı Rıza Fikret YIKMAZ'ın,

             atanmaları, 540 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 33 üncü maddesi ve 657 sayılı Kanunun 36/A-11 inci maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             II – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                           Dr. Cevdet YILMAZ

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/769

             1 − Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 6400 ek göstergeli Yıllık Programlar ve Konjonktür Değerlendirme Genel Müdürlüğüne Daire Başkanı Salih KÖSE'nin atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                           Dr. Cevdet YILMAZ

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı

—— • ——

             Millî Savunma Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/776

             1 – Bu Kararnamede ismi yazılı bir Hâkim Subay’ın karşısında gösterilen göreve atanması 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu’nun 16’ncı maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Millî Savunma Bakanı yürütür.

                12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                             M. Vecdi GÖNÜL

                  Başbakan                                      Millî Savunma Bakanı

             1.  As. Yrg. Bşk. As. Yrg. Bsav. Bsav. Yrd. (Bsav. Yrd.) ANKARA, Hak. Kd. Bnb., Tamer ISIR, SAKARYA PAMUKOVA, 1994-İs.5, 30.08.2006, Gnkur. Bşk. As. Sav. As. Sav. (Yrd. As. Sav.) ANKARA

—— • ——

             Dışişleri Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/747

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu Genel Müdürlüklerden;

             - Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğüne, Büyükelçi, Bakanlık Müşaviri Mehmet Kemal ASYA'nın,

             atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı   maddesi ile   2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi   gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Dışişleri Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                         Ahmet DAVUTOĞLU

                  Başbakan                                           Dışişleri Bakanı

—— • ——

             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/749

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 6400 ek göstergeli Müsteşar Yardımcılığına, Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Münir BÜYÜKSALİH'in atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/750

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Ankara Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne Osman ESENGÜN'ün atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 71 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/751

             1 − Mersin Bayındırlık ve İskan Müdürü Ahmet SEVENCAN'ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması,

             Bu suretle boşalan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Mersin Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne, Nevşehir Bayındırlık ve İskan Müdürü İbrahim ÜNVER'in atanması,

             657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

             Sağlık Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/752

             1 − Bakanlık Müşaviri Bilge AYDIN'ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevden alınması 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Sağlık Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                        Prof.Dr. Recep AKDAĞ

                  Başbakan                                             Sağlık Bakanı

—— • ——

             Sağlık Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/753

             1 − Bakanlık Müşaviri Süleyman DEMİREL'in başka bir göreve atanmak üzere bu görevden alınması 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Sağlık Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                        Prof.Dr. Recep AKDAĞ

                  Başbakan                                             Sağlık Bakanı

—— • ——

             Ulaştırma Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/754

             1 − Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Genel Müdür Yardımcısı Veysi KURT'un yeniden atanması, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                             Binali YILDIRIM

                  Başbakan                                          Ulaştırma Bakanı

—— • ——

             Ulaştırma Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/771

             1 − Denizcilik Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu +6400 ek göstergeli Müsteşar Yardımcılığına aynı yer Teftiş Kurulu Başkanı Muharrem Zeki ÇİTÇİ'nin,

             Bu suretle boşalacak olan 1 inci derece kadrolu +6400 ek göstergeli Teftiş Kurulu Başkanlığına aynı yer Müfettişi Fikret AYDIN’ın atanmaları,

             657 sayılı Kanunun 76 ncı, 2451 sayılı Kanunun 2 nci ve 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 üncü maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                             Binali YILDIRIM

                  Başbakan                                          Ulaştırma Bakanı

—— • ——

             Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/755

             1 − Yalova İl Müdürü Necati POYRAZ’ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                          Mehmet Mehdi EKER

                  Başbakan                                   Tarım ve Köyişleri Bakanı

—— • ——

             Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/756

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Kırklareli İl Müdürlüğüne, Mardin İl Müdürü Hasan ÇEBİ'nin atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                          Mehmet Mehdi EKER

                  Başbakan                                   Tarım ve Köyişleri Bakanı

—— • ——

             Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/772

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi 1. Hukuk Müşavirliğine, Hamdi BİLDİRİCİ'nin atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 68 (B) ve 74 üncü maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun   2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                               Ömer DİNÇER

                  Başbakan                           Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

—— • ——

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/757

             1 − Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Başmüfettişliklere, Müfettişler Muhsin DERE, Abdullah YALDIZ, Soner ALTAŞ, Kadir ÖZDEMİR, Ersin ÖZDEMİR, İbrahim YAĞCI ve Tolga SEKİ'nin atanmaları, 657 sayılı Kanunun 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Nihat ERGÜN

                  Başbakan                                    Sanayi ve Ticaret Bakanı

—— • ——

             Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/758

             1 − Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine, Selahattin ÇİMEN'in görev süresini tamamlaması nedeniyle yeniden atanması,

             233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri ile 2477 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Taner YILDIZ

                  Başbakan                              Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

             Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/759

             1 − Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine, aynı yer Genel Müdür Yardımcısı Muhsin GANİOĞLU'nun görev süresini tamamlaması nedeniyle yeniden atanması,

             233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Taner YILDIZ

                  Başbakan                              Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

             Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/773

             1 − Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine, aynı yer Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin ONAY'ın görev süresini tamamlaması nedeniyle yeniden atanması,

             233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Taner YILDIZ

                  Başbakan                              Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

             Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/774

             1 − Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine, Süleyman TURGUT'un görev süresini tamamlaması nedeniyle yeniden atanması,

             233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 − Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

12/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Taner YILDIZ

                  Başbakan                              Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE DEVLET BAKANLIĞINA ATAMA KARARLARI

11 Kasım 2010 PERŞEMBE              Resmî Gazete              Sayı : 27756
 
ATAMA KARARI
 
             Devlet Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/778

             1 – Açık bulunan 1. dereceli ve +7600 ek göstergeli Gümrük Müsteşarlığına, Ziya ALTUNYALDIZ’ın atanması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74 üncü maddesi ve 2451 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

                                                                      10/11/2010

                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

                                                                                                                                                  CUMHURBAŞKANI

            Recep Tayyip ERDOĞAN                               Hayati YAZICI

                  Başbakan                                             Devlet Bakanı


Karar Sayısı : 2010/1086

             Diyanet İşleri Başkanlığına ekli listede adı belirtilen kişinin atanması; Devlet Bakanlığının 8/11/2010 tarihli ve 1656 sayılı yazısı üzerine, 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Kanunun 3 üncü ve geçici 13 üncü maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 9/11/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

                                                                                                                                                       Abdullah GÜL

                                                                                                                                                  CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

            Başbakan

        S. A. KAVAF                                  B. ARINÇ                         A. BABACAN                           F. N. ÖZAK

Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V.     Devlet Bak. ve Başb. Yrd.    Devlet Bak. ve Başb. Yrd.               Devlet Bakanı V.

          H. YAZICI                                  F. N. ÖZAK                          E. GÜNAY                                F. ÇELİK

        Devlet Bakanı                              Devlet Bakanı                    Devlet Bakanı V.                        Devlet Bakanı

           E. BAĞIŞ                                  S. A. KAVAF                        C. YILMAZ                               S. ERGİN

        Devlet Bakanı                              Devlet Bakanı                      Devlet Bakanı                          Adalet Bakanı

           S. ERGİN                                   B. ATALAY                         H. YAZICI                              M. ŞİMŞEK

Milli Savunma Bakanı V.                    İçişleri Bakanı                  Dışişleri Bakanı V.                      Maliye Bakanı

       N. ÇUBUKÇU                                M. DEMİR                           R. AKDAĞ                            B. YILDIRIM

   Milli Eğitim Bakanı               Bayındırlık ve İskân Bakanı            Sağlık Bakanı                        Ulaştırma Bakanı

        M. M. EKER                                 Ö. DİNÇER                          N. ERGÜN                               T. YILDIZ

Tarım ve Köyişleri Bakanı       Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı  Sanayi ve Ticaret Bakanı   Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

                                                E. GÜNAY                                                           V. EROĞLU

                                      Kültür ve Turizm Bakanı                                        Çevre ve Orman Bakanı

 

9/11/2010 TARİHLİ VE 2010/1086 SAYILI

KARARNAMENİN EKİ

LİSTE

                         Adı Soyadı                                                                   Görevi

                         Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ                                        Diyanet İşleri Başkanı

65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARI İLE ÖZÜRLÜ VE MUHTAÇ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

 

6 Kasım 2010 Cumartesi Resmi Gazete Sayı: 27751

YÖNETMELİK

Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

65 YAŞINI DOLDURMUŞ MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ  TÜRK VATANDAŞLARI İLE ÖZÜRLÜ VE MUHTAÇ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

             MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda belirtilen aylıklardan yararlanabileceklerin müracaat şekli, hak sahipliğinin tespiti, kontrolü ve ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

KOBİ’LER İÇİN TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI HAKKINDA TEBLİĞ

 

1 Kasım 2010 Pazartesi Resmi Gazete Sayı: 27746

Tebliğ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler) İçin Türkiye Finansal Raporlama Standardı”nın yürürlüğe konulmasıdır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğin kapsamı, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan KOBİ TFRS metninde belirlenmiştir.

Hukuki dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28/7/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/2/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

BANDROL UYGULAMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

 

1 Kasım 2010 Pazartesi Resmi Gazete Sayı: 27746

Yönetmelik

Kültür ve Turizm Bakanlığından: 

MADDE 1 – 8/11/2001 tarihli ve 24577 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

             “MADDE 1 – Bu Yönetmeliğin amacı; eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek amacıyla musiki ve sinema eseri nüshaları ile süreli olmayan yayınlarda zorunlu, kolay kopyalanmaya müsait diğer eser gruplarında ise isteğe bağlı olarak kullanılacak bandrolün temini, kullanımı, uygulamanın denetlenmesi ve bandrol gelirlerinin kullanılması hakkında usul ve esasları belirlemektir.”

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

 

14 Ekim 2010 Perşembe Resmi Gazete Sayı: 27729

Yönetmelik

Anadolu Üniversitesinden: 

 MADDE 1 – 25/11/1996 tarihli ve 22828 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anadolu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.              “a) Yüksek lisans programlarına başvurabilmek için adayların; bir lisans diplomasına sahip olması, en az 2,00/4,00 (50/100) lisans not ortalamasına sahip olması, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES)’ndan başvurduğu programın puan türünde en az 60 standart puan veya uluslararası sınavlardan olan Graduate Record Examinations (GRE) veya Graduate Management Admission Test  (GMAT) sınavlarından Üniversite Yönetim Kurulunca kabul edilen eşdeğer puanı alması ve Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS), Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (KPDS), uluslararası yabancı dil sınavlarından olan Test of English as a Foreign Language (TOEFL) veya International English Language Testing System (IELTS) veya Yükseköğretim Kurulu tarafından eşdeğer olarak tanınan sınavların birinden en az 50 veya eşdeğeri puan alması, yüksek lisans bilim alanı bir yabancı dille ilgili olanların öğrenim görecekleri yabancı dilde en az 80 veya eşdeğeri puan alması gerekir.

TEDAVİ GİDERLERİNİN DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI VE YEŞİL KART UYGULAMASI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

 

13 Ekim 2010 Çarşamba Resmi Gazete Sayı: 27728

Yönetmelik

Asağlık Bakanlığından:

MADDE 1 – 13/8/1992 tarihli ve 21314 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 15 inci maddesine son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE ATAMA KARARI

 

13 Ekim 2010 Çarşamba Resmi Gazete Sayı: 27728

Atama Kararı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından:

Karar Sayısı : 2010/694

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +6400 ek göstergeli Vakıflar Genel Müdürlüğüne, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Dr. Adnan ERTEM’in atanması, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 68 inci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı yürütür.

12/10/2010

                                                                                                                                                      Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                      Bülent ARINÇ

                  Başbakan                               Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİKYAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

 

12 Ekim 2010 Salı Resmi Gazete Sayı: 27727

Yönetmelik

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:

 

12 Ekim 2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 27727
YÖNETMELİK
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:
SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
 MADDE 1 – 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 108 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olanlar” ibaresi, “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine tabi olanlar” şeklinde değiştirilmiştir.
 MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe, Ek-2’den sonra gelmek üzere ekli Ek-2/A eklenmiş ve aynı Yönetmeliğin ekleri Ek-5 ve Ek-9 ekteki şekilde değiştirilmiştir.
 MADDE 3 – Bu Yönetmeliğin;
 a) 1 inci maddesi 1/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
 b) 2 nci maddesi ile eklenen Ek-2/A 12/5/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
 c) 2 nci maddesi ile değiştirilen Ek-5 1/7/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
 ç) 2 nci maddesi ile değiştirilen Ek-9 ve diğer hükümleri yayımı tarihinde,
 yürürlüğe girer.
 MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi    12/5/2010                                  Sayısı 27579

 

 E K L E R

Ek-2A

Ek-5

Ek-5 Açıklamalar

Ek-9

Ek-9 Devam Sayfası

Ek-9 Açıklamalar

ATAMA KARARLARI

 

12 Ekim 2010 Salı Resmi Gazete Sayı: 27727

Atama Kararları

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı, Millî Savunma, Bayındırlık ve İskan, Ulaştırma, Tarım ve Köyişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sanayi ve Ticaret ile Çevre ve Orman Bakanlıklarına Ait Atama Kararları :

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından: 

             Karar Sayısı : 2010/673

             1 – Vakıflar Genel Müdürlüğünde açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Genel Müdür Yardımcılığına Ali HÜRATA’nın atanması, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 68 inci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                          Abdullah GÜL

            CUMHURBAŞKANI

           Recep Tayyip ERDOĞAN                                Bülent ARINÇ

                  Başbakan                         Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı

—— • ——

             Millî Savunma Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/693

             1 – Bu Kararda kimliği yazılı bir askerî hâkim subayın, 30 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olmak üzere karşısında gösterilen görev yerine atanması, 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 9 uncu maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Millî Savunma Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                                Abdullah GÜL

           CUMHURBAŞKANI

               Recep Tayyip ERDOĞAN                             M. Vecdi GÖNÜL

                  Başbakan                                      Millî Savunma Bakanı

            

             Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğinden, Hâk.Alb., Gürbüz GÜMÜŞAY, ANKARA, 1982-Top.56, 30.08.2008, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi 3 üncü Daire Başkanlığına.

—— • ——

             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/682

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Kars Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne Ömer BOLAT'ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

             CUMHURBAŞKANI

             Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/683

             1 – İller Bankası Genel Müdürlüğünde;

             Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3000 ek göstergeli Eskişehir 4 üncü Bölge Müdürlüğüne Kemal KAYA'nın atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı, 2477 sayılı Kanunun 2 nci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

         CUMHURBAŞKANI

              Recep Tayyip ERDOĞAN                              Mustafa DEMİR

                  Başbakan                                  Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

             Ulaştırma Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/684

                1 – Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdür Yardımcısı Fikret Şinasi KAZANCIOĞLU'nun başka bir

göreve atanmak üzere bu görevinden alınması,

             Bu suretle boşalacak olan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Genel Müdür Yardımcılığına İsmet DUMAN'ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

        CUMHURBAŞKANI

               Recep Tayyip ERDOĞAN                             Binali YILDIRIM

                  Başbakan                                          Ulaştırma Bakanı

—— • ——

             Ulaştırma Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/685

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürlüğüne, Adana Ulaştırma Bölge Müdürü Hamza DEMİRDELEN'in atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                 Abdullah GÜL

        CUMHURBAŞKANI

              Recep Tayyip ERDOĞAN                             Binali YILDIRIM

                  Başbakan                                          Ulaştırma Bakanı

—— • ——

             Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/686

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 6400 ek göstergeli Strateji Geliştirme Başkanlığına, Enver AKSOY'un atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

      CUMHURBAŞKANI

           Recep Tayyip ERDOĞAN                                  Mehmet Mehdi EKER

                  Başbakan                                   Tarım ve Köyişleri Bakanı

—— • ——

             Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/687

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığına, Dr. İbrahim ÖZCAN'ın atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

    CUMHURBAŞKANI

           Recep Tayyip ERDOĞAN                                    Mehmet Mehdi EKER

                  Başbakan                                   Tarım ve Köyişleri Bakanı

—— • ——

             Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/688

             1 – Kayseri Bölge Müdürü Hamdi ÇONA'nın, 15/08/2010 tarihli ve 2010/568 sayılı Kararla Gaziantep Bölge Müdürlüğüne atanmasına ilişkin bölümün iptali ile

             Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3600 ek göstergeli İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Baş İş Müfettişliğine atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

      CUMHURBAŞKANI

            Recep Tayyip ERDOĞAN                                    Ömer DİNÇER

                  Başbakan                           Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

—— • ——

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/690

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Başmüfettişliğe Müfettiş Naciye ÖZTÜRK'ün atanması, 657 sayılı Kanunun 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                  Abdullah GÜL

      CUMHURBAŞKANI

               Recep Tayyip ERDOĞAN                                Nihat ERGÜN

                  Başbakan                                    Sanayi ve Ticaret Bakanı

—— • ——

             Çevre ve Orman Bakanlığından: 

             Karar Sayısı : 2010/692

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Bakanlık Müşavirliğine, Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanı Dr. Ahmet ŞENYAZ'ın,

             Bu suretle boşalacak olan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığına Bakanlık Müşaviri Dr. Hüseyin CAMCI’nın atanmaları, 657 sayılı Kanun'un 59 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Çevre ve Orman Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                                                                     Abdullah GÜL

     CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Veysel EROĞLU

                Başbakan                Çevre ve Orman Bakanı 

Recep Tayyip ERDOĞAN                                    Ömer DİNÇER

                  Başbakan                           Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

—— • ——

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/690

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Başmüfettişliğe Müfettiş Naciye ÖZTÜRK'ün atanması, 657 sayılı Kanunun 68/B ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                      Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                                Nihat ERGÜN

                  Başbakan                                    Sanayi ve Ticaret Bakanı

—— • ——

             Çevre ve Orman Bakanlığından:

             Karar Sayısı : 2010/692

             1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Bakanlık Müşavirliğine, Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanı Dr. Ahmet ŞENYAZ'ın,

             Bu suretle boşalacak olan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığına Bakanlık Müşaviri Dr. Hüseyin CAMCI’nın atanmaları, 657 sayılı Kanun'un 59 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

             2 – Bu Kararı Çevre ve Orman Bakanı yürütür.

11/10/2010

                                                                                                                                                      Abdullah GÜL

                                                                                                                                                CUMHURBAŞKANI

     Recep Tayyip ERDOĞAN                              Veysel EROĞLU

                Başbakan                                    Çevre ve Orman Bakanı

YSK TARAFINDAN ADAYLIĞI KESİNLEŞEN HAKİM VE SAVCILARIN LİSTESİ

 

8 Ekim 2010 Cuma Resmi Gazete Sayı: 27723

Yüksek Seçim Kurulu Kararı

Yüksek Seçim Kurulunun 7/10/2010 Tarihli ve 939 Sayılı Kararı

- KARAR -

5982 sayılı Kanun uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği seçimi için adli ve idari yargı hakim ve savcıları arasından seçilecek üye seçimlerinde uygulanacak seçim takvimi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 07/05/2010 tarih ve 5982 Sayılı Kanunun Geçici 19. maddesinin (d) ve (e) bentleri hükümleri gereği 17 Ekim 2010 tarihinde Adli ve İdari Yargı Hakim ve Savcıları Arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyeliği için Yapılacak Seçimlerde Uygulanacak Genelge ile Adli ve İdari Yargı Hakim ve Savcıları Arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyeliği için Yapılacak Seçimlerde İl Seçim ve Sandık Kurullarının Görev ve Yetkilerini gösterir Genelge Kurulumuzun 23/09/2010 tarihli, 851 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.

BANKALARIN İZNE TABİ İŞLEMLERİ İLE DOLAYLI PAY SAHİPLİĞİNE İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

 

8 Ekim 2010 Cuma Resmi Gazete Sayı: 27723

Yönetmelik

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

MADDE 1 – 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların İzne Tabi İşlemleri ile Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki beşinci, altıncı ve yedinci fıkralar eklenmiştir.

             “(4) Bir bankanın hisselerinin 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra dairesinden satın alınması durumunda yukarıdaki hükümler uygulanır.”

             “(5) Yönetim kurulu, banka genel kurul toplantılarına katılanların üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkrası hariç Kanunun 18 inci maddesinde öngörülen yükümlülükler çerçevesinde Kuruldan izin alınıp alınmadığının tespitini sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.”

Emniyet Genel Müdürlüğünün Taşra Teşkilatında Yer Alan Bazı İlçelerdeki Emniyet Amirliklerinin İlçe Emniyet Müdürlüklerine Dönüştürülmesi Hakkında Karar

 

Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında yer alan ve ekli listede belirtilen ilçelerdeki emniyet amirliklerinin ilçe emniyet müdürlüklerine dönüştürülmesi; Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ile Devlet Personel Başkanlığının görüşlerine dayanan İçişleri Bakanlığının 16/8/2010 tarihli ve 144902 sayılı yazısı üzerine, 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine göre, Bakanlar Kurulu’nca 23/8/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır.

İlgili Resmi Gazete için tıklayınız.

İL ÖZEL İDARELERİ NORM KADRO İLKE VE STANDARTLARINA DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

İçişleri Bakanlığından:

10/6/2007 tarihli ve 26548 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiştir.

1Ekim 2010 tarihli, 27716 sayılı resmi gazete için tıklayınız.

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »