devletmemuru

BİRDEN FAZLA ÖZEL SAĞLIK KURULUŞUNDA ÇALIŞMAK MÜMKÜN

Birden Fazla Özel Sağlık Kuruluşunda Kadro Dışı Çalışmak Mümkün Hale Geldi.

Bilindiği üzere,  06.01.2011 tarih ve 27807 sy Resmi Gazetede Yayımlanan Ayakta Teşhis Ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile mevzuatımıza başta geçici kadro dışı çalışma olmak üzere bir takım değişiklikler getirilmiştir. Bu yönetmeliğin bir çok maddesine karşı hem Türk Tabipleri Birliği hem de Ege Sağlık Kuruluşları Derneği tarafından iptal davası açıldı.

Danıştay 10.Dairesi’nin Türk Tabipleri Birliği’nin açmış olduğu 2011/1481 E sy davada Yönetmeliğin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Yürürlüğü durdurulan maddelerden biri de, Ek Madde 1’in iki numaralı fıkrası. Bu maddeye göre; Tabip, diş tabibi ve uzmanlar, kadrolu olarak çalıştıkları tıp merkezi veya özel hastane dışında en fazla iki özel sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabilirler.

Maddenin yürütmesinin durdurulması ile, hekimlerin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışabilmeleri için bir yerde tam zamanlı çalışma şartı iptal edilmiştir. Yani hekimler bundan sonra birden fazla özel sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabileceklerdir.

Ancak; Ege Sağlık Kuruluşları Derneği üyelerinden bize gelen bilgilere göre, Sağlık Müdürlüğü tarafından söz konusu maddenin yürütmesinin durdurulması sebebi ile “kadro dışı geçici çalışma” işlemlerinin yapılamayacağı ve konu Bakanlık tarafından yeniden düzenleninceye kadar kadro dışı geçici çalışma izni verilmeyeceği yönünde uygulama yapılacağı öğrenilmiştir.

Yani Danıştay’ın hekimler ve Sağlık Kuruluşları lehine verdiği iptal kararının aleyhe olarak uygulanarak Kadro Dışı Geçici çalışma tümden kaldırılmış.

Oysa ki; Danıştay’ın Yürütmeyi durdurma kararına baktığımızda; 1219 sayılı yasanın 12.maddesi uyarınca tabip, diş tabibi, ve uzman olanlar, anılan maddenin ikinci fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla ve başka bir sınırlandırmaya tabi olmadan birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilme hakkına sahipken dava konusu Yönetmelik ile yasada yer almayan bir sınırlamanın getirildiği tespit edilmiş ve tabiplik statüsünün verdiği çalışma hakkının 1219 sayılı yasadaki sınırlamaların ötesinde engellenmesi nedeniyle Danıştay Ek 1.maddenin iki numaralı fıkrasını hukuka aykırı bulmuştur.

Özetle Danıştay, 1219 sayılı yasada hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerinin sınırlarının belirlendiğini, bu sınırlar içerisinde kadro dışı geçici çalışmak için bir başka yerde kadrolu çalışmanın gerekli olmadığını belirterek maddenin Yürütmesini Durdurmuştur.

Bu karar üzerine Sağlık Bakanlığı’nın yeni bir düzenleme yaparak Kadro Dışı geçici çalışmayı, Mahkeme kararına uygun bir şekilde yeniden düzenlemesi gerekli. Sağlık Müdürlüklerinin de kendilerine yapılan başvuruları, sürüncemede bırakmak yerine kararın ruhuna bir şekilde uygulamaları ve Sağlık Kuruluşlarının mağduriyetlerinin önüne geçmeleri gerekmektedir.

Her ne kadar Yönetmelik hükmü artık yoksa da, 1219 sayılı yasanın 12.maddesi yerinde duruyor. Tüm kamu çalışanlarının da yasalara uygun hareket etme mecburiyeti var. Bu hususu gözden kaçırmayalım.

Av. Eren Evren

Ege Sağlık Kuruluşları Derneği

Hukuk Danışmanı

avukatSağlık Aktuel

SAĞLIK, GELECEK VAAT EDİYOR

Türkiye, sağlık alanında yaptığı atılımla yeni hizmet alanlarının da popülaritesini artırdı. Önümüzdeki yıllarda da sağlık sektörünün etkinliği devam edecek. Sektörde başta hemşirelik olmak üzere sağlık alanında çalışan mesleklere ilgi de artacak. Bunun yanında çağrı merkezi, pilotaj, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, öğretmenlik ilgi görmeye devam ediyor.

ZEYNEP KAÇMAZ İSTANBUL

-Öğrenciler, LYS sonuçlarının açıklanmasının ardından şimdi de tercihler için ter döküyor. Mezun olduktan sonra boşta kalmayacağı ve gelecek vaat eden meslekler kafa karıştırıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda parlamaya devam edecek sektörlerin başında sağlık geliyor. Sebebi ise ihtiyaç eksikliği. Sektördeki perfüzyon teknikerliği, elektronörofizyoloji, ergoterapi, otopsi yardımcılığı yeni açılmalarına rağmen üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulma imkânı en fazla olan programlar. Diğer sektörler ise hizmet ve enerji. Alternatif enerji kaynakları teknolojisi, posta ve çağrı merkezi hizmetleri günümüz şartlarında önemi giderek artan alanlar. Özellikle de çağrı merkezi hizmetleri bölümü. Bin 300 çağrı merkezinin bulunduğu ülkemizde bu alanda 45 bin kişi istihdam ediliyor. Sektör, 200 milyon TL'lik yatırımı önümüzdeki yıllarda 3–4 milyara çıkarmayı hedefliyor.

Elektronörofizyoloji: Santral sinir sistemi bozukluklarıyla seyreden hastalıkların bozukluklarını tespit etmekte yararlanılan nörofizyolojik yöntemleri kullanacak elemanlar yetiştiriliyor. Nöroloji, KBB, psikiyatri, çocuk, göğüs hastalıkları ve fizyoloji uzmanının gözetimi ve denetiminde resmi ya da özel hastane ve polikliniklerinin elektroensefalografi, uyarılma potansiyelleri ve uyku ünitelerinde çalışılabilir.

Otopsi yardımcılığı: Adli vakalarda, otopsi uygulayan doktorun denetimi altında otopsi yapılması, ölüm sonrası örneklerin alınması, örneklerin gönderilmesi işlemlerini yapan, adli patoloji laboratuvarlarında çalışan, adli raporları yazan yardımcı sağlık personelidir. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu merkez veya taşra teşkilatı, adliye, Sağlık Bakanlığı, üniversitelerin adli tıp anabilim dallarında istihdam sağlanıyor.

Perfüzyon teknikleri: Kalp-akciğer pompası ve kalp, akciğer destek cihazlarının uygulanmasında kalp cerrahına ameliyathane şartlarında yardımcı olacak teknik elemanlar yetiştiriliyor. Perfüzyon teknikeri, kalp ameliyatlarında, kalp-akciğer makinesini kurup ameliyat süresince makine yardımı ile kan dolaşımının devamını sağlar; karaciğer nakli sırasında dolaşımı sağlayan makineyi, diyaliz makinesini kurar ve çalıştırır.

Ergoterapi: Anlamlı ve amaçlı aktivitelerle sağlığı ve refahı geliştiren kişi merkezli bir sağlık mesleğidir. Ergoterapinin temel amacı kişilerin günlük yaşam aktivitelerine katılımını sağlamaktır. Ev, okul, işyeri, fabrika, sağlık merkezi, huzurevi, rehabilitasyon merkezi, hastane ve adli kurumlarda çalışma imkanı bulabilir.

Sağlık sektöründeki alanların yanında pilotaj, çağrı merkezi, posta hizmetleri gibi alanlarda da iş imkanı bulmak mümkün.

Pilotaj: Sivil havacılık alanında ihtiyaç duyulan pilotlar yetiştiriliyor. Pilotaj eğitimi programını bitirenler Ulaştırma Bakanlığı ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne bağlı kuruluşlarda veya özel havacılık şirketlerinde görev alabilir.

Çağrı merkezi: Bir işletmede üretimden satışa kadar uzanan temel işletme sürecinin yöneticiliğini yapabilecek nitelikli insan gücü yetiştirmeyi amaçlıyor. Özel veya 155 emniyet ve 112 sağlık gibi kamu kuruluşlarında çalışılabilir.

İş makineleri operatörlüğü: Üretim ve hizmet sektörlerinde çalışacak tekniker düzeyinde ara insan gücü yetiştiriyor. Özel ve kamu kuruluşlarında iş imkânı bulunuyor.

Posta hizmetleri: YGS 5 puan türüyle tercih edilebilen bir alan. Bu bölüm sadece Erciyes, Ondokuz Mayıs ve Osmaniye Korkut Ata üniversitelerinde yer alıyor. Üniversiteler, 50 kişilik kontenjana sahip. Taban puan 116.346 iken tavan 357.522. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile anlaşan PTT, personellerini artık bu bölümden alacak.

Enerji kaynakları teknolojisi: Kamu ve özel sektörde alternatif enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliği konularında görev alacak, sorumluluk sahibi, görev bilinci yüksek insan gücü yetiştiriyor. Mezunlar, özel sektörde iş imkânı bulabildiği gibi elektrik işleri etüt idaresi bünyesinde de istihdam ediliyor.

180 bin hemşireye ihtiyaç var

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023 yılı projeksiyonunda sektörde en fazla personel açığı hemşirelik bölümünde. Bu tarihe kadar 180 bin hemşireye ihtiyaç duyulacak. Medipol Üniversitesi Rektörü aynı zamanda eski Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın'a göre bu durumun en büyük sebebi değişen sağlık politikaları. Prof. Dr. Aydın, sosyal sağlık politikası ile her kesimden kişilere eşit sağlık hizmeti sağlandığını söylüyor. Hizmetin götürülmesiyle toplumda daha iyi hizmet alabilme talebinin de arttığını dile getiren Aydın, böylece bu sektörde özellikle de hemşirelik bölümünde ciddi ihtiyaçların doğduğunu belirtiyor.

Sağlık sektöründe 2023'e kadar toplamda 503 bin 720 ek personel ihtiyacı var. İlk sırada hemşirelik yer alırken, 60 bin 888 personel gereksinimiyle uzman hekimliği, 42 bin 981 uzman ihtiyacıyla aile hekimliği alıyor. Öte yandan günümüzün getirdiği sorunlar sebebiyle bazı alanlarda istihdam talebi de arttı. Yaşlı nüfusun çoğalması fizik tedavi ve rehabilitasyon, obezitenin yaygınlaşması ise beslenme ve diyetetik uzmanlığını gözde meslekler haline getirdi.

Medipol Sağlık Grubu olarak sektörde yeterli sayıda ve donanımda hemşire yetiştirilmesinin önemi üzerinde durduklarını söyleyen Prof. Dr. Sabahattin Aydın, bu vizyonla İstanbul Medipol Üniversitesi'nde bu yıl hemşirelik bölümüne kabul edilecek tüm adaylara yüzde 100 burs vereceklerini kaydetti.

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'de bu yıl ilk defa bünyesinde işitme ve denge bozuklukları alanında çalışacak sağlık elemanlarını (odyolog) yetiştirecek odyoloji bölümü eğitimi için 30 öğrenci alacak. Toplam 175 civarında odyolog bulunan ülkemizde, alanda oluşan hızlı gelişim, ilk mezunlar için akademik kariyer şansını da güçlendiriyor. Ülkemizde 1.439 resmi ve özel hastane var. Bu hastenelerin tümünde odyolog ihtiyacı bulunuyor. Sağlık Bakanlığı'nda ihdas edilmiş kadrolar olmasına rağmen, yeterli sayıda odyolog olmadığından mevcut kadrolara atama yapılamıyor.

saglik-hemsireZaman

BU İLACA DİKKAT!

 

ilaçTürk Eczacıları Birliği, internet üzerinden satışa sunulan ürün hakkında kritik bir uyarıda bulundu...

Türk Eczacıları Birliğince (TEB), kalp ve damar hastalarının kullanması gerektiği iddiasıyla internet üzerinden satışa sunulan ''Clavis Panax'' adlı ürünün, halk sağlığı için açık bir tehdit olduğu uyarısında bulunuldu.

TEB Merkez Heyetinden yapılan açıklamada, son zamanlarda bitkisel içerikli ürünlerin kullanımında yoğun bir talep yaşandığı, bunda bu tür ürünlerin içeriğinin bitkisel olması nedeniyle ''hiçbir zararı yokmuş'' yönündeki algılamanın etkili olduğu belirtildi.

Bu ürünlerin, hiçbir sağlık profesyonelinin yönlendirmesi olmaksızın halka tanıtılarak satıldığı ifade edilen açıklamada, ''gıda takviyesi ürün olduğu, kalp ve damar hastalarının mutlaka kullanması gerektiği'' ibaresiyle satışa sunulan ürünlerden birinin de ''Clavis Panax'' olduğu kaydedildi.

Söz konusu ürünün hem internet hem de çeşitli televizyon kanalları aracılığıyla tanıtıldığı, satışının ise sadece internet üzerinden yapıldığı belirtilen açıklamada, şu ifalere yer verildi:

''Ürünle ilgili bilgisine başvurduğumuz, TEB Eczacılık Akademisi Başkanı ve Farmakognazi Profesörü Sayın Kemal Hüsnü Can Başer'in değerlendirmesine göre, tamamen bitkisel olduğu iddia edilen bu ürünün içerisinde demirdikeni, yulaf ve ginseng bitkilerinin hangi kısımlarının ve bunların ne miktarda olduğu belli değildir. Prof. Başer'e göre, internet dışından temini mümkün olmayan bu ve benzeri ürünlerin, Sağlık Bakanlığından ruhsat almaksızın ister ilaç isterse gıda takviyesi adı altında pazarlanması halk sağlığı için açık bir tehdittir.

Ayrıca 'Clavis Panax' isimli ürünü pazarlayan ve doktor olduğunu iddia eden kişi, yaptığı bu etik dışı davranışı sebebiyle kendi meslek kuruluşunca takibe alınmalıdır.

 

Akşam

DANIŞTAY "TAM GÜN" HAKKINDA GEREKÇELİ KARARINI AÇIKLADI

 

danıştay“Tam Gün” Hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Gerekçeli Kararını Açıkladı.

Sağlık Bakanlığı, 16 Temmuz 2010 günü “ Anayasa Mahkemesinin Kararına ve Kanuna göre öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açması veya özel sağlık kuruluşlarında çalışması mümkün bulunmamaktadır.” açıklamasını yapmıştır. TTB tarafından açılan davada Danıştay 5. Dairesi bu işlemi hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurmuştur.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) ise Sağlık Bakanlığı’nın itiraz üzerine, 13 Ocak 2010 günü yaptığı görüşmede yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasına karar vermiştir.

İDDK’nun gerekçeli kararı Türk Tabipleri Birliği tarafından tebliğ alınmıştır. Kurul’un oy çokluğu ile verdiği gerekçeli kararda;

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında kişilerin hekime ulaşma hakkını esas aldığı, hekimin sayıca az bulunduğu dallar yönünden istisnaya yer verilmemesini hekime ulaşma hakkını, dolayısıyla sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştırıcı ya da zayıflatıcı nitelikte bulduğunu,

Anayasa Mahkemesi’nin konuyu, kamu görevlisi hekimlere serbest çalışma yasağı getirilmesinin anayasaya aykırılığı çerçevesinde değerlendirmediğini ve iptal kararının bu gerekçeye dayanmadığını,

1219 sayılı yasanın değiştirilen 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Tabiplerin, diş tabiplerinin ve uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği”ne ilişkin ibareye karşı dava açılmamış olmakla birlikte, resen iptal olanağı olmasına rağmen iptal etmediği, bu ibarenin Anayasa Mahkemesince iptal edilen ibarenin anlamını aynen devam ettirdiği ve aynı işlevi gördüğünü,

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kamu görevlisi hekimlerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin serbest çalışmasına getirilen yasağın kaldırılması sonucunu doğuracağından bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşmış ve Sağlık Bakanlığı’nın işlemine karşı verilen yürütmeyi durdurma kararını kaldırmıştır.

Danıştay İDDK, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında hekimlerin diğer kamu görevlilerinden farklılığının bulunduğunun kabul edildiği, özel muayenehane açmalarının 657 sayılı Yasanın 28. maddesindeki ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak 1219 Sayılı Yasanın değiştirilen 12. maddesinin üçüncü fıkrası ile çalışma yasağının sürdüğü sonucuna varılmıştır.

Danıştay İDDK’un kararından;

Anayasa Mahkemesi’nin, çalışma yasaklarını iptal etmedi ise neden yürürlüğün durdurulmasına karar verdiği,

1219 Sayılı Yasanın 2 ve 3. fıkraları aynı nitelikte yasak içeren iki düzenleme ise neden birini iptal edip diğerini yürürlükte bıraktığı anlaşılmamaktadır.

Danıştay İDDK, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında kişilerin hekime ulaşma hakkını esas aldığı, hekimin sayıca az bulunduğu dallar yönünden istisnaya yer verilmemesini hekime ulaşma hakkını, dolayısıyla sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştırıcı ya da zayıflatıcı nitelikte bularak “bentlerden yalnızca birindeki” ibaresini iptal ettiğini kabul etmektedir. Öyle ise; Sağlık Bakanlığı’nın davaya konu işleminde hiçbir istisna tanınmamasını yani “Sağlık Bakanlığı’na bağlı öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açması veya özel sağlık kuruluşlarında çalışması mümkün bulunmamaktadır” şeklindeki işleminin Anayasa Mahkemesinin kararına aykırı olduğunu neden gözardı ettiği de anlaşılamamaktadır.

Danıştay İDDK kararı bir ara karar olup, dosya Danıştay 5. Dairesine gönderilmiştir. Danıştay 5. Dairesi tarafından dosya esastan değerlendirilip yeni bir karar verilecektir. Türk Tabipleri Birliği bu aşamada gerekli hukuki girişimlerini yapacaktır.

Bu aşamada Sağlık Bakanlığı’nın kararı tebliğ alması ile birlikte uygulamaya ilişkin bir açıklama yapması beklenmektedir. Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklama üzerine, TTB tarafından meslektaşlarımıza gerektiğinde yeniden bilgi verilecektir.

Danıştay İDDK tarafından verilen karar nihai bir karar değildir. Ayrıca İDDK sınırlı da olsa Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararı verdiğini çalışma yasağının bütünüyle sürmediğini, yasal bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Esasen Anayasa Mahkemesi böyle bir sınırlamaya yer vermemekte, iptal kararının gerekçesinde yer aldığı gibi “hekime ulaşma hakkını, dolayısıyla sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştırıcı ya da zayıflatıcı nitelikte” bulduğu çalışma sınırlamalarını tümüyle iptal etmektedir. Örneğin Aile Hekimliği uygulamasına geçiş nedeniyle, işyeri hekimliği alanında ciddi bir açık oluşmuş,çalışmanın yasaklanması halinde çalışanların işyeri hekimliği hizmetlerine ulaşması zayıflatılacaktır.

Sağlık Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının Yürütme, Yasama ve Yargı Organlarını bağlayacağı, uyulması gerektiğini dikkate alarak, hekimlerin hukuka uygun çalışma haklarına, vatandaşların sağlık hizmetlerine ulaşma haklarına zarar veren uygulamaları sonlandırmalıdır.

Türk Tabipleri Birliği

 Karar İçin Tıklayınız

'HAFTAYA GEL' DİYEN HASTANE YANDI!

 

hastaneHazal Ateş Vatandaşa "Haftaya gel" diyerek muayene başına ücret alan hastanelere SGK'dan uyarı geldi. İkinci kez katılım payı isteyen hastaneye işlem başlatılacak

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), vatandaşa "haftaya gel" diyerek randevu vererek ikinci kez muayene ücreti ve katılım payı isteyen bütün hastaneleri uyardı. Hastanelere yapılan uyarıda ikinci muayene ve katılım payının SGK'ya fatura edilemeyeceği vurgulandı. Uyarıya uymayan hastaneler hakkında "hizmeti yapılmış gibi göstermek" suçundan işlem başlatılacak. SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü, vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerine hastanelerin katılım payı uygulamaları ve muayene ücretlerini incelemeye aldı. SGK denetim elemanları bazı hastanelere vatandaş gibi giderek uygulamaları yerinde inceledi. 

VAKA BAŞI MUAYENE 

SGK müfettişleri, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Hastanesi'nde yaptıkları incelemede "vaka başı muayene ücreti" alındığını saptadı. Karaelmas Üniversitesi Hastanesi'ne ilişkin soruşturma raporunda ileri tetkikler için randevu verilmesi durumunda hastalar için yeniden giriş yapılamayacağı ve SGK'dan bunun faturasının talep edilemeyeceği bildirildi. Raporda, şu tespite yer verildi: "Özellikle kardiyoloji servisine başvuran kurumumuz mensubu hastaların muayenelerinin yapılması sonucu ileri bir tarihte tetkiklerinin yapılabilmesi için randevuların verildiği, muayene sonucu 'vaka başı muayene ücreti' tahakkuk ettirilerek kurumumuza fatura edildiği, bu ücretin de tahsil edildiği görüldü." Müfettişler, dosyaları ve kesilen faturaları tek tek inceliyor. Sağlık Uygulamaları Tebliği kapsamında incelemelerin abartılı fatura tespiti haricinde hastaların sağlıklı muayene edilmelerini sağlamak ve özel hastanelere danışmanlık hizmeti amacıyla yapıldığı belirtiliyor. 

Sabah

 

SAĞLIK SİGORTASINDA RADİKAL DEĞİŞİM!

 

saglik-sigortasiTBMM Genel Kurulunda görüşülen, ''Torba Tasarı''nın 2. bölümü kabul edildi.

Temel kanun olarak bölümler halinde görüşülen bazı alacakların yeniden yapılandırılması, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile çok sayıda kanunda değişiklik yapan tasarıyla, genel sağlık sigortalıların kapsamı genişletiliyor. Buna göre, çıraklar, stajyer öğrenciler, üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler, yabancı uyruklu öğrenciler, stajyer avukatlar, İŞKUR'un açtığı meslek edinme kurslarına katılanlar, kendileri üzerinden genel sağlık sigortası kapsamında olacak; bu kursa katılanların bakmakla yükümlü oldukları da yine bu kapsamda yer alacak.

Stajyer avukatların sigorta primlerini Türkiye Barolar Birliği ödeyecek. Yabancı öğrenciler ise öğrenim gördükleri süre boyunca ayda 91 lira katkı payı ödeyerek, genel sağlık sigortasından yararlanacak. Vakıfların getirdiği öğrencilerin sağlık sigortası masrafları ise üniversitelere Maliye Bakanlığınca aktarılan kaynaktan karşılanacak.

Haftalık çalışma süresi 30 saatin altında olan, esnek çalışma türlerini kapsayan kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan sigortalılar, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik sürelerini borçlanacak. Borçlanılan bu süreler; hizmet akdine istinaden gerçekleşen çalışma sürelerinde olduğu gibi, sigortalılık türü olarak sayılacak.

Tasarı, sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları arasına trafik kazalarını da ekliyor. Erken doğum yapan kadın işçi doğumdan önce kullanamadığı izni doğum sonrasında kullanabilecek. 8 hafta olan iznin kullanılmayan süresi yine 8 hafta olan doğum sonrası izne eklenecek.

18 yaşından küçük sigortalılar için prime esas aylık kazanç alt sınırı, yaşlarına uygun asgari ücret tutarına çekilecek, böylece bu sigortalılar yönünden asgari ücretle, sigorta primine esas kazanç arasındaki farklılık ortadan kaldırılacak, işveren üzerindeki prim yükü azaltılacak.

Kurum hatasından kaynaklanan yersiz ödemelerin ilgililerden tahsili; 3 ay yerine 2 yılda yapılacak.

Disiplin cezası alan ancak yasadan yararlanarak göreve dönen memurlara, görevde olmadıkları süreler için borçlanma hakkından yararlanmak üzere tanınan 6 aylık başvuru ile 2 yıllık ödeme süresi uzatılıyor. Buna göre, bu kişiler 30 Haziran 2011 tarihine kadar başvurmaları halinde, ödemelerini 31 Aralık 2014 tarihine kadar yapabilecek.

-EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLAR-

Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlarla, ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalıların, eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlama yükümlülüğü 1 Ocak 2012'de başlayacak.

Tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar; ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşım araçlarını işleten kişiler, vergi mükellefi olmaları halinde sigortalı sayılacak.

-GÖRÜŞMELER-

MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, tasarıyı ''mavi boncuk tasarısı'' olarak tanımlayarak, düzenlemenin ''seçim kanunu'' olduğunu savundu. AK Parti'nin, tasarıyla, ''Devlet kesesinden iktidar olmanın yolunu aradığını'' ileri süren Kumcuoğlu, ''Seçim sathı mahallinde Türkiye'de bazı meslek gruplarına, bazı çıkar çevrelerine bir takım menfaatler sağlayarak seçimde 3-5 oy fazla alır mıyız diye düşündünüz'' dedi.

Her iktidar partisi milletvekilinin tasarıya bir şeyler sokmaya çalıştığını, Komisyonda ''ipin ucunun kaçtığını'' ileri süren Kumcuoğlu, ''Bu tasarı maviydi, oldu kırmızı. Çünkü bazı kesimlere de mükellefiyetler getirdiniz. Sabahtan akşama ekmek parası için çalışanlara belli yükümlülükler getiriyorsunuz. Bu milletin, seçmenin sizin yapmakta olduğunuz ve bundan sonra yapacağınız saçmalıklarınızı ödüllendirmesi mümkün değildir. Tarih bunun örnekleriyle doludur'' diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı, tasarıda bazı kurumların merkezinin Ankara'dan taşınmasının da yer aldığını belirterek, ''SPK, BDDK İstanbul'a taşınacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın hiç sesi çıkmıyor, dut yemiş bülbüle döndü. Her konuda ahkam kesen Başkan, kentin boşalmasını sessizce izlemektedir. Ankara bilinçli olarak boşaltılıyor'' görüşünü ifade etti.

Tasarıda bir diğer önemli düzenlemenin, devlette 1 gün bile memurluğu olayanların üst kademe yöneticisi olmasına imkan tanınması olduğuna işaret eden Baratalı, ''Koşulları tutan bir tarikat şeyhi Diyanet İşleri Başkanı, koşulları tutan bir müteahhit Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı olabilecek'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız da ''son günlerde Başbakan'ın konuşma yapacağı yerlerde muhtemel protestocuların gözaltına alındığını'' ileri sürerek, torba tasarıyı protesto etmek için Ankara'ya gelecek sendika ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de gözaltına alınıp alınmayacağını sordu.

Yıldız, 'AKP'nin sağlıktan tasarrufu önemsediğini'', şeker hastalarının mağdur edildiğini savunarak, toplumun psikolojisinin bozulduğunu, antidepresan ilaç kullanımı ve intihar vakalarının artış gösterdiğini söyledi.

Üniversite hocalarının ''performans sistemini protesto ettiğini, bütün hekimlerin mutsuz ve gelecekten ümitsiz olduğunu belirten Yıldız, tüm sağlık kuruluşlarının kıskaç altında olduğunu ifade etti.

Samanyoluhaber

 

PERFORMANS SİSTEMİNE DEVAM

 

sg_saglik_bakanligi_logoANKARA - Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde medyada, ''Sağlık personelinin ek ödeme oranlarında indirime gidiliyor'' iddialarını içeren haberlerin yer aldığı belirtildi.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kamu kuruluşlarına görüş için gönderilen ''Döner Sermaye İşletmeler Kanun Taslağı''nda yer alan personelin tavan ek ödeme oranlarının düşürülmesini öngören düzenlemeyle ilgili olarak Maliye Bakanlığı yetkilileriyle görüşüldüğünün ifade edildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Bu görüşmede sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinde ve verimliliğinin artırılmasında performansa dayalı ek ödeme sisteminin önemi anlatılmıştır. Söz konusu düzenlemenin Sağlık Bakanlığı çalışanlarını kapsamaması talebimiz Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından kabul edilmiştir. Buna göre 2004 yılından itibaren uygulanan ve Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın başarısında önemli bir yere sahip olan performansa dayalı ek ödeme sistemi ve ek ödeme oranları aynen korunacaktır. Sağlık Bakanlığı personellerinin özlük haklarında herhangi bir gerileme olmayacaktır.'’

Ntvmsnbc

 

SGK 2011 SÖZLEŞMESİNDE YAPILMASI PLANLANAN YENİLİKLER VE DEĞİŞİKLİKLER

 

ozel-hastane2011 Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinde Yapılması PlanlananYenilikler ve Değişiklikler

Sosyal Güvenlik Kurumu, 2011 yılı için “Özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinde” değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Özel Sağlık Kuruluşları işleyişinde büyük değişiklikler ve yenilikler getirecek olan önemli konular şöyle;

 Kısmi Branş Sözleşmesine “İlave Ücret Alınmayacak Sağlık Hizmetleri”nin Dahil Edilmesi

 Yürürlükte olan sözleşmenin Kısmi Sözleşme Branş Listesi EK 5 de KVC, Kardiyoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Doku ve Organ Nakli, Özellikli İşlemler (Gamma Knife/Cyber Knife) yer almaktadır.

İlgili listeye İlave Ücret Alınmayacak Sağlık Hizmetlerinin de ilave edilmesi yönünde planlama yapılmıştır. Bu bağlamda Acil ve Yoğun Bakım (Genel, Yenidoğan, Koroner, KVC) Branşları Kısmi Branş Sözleşmesine eklenecektir. İlgili klinikler için Medula üzerinden provizyon ve faturalandırma süreci kısmı branş sözleşmeli hastaneler için başlayacaktır.

 

Kısmı branş sözleşmeli sağlık hizmet sunucularında, Branş Yaş ilişkisine göre Kalp ve Damar Cerrahisi branşında yaş sınırı olmadığı (0-999) için ilgili branşta tüm çocuk hastalara hizmet sunulabilmekte, fakat Kardiyoloji (15-999) ve Medikal Onkoloji (15-999) Branşlarında yaş sınırı 15 olduğu için 15 yaş altına hizmet verilememektedir.

Kısmı branş sözleşmeli sağlık hizmet sunucularında bu durumun çözülebilmesi için; Çocuk Onkolojisi, Çocuk KVC, Çocuk Kardiyoloji branşlarının da kısmi branş özleşmesine alınması yönünde talep iletilmiştir.

 

Hekim Bildirimi

 

Şu an yürürlükte bulunan Sözleşmeye, 02/2009 yılında Zeyilname 1 ile “sağlık hizmeti sunucusu ruhsatında/ faaliyet izin belgesinde bulunan ve Kurumla sözleşme yaptığı tüm branşlarda hizmet sunacak olan bütün hekimleri Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak bildirdiği hekimlerin tamamı üzerinden sözleşme yapma yükümlülüğü yoktur. Sözleşme yapılmayan hekimler üzerinden Kuruma fatura gönderilemez. Aksi takdirde bu madde gereği işlem yapılır.” ilave edilmişti.

Fakat 2011 yılı için yeni sözleşme de bu maddenin kaldırılması ve “Kurumla sözleşme yaptığı branşlarda hizmet sunacak olan bütün hekimlerini Kuruma bildirerek tamamı üzerinden hizmet sunmak zorundadır” şeklinde düzenleme planlanmıştı.

Sağlık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu maddenin kaldırılmayacağı yönünde çalışma planlandığı, dolayısıyla mevcut sözleşmede ki gibi 2011 sözleşmede de “her hekimin bildirilmesi gerekmekte olup tamamı üzerinden sözleşme yapma yükümlülüğünün olmayacağı” yönünde tekrar düzenleme yapılması beklenmektedir.

 

Hastane Muayene Kotası

 

Yeni düzenlemeye göre her bir hekim için iş sözleşmelerinde yer alan çalışma saatleri esas alınarak muayene kota hesabı yapılacak. Her hekim için çalışma saati esas alınarak saat başına 7 hasta kotası belirlenmesi öngörülüyor. Bu durumda iş akdinde günde 8 saat çalışma süresi olan bir hekimin, hastane toplam kotasına 56 hastalık kota etkisi olacak.

Yürürlükte olan sözleşmede sağlık hizmeti sunucusu için günlük muayene sınırı, sözleşme kapsamında kadrolu çalışan uzman hekim sayısının 50, kısmi zamanlı çalışan her bir hekim için ise 25 ile çarpımı sonucu bulunacak muayeneydi.

Bu durumda 2011 sözleşme yürürlüğe girdikten sonra, her hekimin iş akdinde ki çalışma saati 7 ile çarpılacak ve ulaşılacak toplam rakam sağlık hizmet sunucusunun günlük muayene kotası olacak.

 

Ceza/Fesih İle İlgili Maddeler

 

Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi’nin cezai maddelerinden 5.1.12 nolu maddesi “Sağlık hizmeti sunucusunun, kuruluş ve faaliyetiyle ilgili tabi oldukları mevzuat hükümlerine uymadığının tespit edilmesi halinde 10.000,00.-TL” sözleşmeden çıkarılacağı planlanmıştır. Fiilin uygulamasına ilişkin ceza, mevzuat açısından bağlı bulunulan Bakanlık yaptırımı olarak uygulanacaktır. Örneğin Sağlık Bakanlığı veya Maliye Bakanlığını ilgilendiren bir cezai fiilden dolayı, bu madde esas alınarak cezai uygulama yapılamayacaktır.

Haksız Gelire sebep uygulama, Kuruma Zarar verecek uygulama ve Bozuk/Miladı Geçmiş Ürün (Malzeme, İlaç, Kan ve Kan Ürünleri) kullanımı durumunda; fiilin, farklı fiilin veya cezaların sağlık hizmeti sunucusuna tespit ve tebliğ tarihleri dikkate alınarak son bir yıl içinde 2 kez tekrarlanması durumunda Kurum sözleşmeyi tek taraflı feshedebilecek. Yürürlükte olan sözleşmede, bir yıl içinde tek bir cezai maddeye bağlı aynı veya farklı fiilin 3 kez tekrarlanması durumunda feshe neden olabilecekken, bu üç cezai yaptırım için durum 2 fiile indirilmesi planlanıyor.

Bu üç cezai yaptırım (Haksız Gelire sebep uygulama, Kuruma Zarar verecek uygulama ve Bozuk/Miladı Geçmiş Ürün (Malzeme, İlaç, Kan ve Kan Ürünleri) kullanımı) dışında ki maddelerde 3 fiilin uygulaması tamamen kaldırılarak sözleşme feshinin zorlaştırılması da planlanmaktadır.

 

Acil Halin Sona Erdiğine Dair Yazılı Bilgi

 

“Hastanın acil haller nedeniyle işletmeye başvurması ve acil halin sona ermesi halinde, acil halin sona erdiğine ve müteakip işlemlerin ilave ücrete tabi olduğuna ilişkin hasta veya hasta yakınına yazılı ve imza karşılığı bilgi verilmesi” sürecinin yürürlükte olan sözleşmede herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Hasta veya Yakınından Acil Halin Sona Erdiğine dair alınan yazılı bilgi, mevzuata karşı sağlık hizmet sunucusunu destekler/korur niteliğindedir.

2011 sözleşmeye “ Acil Halin Sona Erdiğine ve Müteakip İşlemlerin Ücretlendirilmesine Dair taahhüt/yazılı bilgi” alınması madde olarak ilave edilerek ve sözleşme ile bağlayıcı hale getirilmesi planlanmaktadır.

Sağlıkaktuel

 

ÖZEL HASTANELERDE ACİL HİZMET KARGAŞASI

 

ozel-hastaneAyşegül Aydoğan Atakan Beyin kanaması nedeniyle eşi tarafından özel bir tıp merkezine götürülen Kadıköy Savcısı M.U.’ya 2 bin liralık fatura kesildi. İtiraz eden savcıya ambulans kullanmadan özel hastaneye getirildiği ve durumunun acile girmediği bildirildi.

Yıllardır süren özel hastanelerde verilen acil hizmetin ücretsiz - fark ödemeden yapılmasıyla ilgili tartışma, acil hizmet tanımının tam yapılamaması nedeniyle her geçen gün yeni bir karmaşaya yol açıyor. Başbakanlık Genelgesi ve Sağlık Uygulama Tebliği ile (SUT) belirlenen acil hizmetlerle ilgili mevzuatlara rağmen, vatandaş, özel hastane ve SGK sıkça karşı karşıya geliyor. Her yıl 81 milyon hastanın yüzde 20’si (15 - 16 milyon hasta) özel hastanelerde acil servislerde fark ödenmeden sağlık hizmeti alabiliyor. Ancak çoğu kez acil servislere ücretsiz tedavi diye giden vatandaş, kabarık faturalarla karşılaşıyor. 

TÜRK SAĞLIK-SEN "DOKTORLAR ASKERLİKLERİNİ HASTANEDE YAPSIN"

 

turk-saglik-senTürk Sağlık-Sen doktorların ve sağlık çalışanlarının askerlik hizmetlerini Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında yapması için Milli Savunma Bakanlığı'na başvuru yaptı.

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci imzasıyla yapılan başvuruda devletin ülkenin sağlık şartlarını düzeltmek, halka sağlık hizmetlerini ulaştırmakla mükellef olduğu kaydedildi. Sağlık hizmetlerini yürütmek amacı ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde doktor ve sağlık çalışanları görev yaptığı belirtildi.

Başvuruda Türkiye'de doktor ve sağlık çalışanı açığının olduğu ifade belirtildi. Bu açığın zaman zaman Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ tarafından da dile getirildiği kaydedildi. Yapılan başvuruda hükümetin doktor açığını kapatmak için yabancı doktor istihdam edilmesini de gündemine almasının ülkemizdeki doktor açığının boyutunu gösterdiğine dikkat çekildi.

Sağlık memuru, ebeler ve hemşireler neden yok sayıldı?

 

sg_dogum_servisiAli Tezel - Aile hekimliği sistemi kurulurken, bütün illerde aile hekimlerini örgütleyen dernekler kurduruldu. İşte onlardan gelen mesajlar olduğu gibi, konuyu gayet iyi sahiplenen yandaş olmayan derneklerden de mesajlar geldi. Hepsinin ortak noktası doktorların daha çok para alacak olması. Ancak sağlık memuru, ebe-hemşireler için parasal anlamda bir şey değişmiyor. Sağlık hizmetlerinde ekip anlayışı ise bundan sonra yok.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ANAYASA MAHKEMESİ'NİN ALDIĞI KARARLA UMUTLANDI

saglik-calisaniSağlık çalışanları, hekimler gibi döner sermayelerinin emekliliklerine yansıtılmasını istiyor.

Tam gün yasasının bazı maddelerinin iptali için Bağımsız Kamu Sendikaları tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz sonucu alınan yürütmeyi durdurma kararı sağlık çalışanlarını umutlandırdı.

Sağlık çalışanları, hükümete verilen 9 aylık süre içerisinde mahkemenin gerekçeli kararına göre hazırlanacak yasa taslağında döner sermaye taban oranlarının da yer almasını istiyor.

ÖZEL HASTANELERDE TEK FİYAT DÖNEMİ BAŞLIYOR

hastane

Sağlık Bakanlığı, özel hastanelerin fahiş tedavi faturalarına dur demek için harekete geçti.

 

Sağlık giderlerinin önüne geçemeyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilaçtan sonra tedavi masraflarına yeni bir formül geliştirdi. İlaçta 3 milyarlık tasarruf hedefleyen Bakanlık, tedavi masraflarında faturaların abartılmaması için Diagnosis Related Groups (DRG) formülünü devreye koyuyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI İLE ÜNİVERSİTELER GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR

saglik-bakanligi

Sağlık Bakanlığı, Türkiye'nin köklü üniversitelerinden biri olan Marmara Üniversitesi hastanesi ile ortak kullanım modeline geçti. Bakanlık Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Vekili Orhan Koç, hastaların son teknoloji ile donatılmış modern bir sağlık tesisinde, üniversitenin kendini kanıtlamış uzmanlarından hizmet alma imkanı yakaladığını belirtti. Koç, üniversiteler ile işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi.

Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Vekili Orhan Koç, açıklamasında, Sağlık Bakanlığı ile tıp fakültesi olan üniversiteler arasında ortak kullanım modeli geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Koç, Tam Gün Kanunu'nda bu konuyla ilgili düzenleme yapıldığını hatırlattı. Konuyla ilgili tarafların görüşüne sunulan bir yönetmelik hazırlandığını kaydeden Koç, 'Türkiye'de ciddi anlamda uzman, yan dal uzman ve yetişmiş yardımcı sağlık personeli açığı bulunuyor. Üniversitelerimizde ise bu konuda potansiyel insan kaynağı var.' dedi.

SGK “RİSK ODAKLI DENETİM SİSTEMİ”YLE HASTANE VE ECZANELERE GÖZ AÇTIRMIYOR

sgkSosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) “Risk Odaklı Denetim Sistemi”yle, hastane ve eczanelerde adeta dedektif gibi denetim yürüttüğü bildirildi. Kurumun, “Risk Odaklı” sistemle hastanelerdeki POS cihazlarının terminal numaralarından, yazar kasa fişlerine, özel sağlık sigortası kuruluşlarının yaptığı ödemelere kadar çok sayıda işlemi denetleyerek, suistimali önleme çalışması yaptığı belirtildi.

YEŞİL KARTLILARA ÇAPRAZ SORGU

yesilkartMeclis’e gönderilecek istihdam paketi, yeşil kart sahiplerine yönelik sıkı denetimler getiriyor.

Başbakan Erdoğan’ın 'yeşil kartlı sayısı azaltılacak' açıklamasının ardından, Sosyal Güvenlik Kurumu yeşil kart sahiplerinin gerçek gelirini çarpaz sorguyla incelemeye alacak.

Konuyla ilgili oluşturulan komisyon, kişilerin beyan ettikleri gelirleri ve harcamalarını karşılaştıracak.

Yeşil kart sahiplerinin banka hasabının olup olmadığı, bankadaki hesap hareketleri aylık kazancı, elektrik, su ve telefon abonelikleri araştırılacak. Böylece hak sahibinin aylık ortalama geliri belirlenecek.

DENGE TAZMİNATI ASKERLİK VE ÜCRETSİZ İZİN SÜRELERİ İÇİN DE ÖDENECEK

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI

Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Sayı : B.10.0.THG.0.07.00.02/ 43968 03 Kasım 2010

Konu : 375 sayılı KHK uyarınca yapılacak Ek Ödeme

İlgi: Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Daire Başkanlığı antentli 11/03/2009 tarihli ve 1585 sayılı 2009/16 Nolu Genelge.

Bilindiği üzere, Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşlarda görev yapan personelin, bir önceki yılda almış olduğu performansa dayalı ek ödemeler toplamının sonraki yılda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmü kapsamında ödenecek ek ödemeden daha az olması halinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname doğrultusunda yapılacak olan ek ödemeye ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilen ilgide kayıtlı Genelge tüm kurumlarımıza duyurulmuş idi.

Mezkur Genelgenin 2 nci maddesinde “Bir önceki yıl içinde 209 sayılı Kanuna göre performansa dayalı olarak yapılmış olan ek ödemelerin toplam net tutarının, personelin yıllık izin, doğum izni, sağlık izni kullanması v.b nedenlerden dolayı döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alamaması veya düşük miktarda ek ödeme alması nedeniyle sonraki yılda Kararname hükmü kapsamında ödenen ek ödemeden daha az olması halinde, sonraki yılda Kararname hükmü kapsamında ödenen ek ödemelerin toplam net tutarının, ilgililerin almış olduğu performansa dayalı ek ödemelerinin toplam net tutarına ulaştığı tarihten itibaren ilgili yıl sonuna kadar aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle ilgililere Kararname hükmü uyarınca ek ödeme yapılması gerekmektedir…..” hükmüne yer verilmiş idi.

Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşlardan gelen görüş talepleri üzerine ücretsiz izin kullanan ve askerlik vazifesini ifa eden personelin, ücretsiz izinde ve askerlikte geçen sürelerin 375 sayılı KHK uyarınca yapılacak ek ödeme kıyaslamasında dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Bakanlığımızca Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünden görüş talebinde bulunulmuştur.

Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nden alınan 14/10/2010 tarihli ve 15110 yazılı yazıda “…. Söz konusu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere bir önceki yılda 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre ödeme yapılanlara, yapılan ödemenin toplam net tutarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek üçüncü maddesinin birinci fıkrasına göre yapılması öngörülen ek ödemenin toplam net tutara ulaşmasından sonra ilgililere ek ödeme yapılmaya başlanılması gerekmektedir.

Diğer taraftan 25/10/2008 tarihli ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge”nin 8 inci sırasında anılan maddenin üçüncü fıkrasına yönelik örnek uygulamada yapılmak suretiyle gerekli açıklamalar yapılmış bulunmaktadır.

Bu çerçevede, 2008 yılında 209 sayılı Kanuna göre döner sermaye katkı payı olarak yapılmış olan ödemelerin toplam net tutarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre 2009 yılında mevcut katsayılara göre yapılması öngörülen ek ödemeden daha fazla olması halinde ilgililerin söz konu ek ödemeden yararlanmasına imkan bulunmamaktadır. Ancak 2008 yılında 209 sayılı Kanuna göre yapılmış olan döner sermaye katkı payı ödemesinin 2009 yılında yapılması öngörülen ek ödemeden daha az olması halinde ise, 2009 yılında anılan birinci fıkraya göre yapılması öngörülen ek ödemelerin toplam net tutarının, bir önceki yılda alınan döner sermaye katkı payı ödemelerinin toplam net tutarına ulaştığı tarihten itibaren aylıklara ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle ilgililere ek ödeme yapılmaya başlanması gerekmektedir.

T.C.

SAĞLIK BAKANLIĞI

Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Sayı : B.10.0.THG.0.07.00.02/

Konu : 375 sayılı KHK uyarınca yapılacak Ek Ödeme

-2-

Diğer bir ifadeyle, 2008 yılında aylıksız izin nedeniyle 209 sayılı Kanuna göre ek ödemeden yararlanmamış olan personele, 2009 yılında hem 209 sayılı Kanuna göre hem de 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ek ödeme yapılması gerekmektedir.” Şeklinde görüş bildirilmiştir.

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun “Aylıksız İzin” başlıklı 108 inci maddesinde “Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılırlar.” Hükmüne yer verilmek suretiyle askerlik vazifesini ifa amacıyla askere giden memurların aylıksız izinli sayılacağı açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Muvazzaf askerliğe ayrılmış olan yani askerliğini erbaş, er ve yedek subay olarak yapan personel, anılan hüküm kapsamında aylıksız izinli sayılmaktadır.

Bu itibarla Bakanlığımız personelinden 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesi uyarınca aylıksız izinli sayılan personelin aylıksız izinde geçen sürelerinin 375 sayılı KHK uyarınca yapılacak ek ödemenin belirlenmesine yönelik olarak yapılacak kıyaslamada dikkate alınması gerekmektedir.

Örneğin 2008 yılının tamamında askerlik (askerlik vazifesini erbaş, er ve yedek subay olarak yapan personel) sebebiyle aylıksız izinli sayılan personele, 2008 yılında Bakanlığımız kurumlarının döner sermayesinden 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre hiç ek ödeme yapılmaması sebebiyle, 2009 yılında hem 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre ek ödemeden yararlandırılması, hem de hak kazanmaları halinde performansa dayalı döner sermaye ek ödemesinden yararlandırılmaları gerekmektedir.

Netice olarak 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesi uyarınca (askerlik, doğum sonrası ücretsiz izin gibi) aylıksız izinli sayılan personelin aylıksız izin sürelerinin 375 sayılı KHK uyarınca yapılacak kıyaslamada 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre ek ödeme tutarının (0) TL olarak değerlendirilerek kıyaslamaya dahil edilmesi ve geçmişe yönelik hak edişi bulunan personele mezkur hükümler çerçevesinde ödeme yapılması gerekmektedir.

Bilgilerinizi ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem tesis edilmesini ve konunun iliniz dâhilinde bulunan tüm döner sermayeli kurum ve kuruluşlar ile döner sermaye saymanlıklarına duyurulması hususunda gereğini önemle rica ederim.

Prof. Dr. Adnan ÇİNAL

Bakan a.

Müsteşar Yardımcısı

Ek: 2 sayfa (Maliye Bakanlığı Görüş yazısı Örneği)

DAĞITIM:

Gereği:

81 İl V.(İl Sağ. Müd.) 

PROVİZYON E-RAPORLARI ALDIRAMADI, HASTALAR İLAÇ ALAMIYOR

Hastaneler, eczaneler ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki provizyon sistemi yine kilitlendi. Hastalar, 1 Kasım Pazartesi öğleden sonradan bu yana gecikmeli ilaç alıyor. Bugün yine tıkanan sistemde eczacılar, hastaların reçetelerini alıp sonradan girebiliyor.

Yaşanan aksamalar sebebiyle gündemden düşmeyen provizyon sistemi 2 gündür çalışmıyor. Gün içinde 15'er dakika çalıştığı belirtilen sistemde, eczacılar hastalara ilaç vermek için farklı yöntemler uyguluyor. Elektronik sistemlerdeki yavaşlamanın sebebi olarak, e-rapor ve TSK personelinin provizyon ve medula üzerinden işlem yapmaya başlaması gösteriliyor.

E-SAĞLIK ÇAĞRI MERKEZİ TEK ÇATI ALTINDA

Sağlık Bakanlığı Tarafından yayınlanan "e-sağlık uygulamalarının çağrı merkezlerinin tek bir çatı altında toplanması" hakkında duyuru ;saglikbakanligi

Bakanlığımızca yürütülen e-sağlık uygulamalarının çağrı merkezlerinin tek bir çatı altında toplanması amacıyla 0 212 269 69 65 numaralı e-Sağlık Çağrı Merkezi hizmete girmiştir.

Bu çağrı merkezi üzerinden ÇKYS, Sağlık Net ve 27 adet Web Uygulaması ile ilgili soru ve sorunlarınızı 0 212 269 69 65 numaralı telefonu arayarak canlı operatöre bildirebilirsiniz.

YEŞİL KARTTA DÜZENLEME: ASKIYA ALMA SİSTEMİ

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yeşil kartla ilgili askıya alma sistemi getireceklerini belirterek, ''Kişi, sosyal güvenlik kurumundan istifade etmeye başlayınca sadece yeşil kartı askıya alınacak. Ama tekrar iş kaybı olduğunda yeşil kart otomatik devreye girecek'' dedi.ali-babacan

Sayfa 1 / 3

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »